San Diego’da güneşli bir öğleden sonra, üç yaşındaki Aisha dışarıda oynuyor; babası ise yakınlarda oturmuş, ona pek dikkat etmiyordu. Aisha bu yüzden eline bir oyuncak alıp babasına doğru salladı. Babası tepki vermeyince Aisha biraz daha ısrarcı oldu ve oyuncağı nazikçe babasının kafasına dokundurdu. Yüzüne beklentiyle baktı ama yine bir karşılık alamadı. Bu kez oyuncağı babasının yüzünün önünde sallayıp kafasının üzerinden geçirdi ve sonunda onu görmezden gelmesini daha da zorlaştırdı. En sonunda babası pes ederek Aisha’yı salıncakta sallanırken izlemeye başladı.
Üç yaşındaki her çocuk gibi, Aisha da yaramazlık yapabiliyor. Tabii diğer üç yaşındaki çocukların aksine, Aisha bir orangutan! Şu anda 11 yaşında ve ailesiyle birlikte San Diego Hayvanat Bahçesi’nde yaşıyor. Çocukluğu boyunca Aisha günlerini oyun oynayarak, yemek yiyerek, uyuyarak ve sık sık anne babasını rahatsız ederek geçirdi. Babasına olan davranışları ise size tanıdık geliyor olabilir. Benzer bir durumu, market kuyruğunda sıkılan bir çocuk ve babası arasında da görebilirsiniz. Peki, bu başkalarını rahatsız etme, şaka yapma veya oyunla karışık sataşma dürtüsü nereden geliyor? Aisha’nın davranışları ile bir insan çocuğunun davranışları arasındaki benzerlik yüzeysel bir benzerlik mi, yoksa oyun oynama, öğrenme ve düşünme şeklimizdeki derin ortaklıkların bir sonucu mu?