Tüm Reklamları Kapat

İnsan Sinir Sisteminin Yapısı Nedir? Merkezi ve Çevresel Sinir Sistemi

Denizanalarındaki Beyinsiz Sinir Ağlarından İnsan Beynine Kadar Sinir Sistemi, Duyusal Girdileri Yanıtlara Dönüştüren Çok Katmanlı Bir Mimariye Dayanmaktadır.

11dk
Omuriliğin kesiti: ortada kelebek biçimli gri madde, çevresinde beyaz madde ve onu saran zarlar. Yanlardan çıkan ön ve arka kökler, arka kökteki ganglionun hemen ötesinde birleşip spinal siniri oluşturuyor. Büyüteçte miyelin kılıfla sarılı sinir lifleri görünüyor.
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • İnsan sinir sistemi anatomik olarak beyin ve omurilikten oluşan merkezi sistem ile bunların dışındaki sinirleri kapsayan çevresel sistemden oluşur.
  • Nöronlar sinyalleri alıp iletir; glia hücrelerinin oluşturduğu miyelin kılıf, sinir iletimini hızlandırır ve sinyallerin dağılmasını azaltır.
  • Sinir sistemi duyusal bilgiyi alır, işler ve yanıt üretir; somatik ve otonom bölümler hareketleri, iç organları ve refleksleri farklı biçimlerde yönetir.

İnsan sinir sistemi, anatomik olarak merkezi sinir sistemi (İng: "central nervous system") ve çevresel sinir sistemi (İng: "peripheral nervous system") olmak üzere iki ana bölgeye ayrılan bir iletişim ve kontrol ağıdır.[1] Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşmaktadır.[1] Çevresel sinir sistemi ise beyin ve omuriliğin dışında kalan tüm sinir sistemi yapılarını kapsamaktadır.[1] Her iki bölgedeki sinir dokusu nöronlar ile glia hücrelerinden oluşmaktadır. İki bölge, duyusal bilgiyi alma, bütünleştirme ve yanıt oluşturma görevlerini birlikte yürütmektedir.[1]

Sinir sisteminin kaça ayrıldığı sorusunun yanıtı hangi sınıflandırmanın kastedildiğine bağlıdır, çünkü anatomik ve işlevsel bölünmeler farklıdır.[1], [8] Ayrıca süngerlerden böceklere, ahtapotlardan omurgalılara uzanan hayvan gruplarına baktığımızda sinirsel yapıların dağınık ağlardan kordonlara ve ganglionlara kadar çeşitlendiğini de görebilmekteyiz.[2] Bu yazımızda insan sinir sisteminin genel mimarisini ve hayvanlardaki yapısal karşılıklarını adım adım çözümlemekteyiz.[1], [2]

Sinir Sisteminin İşlevi ve Hücresel Yapıtaşları

Sinir sisteminin temel işlevleri duyusal bilgiyi alma (İng: "sensation"), bütünleştirme (İng: "integration") ve yanıt oluşturma (İng: "response") olmak üzere üç ana süreçten meydana gelmektedir.[1] Duyusal bilgiyi alma süreci, vücudun içinden veya dış çevreden gelen değişimlerin algılanmasıdır. Bu sinyallerin değerlendirilip işlenmesi ise bütünleştirmedir.[1] Son aşamada sinir sistemi, kasların kasılması veya bezlerin salgı yapması gibi hedef dokularda uygun bir motor yanıt üretmektedir.[1] Bu üç işleve her iki bölge de katkıda bulunmaktadır.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Bu işlevleri yerine getiren sinir dokusu iki temel hücre tipini barındırmaktadır. Bu hücreler, nöronlar (İng: "neurons") ve glia hücreleri (İng: "glial cells") olarak adlandırılmaktadır.[1] Nöronlar, kimyasal veya elektriksel sinyalleri alıp iletebilen özelleşmiş hücrelerdir.[2] Bir nöronun işleyişi, sinyali bir noktadan başka bir noktaya taşıması bakımından sıkça bir elektrik teline benzetilmektedir.[2] 1906 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü Camillo Golgi ve Santiago Ramón y Cajal'a birlikte verilmiştir.[10]

