Köpekler ve İnsanlar Arasındaki Dostluk 12000 Yıl Önce Başlamış Olabilir!
/content/728fd3b9-53e1-4e11-bcfa-4ce34828ee8f.png)
- Basın Bildirisi
- Bilim Haberciliği
- Arkeoloji (Arkeolojik Antropoloji)
Eski Haber
Science Advances dergisinde yayınlanan bir çalışma, insanların köpeklerle olan bağının, Amerika kıtalarında yaklaşık 12000 yıl önce başlamış olabileceğini gösteriyor.[1] Alaska'da yapılan arkeolojik keşifler sırasında ortaya çıkarılan arkeolojik kalıntılar, Kuzey ve Güney Amerika'da köpeklerle olan ilişkimizin zaman çizelgesini, yaklaşık 2000 yıl daha geriye götürüyor. Çalışmanın ortak yazarlarından Arizona Üniversitesi antropoloğu François Lanoë yaptığı açıklamada şunları söylüyor:
Amerika kıtalarının ilk yerleşenleriyle ilgili araştırmalara ilgi duyan bizler için, bu insanların köpeklerle gelip gelmediğini bilmek büyük bir merak konusu. Bu hayvanları arkeolojik alanlarda bulana kadar bu konuda spekülasyon yapabiliriz ancak bunu kanıtlamak gerekir. Ki bu da oldukça zor. Bu nedenle bu çalışma önemli bir katkı sunuyor.
2018'de Lanoë ve ekibinin şansı yaver gitti. Alaska’nın Fairbanks şehrinin yaklaşık 112 km güneydoğusundaki Swan Point arkeolojik alanında yetişkin bir köpeğe ait kaval kemiğ buldular. Radyokarbon tarihleme yöntemi ile köpeğin yaklaşık 12.000 yıl önce yani buzul çağının sonlarına doğru yaşamış olduğu ortaya çıktı.
2023 yılında kaval kemiğinin bulunduğu yerin yakınlarındaki Hollembaek Tepesi'nde yapılan ayrı bir kazıda ise ekip, bir köpeğe ait yaklaşık 8.100 yıllık bir çene kemiği buldu. Bu çene kemiği, köpeğin insanlar tarafından evcilleştirildiğine yönelik bazı olası ipuçları barındırıyordu.
Çene kemiği ve kaval kemiği üzerinde yapılan kimyasal analizler, köpeğin beslenme şeklinin büyük ölçüde somon proteini içerdiğini ortaya koydu. Bu, köpeğin düzenli olarak balık yediğini gösteriyor. Ekip, bu durumun o dönemde bölgede yaşayan köpekler için beklenen bir şey olmadığını belirtiyor. Kanıtlar, o dönemdeki köpekler neredeyse tamamen kara hayvanları ile beslendiğini gösteriyor. Bütün bunları göz önünde bulunduran uzmanlar, köpeğin somon yemiş olmasının en olası açıklamasının somonu insanların vermesi olduğunu öne sürüyor. Yani bu, köpeğin insanlara bağımlı olmaya başladığı anlamına geliyor. Çalışmanın ortak yazarı ve Alaska Üniversitesi'nden arkeolog Ben Potter şöyle anlatıyor:
Bu, apaçık ortada olan bir delil çünkü köpekler vahşi doğada somon peşine düşmezler.
Ekip, Swan Point'te bulunan bu köpeğin Amerika'daki insanlar ile köpekler arasındaki en eski yakın ilişkilerden birini gösterdiğine oldukça emin. Ancak bu keşfin gerçekten Amerika'daki ilk evcilleştirilmiş köpeği ortaya çıkardığını net bir şekilde söylemek için henüz erken olduğunu belirtmekte fayda var.
Swan Point ve Hollembaek Tepesi'nden elde edilen örnekler, genetik olarak bilinen diğer köpek popülasyonlarından akraba olamayacak kadar eski olabilir. Ayrıca, bu hayvanların tamamen evcilleştirilmiş köpeklerden ziyade evcilleştirilmiş kurtlar olması da ihtimaller arasında. Lanoë şöyle söylüyor:
Davranışları köpeklerinkine benziyor çünkü insanların verdiği somonları yiyorlar. Ancak genetik olarak bildiğimiz hiçbir şeyle akraba değiller.
Potter ise şöyle anlatıyor:
Bu çalışmayı değerli kılan şeylerden biri "Köpek nedir?" gibi varoluşsal bir soru sorması. Bu, Mendas Cha’ag halkı ve bölgedeki diğer kabile topluluklarının uzun zamandır cevaplarını bildiği bir soru.
Arkeologlar Alaska'nın Tanana Vadisi'nde yaklaşık bir asırdır çalışıyorlar. Şimdi ise düzenli olarak Healy Lake Köy Konseyi'ne çalışma ve araştırma öncesi planlarını sunuyorlar. Konsey Mendas Cha'ag halkını temsil ediyor ve grup bu çalışmada elde edilen yeni örneklere genetik testlerinin yapılmasına da izin verdi. Healy Gölü üyesi ve kabile kültür koruma ofisinde arkeolog olarak görev yapan Evelynn Combs şöyle söylüyor:
Bu topraklarda yaşayanlara saygı duymak için uygun izni almak basit bir şey olsa da bizim için anlamı çok büyük.
Combs'a göre Healy Gölü halkı, köpeklerini uzun zamandır mistik yol arkadaşları olarak görüyor. Köydeki hemen herkesin bir köpekle sıkı bir bağı var. Combs, çocukluğunu Rosebud adında bir labrador-retriever kırması köpek ile gezerek geçirdiğini belirtiyor. Combs, şöyle bitiriyor:
Kayıtlarda ne kadar uzun zaman önce olursa olsun, köpeğimle bu ilişki ve sevgi düzeyine sahip olmamın tekrar eden kültürel bir deneyim olduğu fikri gerçekten güzel. Tarih boyunca bu ilişkilerin her zaman var olduğunu biliyorum. Kayıtlara bakıp binlerce yıl önce bile yol arkadaşlarımızın olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!3

- Muhteşem!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^F. Lanoë, et al. (2024). Late Pleistocene Onset Of Mutualistic Human/Canid ( Canis Spp.) Relationships In Subarctic Alaska. American Association for the Advancement of Science (AAAS). doi: 10.1126/sciadv.ads1335. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 01.11.2026 23:44:54 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/19205
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.