Aynı ödülü paylaşan Santiago Ramón y Cajal, 1906 tarihli Nobel konuşmasında sinir elemanlarının birbiriyle ilişkisini kesintisiz bir birleşme (İng: "continuity") olarak değil, bitişiklik (İng: "contiguity") olarak açıklamıştır.[11] Nöronlar diğer nöronlarla, kaslarla veya hedef organlarla sinaps (İng: "synapse") adı verilen özelleşmiş kavşaklarda iletişim kurmaktadır.[2]

Bir nöron şu kısımlardan oluşur:[2] Hücre gövdesinden (İng: "cell body") dışarıya doğru uzanan ağaç benzeri yapılara dendrit (İng: "dendrite") adı verilmektedir.[2] Dendritler, diğer nöronlardan sinapslarda mesajları almaktadır.[2] Hücre gövdesinde bütünleştirilen sinyal ise tüp benzeri bir yapı olan akson (İng: "axon") boyunca ilerlemektedir.[2] Böylece sinyal akson uçlarına (İng: "axon terminals") ulaşmaktadır. Bu uçlar da diğer nöronlarla, kaslarla veya hedef organlarla sinaps kurmaktadır.[2]

Sinir dokusunun ikinci temel bileşeni olan glia hücreleri ise miyelin kılıf oluşturma gibi görevler üstlenmektedir.[2] Örneğin bazı glia hücreleri, aksonların dış yüzeyini miyelin (İng: "myelin") adı verilen bir örtüyle sarmaktadır.[2] Miyelin kılıf, tıpkı bir kablonun dışındaki yalıtım katmanı gibi elektriksel bir yalıtkan (İng: "insulator") işlevi görmekte ve böylece sinyalin akson boyunca ilerlerken dağılmasını en aza indirerek iletim hızını büyük ölçüde artırmaktadır.[2] Sinir sistemindeki hücre tiplerinin ayrıntılarını [sinir sistemi hücreleri yazımızda](/s/311), nöronların sinyal iletme mekanizmalarını ise [nöronların çalışması makalemizde](/s/313) kapsamlı biçimde ele almaktayız.

Tüm Reklamları Kapat
Miyelin kılıfla sarılmış bir sinir aksonunun kas lifiyle buluştuğu bölgeyi, Schwann hücresini ve mitokondrileri gösteren çizim.
Bir motor nöron aksonunun kas lifiyle buluştuğu bölgeyi gösteren bu çizimde aksonu saran miyelin kılıf ve Schwann hücresi etiketlenmiştir.
Doctor Jana (Türkçe etiketler: Evrim Ağacı), CC BY 4.0

Hayvanlarda Sinir Sistemi Çeşitliliği: Sinir Ağından Merkezi Kordona

Hayvanlar aleminde duyusal bilgiyi alma, bütünleştirme ve yanıt oluşturma süreçleri her grupta aynı anatomik karmaşıklıkla yürütülmemektedir.[1], [2] Hatta deniz süngerleri (İng: "sea sponges") gibi bazı hayvanlarda gerçek bir sinir sistemi hiç bulunmamaktadır.[2] Denizanası (İng: "jellyfish") gibi hayvanlarda gerçek bir beyin yerine bağlantılı sinir hücrelerinden oluşan bir sinir ağı (İng: "nerve net") bulunur.[2]

Denizyıldızı (İng: "sea star") gibi derisidikenlilerde (İng: "echinoderms") sinir hücreleri tek tek dağılmak yerine sinir (İng: "nerve") adı verilen lif demetlerinde toplanmaktadır.[2] Platyhelminthes şubesindeki yassı solucanlar (İng: "flatworms") gerçek bir merkezi sinir sistemine sahiptir.[2] Bu sistem, küçük bir beyin ile iki sinir kordonundan (İng: "nerve cords") oluşmaktadır.[2]

Böceklerin (İng: "insects") sinir sisteminde bir beyin, karın tarafında uzanan bir sinir kordonu (İng: "ventral nerve cord") ve birbirine bağlı nöron kümeleri olan ganglionlar (İng: "ganglia") bulunmaktadır.[2] Hatta bu ganglionlar, bazı hareketleri ve davranışları beyinden herhangi bir girdi almadan bağımsız biçimde kontrol edebilmektedir.[2]

Ahtapotlarda (İng: "octopuses") nöronlar özelleşmiş loblar içinde düzenlenmiştir.[2] Ayrıca ahtapotların gözleri, omurgalı (İng: "vertebrate") türlerinin gözlerine yapısal olarak benzemektedir.[2] Öte yandan birçok omurgasız ile omurgalılar arasında sinir kordonunun konumu farklıdır. Birçok omurgasız hayvanın sinir kordonu vücudun karın tarafında (İng: "ventrally") yer alırken omurgalıların omuriliği sırt tarafında (İng: "dorsally") konumlanmaktadır.[2]

Beyaz zemin üzerinde kollarını açmış, kahverengi benekli büyük bir ahtapot.
Ahtapotta nöronlar özelleşmiş loblar içinde düzenlenmiştir.
Comingio Merculiano (1845-1915), Giuseppe Jatta (1860-1903) kitabından, Kamu malı

İnsan Sinir Sistemi Kaça Ayrılır? Anatomik ve İşlevsel Sınıflandırma

Bu sırt kordonu planını taşıyan insan sinir sistemi iki ana anatomik bölgeye ayrılmaktadır.[1] İlk bölge olan merkezi sinir sistemi beyin ve omuriliği içerirken, ikinci bölge olan çevresel sinir sistemi beyin ve omurilik dışındaki diğer tüm sinir yapılarını bir araya getirmektedir.[1] Sinir dokusu her iki bölgede de nöron ve glia hücreleri içerir.[1]

Merkezi ve çevresel yapıların iç dokusuna bakıldığında, nöronların kısımlarına göre iki farklı bölge ayırt edilmektedir.[1] Hücre gövdeleri ile dendritlerin yoğun olarak bulunduğu bölgeler gri madde (İng: "gray matter") olarak adlandırılmaktadır.[1] Aksonların yoğun biçimde toplandığı bölgelere ise beyaz madde (İng: "white matter") adı verilmektedir.[1] Miyelini üreten glia hücreleri de iki bölgede farklıdır.[2] Merkezi sinir sisteminde aksonların çevresindeki miyelin kılıfı oligodendrositler (İng: "oligodendrocytes") oluştururken, çevresel sinir sisteminde bu görevi Schwann hücreleri (İng: "Schwann cells") üstlenmektedir.[2]

Aynı dokusal yapılar, bulundukları anatomik bölgeye göre farklı isimler almaktadır.[1] Nöron hücre gövdelerinin yerel bir kümesi merkezi sinir sisteminde bulunduğunda çekirdek (İng: "nucleus") olarak adlandırılmaktadır. Böceklerdeki nöron kümelerinde de adını gördüğümüz ganglion terimi insanda çevresel sinir sistemindeki hücre gövdesi kümeleri için kullanılmaktadır.[1], [2] Benzer şekilde bir akson demeti merkezi sinir sisteminin içinde yer aldığında traktus (İng: "tract") adını alırken, denizyıldızlarındaki lif demetlerinde karşılaştığımız sinir terimi insanda çevresel sinir sistemindeki akson demetlerini ifade etmektedir.[1], [2]

Bu anatomik ayrım, işlevsel sınıflandırmalarla aynı şey değildir.[1] İşlevsel açıdan bakıldığında vücudun kontrolü somatik sinir sistemi (İng: "somatic nervous system"), otonom sinir sistemi (İng: "autonomic nervous system") ve enterik sinir sistemi (İng: "enteric nervous system") gibi alt bölümler üzerinden yürütülmektedir.[1], [5] Enterik sinir sistemi, sindirim sistemindeki düz kas ve bez dokusunun kontrolünden doğrudan sorumludur.[1]

İç organların kontrolünü anlatan otonom kavramının tarihsel kökeni on dokuzuncu yüzyılın sonuna uzanmaktadır. Fizyolog John Newport Langley, 1898 yılında yayımlanan çalışmasında "otonom sinir sistemi" terimini bilim dünyasına önermiştir.[9] Bu adlandırma ilk önerildiği anda sempatik sistemi, kraniyal ve sakral sinirlerin ilişkili sistemlerini ve bağırsağın yerel sinir sistemini birlikte kapsamıştır.[9]

Günümüzde otonom sinir sisteminin kaç dala ayrıldığı, kullanılan sınıflandırma şemasına göre değişmektedir.[5], [8] Bazı temel sınıflandırmalar otonom sinir sistemini sempatik ve parasempatik bölüm olmak üzere iki ana kolda ele alırken, bazı kapsamlı çalışmalar ise enterik sistemi de otonom sistemin içine alarak sempatik, parasempatik ve enterik bölümler olmak üzere üç ayrı dal saymaktadır.[5], [8] Dolayısıyla otonom sistemin iki veya üç dallı işlevsel şemasını, bütün sinir sisteminin merkezi ve çevresel olarak anatomik ikiye ayrılmasıyla karıştırmamak gerekmektedir.[1], [8]

Tüm Reklamları Kapat
Sempatik ve parasempatik sinirlerin omurilikten organlara uzanan yolunu gösteren bir şema.
Parasempatik liflerin beyin sapından ve omuriliğin alt ucundan organlara uzanışı bu şemada mavi renkle gösterilmektedir.
OpenStax College (Türkçe etiketler: Evrim Ağacı), CC BY 3.0

Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve Omurilik

Beyin ve omurilik, meninks (İng: "meninges") adı verilen üç zar tabakasıyla sarılmaktadır.[3] En dıştan içe doğru bu üç tabaka dura mater, araknoid mater ve pia mater olarak sıralanmaktadır. Latince "yumuşak anne" anlamına gelen pia mater ise beyin ve omuriliğin yüzeyine doğrudan temas ederek dokuyu örtmektedir.[3] Araknoid mater ile pia mater arasındaki boşluk ise beyin-omurilik sıvısı (İng: "cerebrospinal fluid") ile doludur.[3] Beyin bu sıvının içinde yüzmektedir.[3] Böylece sıvının yastıklayıcı, darbe emici (İng: "shock absorber") etkisinden yararlanmaktadır.[3]

Koruyucu zarların altındaki beynin sağ ve sol yarımküreleri, korpus kallozum (İng: "corpus callosum") adı verilen kalın bir lif demetiyle birbirine bağlanmaktadır.[3] Latince "sert cisim" anlamına gelen korpus kallozum, bilginin bir yarımküreden diğerine aktarılmasını sağlamaktadır.[3] İnsan serebral korteksi (İng: "cerebral cortex") ise dört ana lob içermektedir. Bunlar frontal, pariyetal, temporal ve oksipital loblardır.[3] Serebrumun genel yapısını [serebrum yazımızda](/s/326), korteks katmanlarını [serebral korteks makalemizde](/s/327) ve korteksin alt birimlerini [kortikal alanlar içeriğimizde](/s/329) ayrıntılı olarak ele almaktayız.

Bir bölgeyi tek işleve indirgeyen şemalar eksiktir.[3] Çünkü insanlarda herhangi bir davranış veya süreç genellikle birden çok beyin bölgesindeki nöronların ortak etkinliğini içermektedir.[3]

Talamus (İng: "thalamus"), kortekse gidiş ve dönüş yollarında bir geçit (İng: "gateway") işlevi görmekte, yani vücuttan gelen duyusal ve motor girdileri almakta ve aynı zamanda korteksten geri bildirim toplamaktadır.[3] Hipotalamus (İng: "hypothalamus") ise hipofiz bezine (İng: "pituitary gland") sinyaller göndererek endokrin sistemi kontrol etmektedir.[3]

Hareketin düzenlenmesinde ve yaşamsal işlevlerin sürdürülmesinde ise beyincik (İng: "cerebellum") ile beyin sapı (İng: "brainstem") kritik roller üstlenmektedir.[3] Beyincik vücut dengesini kontrol etmektedir.[3] Ayrıca hareketlerin koordinasyonuna ve yeni motor görevlerin öğrenilmesine yardımcı olmaktadır.[3] Beynin geri kalanını omuriliğe bağlayan beyin sapı ise orta beyin (İng: "midbrain"), pons (Varol köprüsü) ve omurilik soğanından (İng: "medulla oblongata") meydana gelmektedir.[3] Beyin sapı uyanıklık, uyarılma, solunum, kan basıncı, sindirim, kalp hızı ve yutma gibi hayati vücut işlevlerini yönetmektedir.[3]

Omurilik (İng: "spinal cord") ise vücuttan beyne ve beyinden vücuda bilgi taşıyan kalın bir sinir dokusu demetidir.[3] Ancak omurilik sadece pasif bir iletim hattı değildir.[3] Aynı zamanda motor refleksleri de doğrudan kontrol etmektedir.[3] Örneğin bir hekimin rutin fizik muayene sırasında test ettiği diz refleksi (İng: "knee reflex"), omurilikte duyusal nöron ile motor nöron arasında kurulan tek bir sinaps tarafından yönetilmektedir.[3] Omurilikteki bir hasar felce (İng: "paralysis") yol açabilir.[3] Felcin kapsamı ise yaralanmanın omurilik boyunca hangi konumda gerçekleştiğine ve omuriliğin tamamen kesilip kesilmediğine bağlıdır.[3]

Çevresel Sinir Sistemi: Somatik ve Otonom İşleyiş

Çevresel sinir sistemi, beyin ve omuriliğin dışındaki sinir ve ganglion ağlarını bir araya getirmektedir. İşlevsel açıdan bu sistem iki ana bölüme ayrılmaktadır.[1], [4] Bunlardan ilki vücut işlevlerini bilinçli kontrol olmaksızın yöneten otonom sinir sistemi, ikincisi ise duyusal bilgiyi merkezi sinir sistemine taşıyan ve kaslara hareket mesajı ileten somatik sinir sistemidir (İng: "somatic nervous system").[4] Bu bölüme duyusal-somatik sinir sistemi de denmektedir. İki kol arasındaki bir ayrım hedef dokulardadır.[5] Somatik sistem iskelet kaslarının (İng: "skeletal muscles") kasılmasını sağlarken, otonom sistem kalp kasını (İng: "cardiac muscle"), düz kasları (İng: "smooth muscle") ve bez dokusunu (İng: "glandular tissue") kontrol etmektedir.[5]

Tüm Reklamları Kapat

Otonom sinir sisteminde hedef dokuya sinyal iletimi genellikle iki sinaps ve iki ardışık nöron içermektedir.[4], [5] Merkezi sinir sisteminden kaynaklanan birinci nörona ganglion öncesi nöron (İng: "preganglionic neuron") adı verilmektedir.[4], [5] Bu nöronun aksonu çevresel bir ganglionun içine uzanarak buradaki ikinci bir nöronla, yani ganglion sonrası nöronla (İng: "postganglionic neuron") sinaps kurmaktadır.[4], [5] Ardından ganglion sonrası nöron hedef organa uzanarak ikinci sinapsı gerçekleştirmektedir.[4]

Somatik Sistem: Kraniyal ve Spinal Sinirler

Somatik sinir sistemi, vücudun farklı bölgelerine dağılan kraniyal sinirler (İng: "cranial nerves") ve spinal sinirlerden (İng: "spinal nerves") oluşmaktadır.[4] İnsanda beynin alt yüzeyinden çıkan 12 çift kraniyal sinir bulunmaktadır.[12] Omurilikten yanlara doğru çıkan spinal sinirlerin sayısı ise 31 çifttir.[12] Bu ağda hem duyusal hem de motor nöronlar bulunmaktadır.[4]

Açık zemin üzerinde beynin alt yüzeyi ve buradan çıkan kraniyal sinirlerin renkli, etiketli çizimi.
Beynin alt yüzeyinden çıkan 12 çift kraniyal sinir bu şemada farklı renklerle ve Türkçe adlarıyla gösterilmektedir.
Patrick J. Lynch, türev çalışma: Beao (Türkçe etiketler: Evrim Ağacı), CC BY 2.5

Duyusal nöronlar (İng: "sensory neurons"), deriden, iskelet kaslarından ve duyu organlarından aldıkları duyusal bilgileri merkezi sinir sistemine taşırken, motor nöronlar (İng: "motor neurons") istenen harekete ilişkin mesajları merkezi sinir sisteminden iskelet kaslarına ileterek bu kasların kasılmasını sağlamaktadır.[4] Ancak somatik motor yanıtların tamamı bilinçli bir kararla gerçekleşmemektedir.[1], [3] Diz refleksi gibi bazı yanıtlar refleks niteliğindedir ve bilinçli bir karar olmadan ortaya çıkmaktadır.[1], [3]

Omurilikten çıkan 31 çift spinal sinirin her biri, omuriliğe bir arka kök (İng: "dorsal root") ve bir ön kök (İng: "ventral root") aracılığıyla bağlanmaktadır.[12] Tüm spinal sinirler hem duyusal hem de motor bileşenler içermektedir. Bu nedenle karma sinirler (İng: "mixed nerves") olarak sınıflandırılmaktadır.[12] Fakat bu iki bileşenin hücre gövdeleri farklı anatomik noktalarda bulunmaktadır.[4] Duyusal nöronların hücre gövdeleri arka kök ganglionlarında (İng: "dorsal root ganglia") kümelenmektedir.[4] Motor nöronların hücre gövdeleri ise omuriliğin ön gri maddesinde (İng: "ventral gray matter") bulunmakta ve aksonlarını ön kök üzerinden kaslara göndermektedir.[4]

Otonom Sinir Sistemi: Sempatik ve Parasempatik Kollar

İki nöronlu otonom iletim yolunu kullanan otonom sinir sistemi, sempatik bölüm (İng: "sympathetic division") ve parasempatik bölüm (İng: "parasympathetic division") olmak üzere iki temel koldan oluşmaktadır.[5] Sempatik sistemin merkezi çıkışları omuriliğin göğüs ve üst bel (İng: "thoracic and upper lumbar") bölgelerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sempatik bölüme torakolomber sistem (İng: "thoracolumbar system") adı da verilmektedir.[5] Sempatik sistem yaygın olarak "savaş ya da kaç" (İng: "fight or flight") yanıtıyla anılmaktadır.[5] Ancak bu ifade sempatik tepkilerin tamamını açıklamaya yetmemektedir.[5] Bu yüzden tanım, korku (İng: "fright") ve donakalma (İng: "freeze") tepkilerini de kapsayacak biçimde "savaş, kaç, kork ya da donakal" olarak genişletilmektedir.[5]

Otonom sistemin diğer kolu olan parasempatik bölüme ise kraniyosakral sistem (İng: "craniosacral system") denmektedir, çünkü parasempatik ganglion öncesi nöronlar beyin sapı çekirdeklerinde ve sakral omuriliğin yan boynuzunda (İng: "lateral horn") konumlanmaktadır.[5] Ayrıca parasempatik ganglionlar hedef organlara çok yakın, hatta bazen doğrudan bu organların içinde bulunmaktadır.[5] Bu nedenle parasempatik yolda merkezden çıkan ganglion öncesi lifler (İng: "preganglionic fibers") uzun, gangliondan hedefe uzanan ganglion sonrası lifler (İng: "postganglionic fibers") ise kısadır.[5]

Sempatik ve parasempatik kolların etkileri örneğin kalp hızı ve sindirimde zıt yönlüdür.[4], [6] Oysa her iki sistemin de ganglion öncesi lifleri gangliondaki sinaps boşluğuna aynı kimyasal haberciyi, yani asetilkolini (İng: "acetylcholine", ACh) salgılamaktadır.[5] Örneğin sempatik sistemin kontrol ettiği işlevler arasında kalp hızının artırılması ve sindirimin baskılanması yer alırken, parasempatik sistemde hedef organlara ACh salınması kalp hızının yavaşlamasına, kan basıncının düşmesine ve sindirimin uyarılmasına yol açmaktadır.[4]

Otonom Refleksler, İletim İstisnaları ve Klinik Tablolar

İç organların homeostatik dengesi, otonom refleks yayları üzerinden ayarlanmaktadır.[6] Bu refleksler, bütünleştirme işleminin gerçekleştiği yere göre uzun refleksler (İng: "long reflexes") ve kısa refleksler (İng: "short reflexes") olarak ikiye ayrılmaktadır.[6] Uzun reflekslerin duyusal (afferent) kolları omuriliğe veya beyne girerek merkezi sinir sistemini döngüye dahil etmekte, kısa refleksler ise tamamen çevresel olup duyusal girdiyi motor çıktıyla merkezi sinir sistemine uğramadan yerel olarak bütünleştirmektedir.[6]

İki kolun karşıt etkisine somut bir örnek göz bebeği refleksidir.[6] Parlak aydınlatma koşullarında retinaya düşen ışık miktarını sınırlamak amacıyla göz bebekleri daralmaktadır.[6] Bu reflekste sempatik çıkış üst servikal ganglion (İng: "superior cervical ganglion") üzerinden ilerlemekte ve hedef kasta noradrenalin (İng: "norepinephrine") salınımıyla göz bebeğinde genişleme oluşturmaktadır.[6] Buna karşılık parasempatik çıkış orta beyinden kaynaklanıp göz hareket siniri (İng: "oculomotor nerve") yoluyla siliyer gangliondan (İng: "ciliary ganglion") geçmekte ve ACh salınımıyla daralma sağlamaktadır.[6] Benzer bir denge kalp hızında da işlemektedir.[6] Egzersiz sırasında sempatik sistem kalp hızını dakikada 120 ila 140 atım (İng: "beats per minute", bpm) düzeyine çıkarabilirken, parasempatik sistem dinlenme halinde kalp hızını 60 ila 80 atım aralığına düşürmektedir.[6]

Otonom sistemin temel kuralları her yapıda mutlak biçimde geçerli değildir.[5], [6], [8] Örneğin miyelin kılıf açısından temel şemada ganglion öncesi aksonların miyelinli olduğu ve bu sayede çok sayıdaki miyelinsiz ganglion sonrası aksondan daha hızlı iletim yaptığı kabul edilmektedir.[7] Ne var ki sempatik ganglion öncesi nöronların çoğu sadece ince miyelinlidir (İng: "lightly myelinated") ve bazıları da tamamen miyelinsizdir (İng: "unmyelinated").[8] İki nöronlu iletim yolunun da önemli bir istisnası bulunmaktadır.[5] Merkezi sempatik nöronlardan çıkan bazı aksonlar, ikinci bir nöronla sinaps yapmadan doğrudan böbreküstü bezinin öz bölgesine (İng: "adrenal medulla") uzanmaktadır.[5] Böbreküstü bezinin öz bölgesi ise hedef yapılarla iletişim kurmak için akson kullanmak yerine sinyal moleküllerini doğrudan kan dolaşımına bırakmaktadır.[5]

Organların hem sempatik hem parasempatik lif aldığı çift innervasyon (İng: "dual innervation") kuralı da vücuttaki her organ için geçerli değildir.[6] Örneğin ter bezlerine (İng: "sweat glands") herhangi bir parasempatik girdi ulaşmamaktadır.[6] Ter bezleri muskarinik reseptörler (İng: "muscarinic receptors") taşımakta ve ACh varlığına yanıt olarak ter üretip salgılamaktadır.[6]

Tüm Reklamları Kapat

Çevresel otonom liflerin sağlamlığı, günlük yaşamda kan basıncının korunmasında rol oynamaktadır.[6] Ayağa kalkarken kan basıncının homeostatik ayar noktasının altına düşmesine ortostatik hipotansiyon (İng: "orthostatic hypotension") adı verilmektedir.[6] Örneğin diyabette çevresel sinir hasarı gelişebilir ve ganglion sonrası sempatik lifleri etkileyebilir.[6]

Ekrin ve apokrin ter bezlerini gösteren, mor ve pembe boyalı mikroskop kesiti.
Ekrin ve apokrin ter bezleri bu boyanmış mikroskop kesitinde görülmektedir.
Le-prof-histo (Türkçe etiketler: Evrim Ağacı), CC BY-SA 4.0

Sonuç

İnsan sinir sisteminin yapısı, beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sistemi ile kraniyal, spinal, somatik ve otonom ağları kapsayan çevresel sinir sisteminin birlikte çalıştığı çok katmanlı bir organizasyondur.[1], [4], [12] Merkezi ve çevresel olarak yapılan iki bölgeli anatomik sınıflandırma, yapıların vücuttaki konumuna ve hücre kümeleri ile lif demetlerinin adlandırılmasına dayanmakta, oysa duyusal bilgiyi alma, bütünleştirme ve yanıt oluşturma süreçleri, bu anatomik sınırları aşarak her iki bölgenin ortak etkinliğiyle gerçekleşmektedir.[1]

Bir davranış genellikle birden çok beyin bölgesini içerir.[3] Öte yandan diz refleksi tek sinapslı bir omurilik yanıtıdır.[3] Omurilik yaralanmalarında felcin kapsamı, hasarın konumuna ve kesinin tam olup olmadığına göre değişir.[3] Sinir sisteminin alt bölümlerini çözümlemek, sinyalin bir nörondan ötekine geçtiği yolları adım adım izlemeyi sağlamaktadır.[1], [4], [6]

Rastgele Yazıya Git
0
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^abcdefghijklmnopqrstuvwxyz{|}~Betts, J. G., Young, K. A., Wise, J. A., Johnson, E., Poe, B., Kruse, D. H., Korol, O., Johnson, J. E., Womble, M. ve DeSaix, P.. 12.1 Basic Structure And Function Of The Nervous System. Anatomy And Physiology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2022). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefghijklmnopqrstuvwxyz{|Clark, M. A., Douglas, M. ve Choi, J.. 35.1 Neurons And Glial Cells. Biology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2018). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefghijklmnopqrstuvwxyz{|Clark, M. A., Douglas, M. ve Choi, J.. 35.3 The Central Nervous System. Biology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2018). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefghijklmnopClark, M. A., Douglas, M. ve Choi, J.. 35.4 The Peripheral Nervous System. Biology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2018). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefghijklmnopqrstuBetts, J. G. ve diğerleri. 15.1 Divisions Of The Autonomic Nervous System. Anatomy And Physiology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2022). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefghijklmnopqrBetts, J. G. ve diğerleri. 15.2 Autonomic Reflexes And Homeostasis. Anatomy And Physiology 2E. Openstax, Rice University. (1 Ocak 2022). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: OpenStax | Arşiv Bağlantısı
  • ^University of Minnesota, College of Veterinary Medicine. Ans General Features: Two Neurons: Visceral Efferent Two-Neuron Pathway. Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: University of Minnesota | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdefKarim, S., Chahal, A., Khanji, M. Y., Petersen, S. E. ve Somers, V.. Autonomic Cardiovascular Control In Health And Disease. Comprehensive Physiology, 13(2), 4493-4511. Doi:10.1002/Cphy.c210037. (1 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: PubMed Central | Arşiv Bağlantısı
  • ^abLangley, J. N.. On The Union Of Cranial Autonomic (Visceral) Fibres With The Nerve Cells Of The Superior Cervical Ganglion. The Journal Of Physiology, 23(3), 240-270. Doi:10.1113/Jphysiol.1898.Sp000726. (1 Ocak 1898). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: PubMed Central, özgün makalenin sayfa taraması | Arşiv Bağlantısı
  • ^Nobel Prize Outreach. The Nobel Prize In Physiology Or Medicine 1906. Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: The Nobel Prize | Arşiv Bağlantısı
  • ^Ramón y Cajal, S.. The Structure And Connexions Of Neurons. Nobel Lecture, December 12, 1906, S. 220-253. Nobel Foundation. (1 Ocak 1906). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: The Nobel Prize | Arşiv Bağlantısı
  • ^abcdeNational Cancer Institute. The Peripheral Nervous System. Seer Training Modules: Anatomy & Physiology. U.s. National Institutes Of Health. Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: SEER Training | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 06.11.2026 04:50:07 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/24091

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et