Tüm Reklamları Kapat

Hayvanlar Dünyasının En Tuhaf İstifçileri: Sakallı Akbabalar Neden Yuvalarında Tarihi Eser Saklıyor?

İspanya'da terk edilmiş akbaba yuvalarını inceleyen araştırmacılar, Orta Çağ'dan kalma yüzlerce insan yapımı eşya keşfettiler.

1dk
Hayvanlar Dünyasının En Tuhaf İstifçileri: Sakallı Akbabalar Neden Yuvalarında Tarihi Eser Saklıyor?
Hayvanlar Dünyasının En Tuhaf İstifçileri: Sakallı Akbabalar Neden Yuvalarında Tarihi Eser Saklıyor?
BBC Science Focus Magazine
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Sakallı akbabalar, yuvalarına hem doğal hem de insan yapımı malzemeler istifleyerek, nesiller boyunca kullanılan yuvalarda katmanlar oluştururlar ve bu yuvalar adeta zaman kapsülü işlevi görür.
  • 2025 yılında İspanya'da incelenen terk edilmiş sakallı akbaba yuvalarında, Orta Çağ dönemine ait deri, kumaş ve ayakkabı gibi 2483 insan yapımı eşya kalıntısı bulunmuştur.
  • Sakallı akbabaların yuvalarının korunaklı ve sabit sıcaklıktaki yapısı, içindeki tarihi kalıntıların iyi korunmasını sağlamış ve bu kuşları doğanın en ilginç istifçileri ve tarih küratörleri yapmaktadır.

İstifçilik, hayvanlar arasında yaygın görülen bir davranıştır. Birçok canlı, kıtlık zamanları için yiyecek saklar. Sincapların yemişleri, orman farelerinin ise tohumları sakladığı zaten bilinen bir gerçektir; ancak ateş karıncalarının (İng: "fire ant") böcek kurutması yapmak için fazla yiyeceklerini yuvalarının en sıcak yerinde depoladığı pek bilinmez. Bazı hayvanlar ise yuvaları için eşya istiflerler. Örneğin dekoratör yengeçler (İng: "decorator crab"), kabuklarını kamufle etmek için deniz yosunu, anemon ve süngerleri toplarken; kemik ev yaban arıları (İng: "bone-house wasp"), yuvalarının girişini kapatmak amacıyla karınca cesetlerini biriktirirler.

Ancak tüm bu ufak tefek birikimler, sakallı akbabaların (Gypaetus barbatus) istifçiliği ile kıyaslandığında oldukça sönük kalmaktadır. Üç metreye varan kanat açıklıklarıyla bu kuşlar, Avrupa'nın en büyük yırtıcı kuşlarından bazılarıdır. Genellikle ömür boyu tek eşli kalırlar ve her yıl uçurumlardaki aynı yuva alanlarına geri dönerler.

Sakallı akbabalar, her üreme mevsiminde yuvalarına yeni malzemeler eklerler ve bu malzemeler zamanla katmanlar oluşturur. Ayrıca aynı yuva alanları genellikle nesiller boyunca yeniden kullanılır; bu da söz konusu yuvalardan bazılarını adeta birer zaman kapsülüne dönüştürür. 2025 yılında araştırmacılar, İspanya'nın güneyindeki terk edilmiş 12 eski sakallı akbaba yuvasını incelediklerinde neler bulduklarını bildirdiler.

Tüm Reklamları Kapat

Araştırma ekibi, çubuk ve tüy gibi yuva malzemelerinin yanı sıra, oldukça bol ve iyi korunmuş 2483 adet kalıntı keşfettiler. Bunların çoğu toynak, kemik ve yumurta kabuğu parçaları gibi sindirilmemiş av kalıntılarıydı; ancak nesnelerin yaklaşık %10'u insanlar tarafından yapılmış eşyalardan oluşuyordu.

Bu insan yapımı eşyalar arasında 72 parça deri, 129 parça kumaş, tuhaf sepet kalıntıları, bir tatar yayı oku ve bir sapan parçası bulunuyordu. Ayrıca bir adet tam ve birkaç adet eksik, eski moda sandalet de vardı. Agobía olarak bilinen bu ayakkabı türü, lifli esparto otundan dokunuyordu. Bu sandaletler genellikle sadece birkaç gün dayanıyordu ve kullanan kişi tarafından düzenli olarak onarılmaları veya değiştirilmeleri gerekiyordu.

Sandaletler de dahil olmak üzere bu kalıntıların birçoğu, 5. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar süren Orta Çağ dönemine tarihlendirildi. Kuşların bu eşyaları yuvalarına tam olarak neden taşıdıkları ise henüz net değildir. Teorilerden biri, yuvalarını sağlamlaştırmak ve büyütmek için malzeme aradıkları yönündedir. Bir diğer esprili yaklaşım ise, kuşların yerel tarihe ilgi duydukları ve yavrularının da bu ilgiye sahip olabileceğini düşünmeleridir.

Bir zamanlar İspanya'nın güneyinde yaygın olan sakallı akbabaların sayısı, yoğun bir şekilde avlandıkları 19. ve 20. yüzyıllarda büyük ölçüde azaldı. Günümüzde koruma çabaları sayesinde durum biraz düzelmiş olup, bu kuşlar "Neredeyse Tehdit Altında" (İng: "Near Threatened") olarak sınıflandırılmaktadır. Bu tarihi yuvaların konumları sayesinde, içlerindeki kalıntılar zamanın yıpratıcı etkilerinden korunarak günümüze kadar olağanüstü derecede iyi bir şekilde ulaşabilmiştir. Bulgularını açıklayan makalede yazarlar, bu durumu şu şekilde açıkladılar:

Batı Akdeniz'deki sakallı akbaba yuva yapılarının sağlamlığı ve genellikle nispeten sabit sıcaklık ile düşük nem koşullarına sahip mağaralar, kaya sığınakları gibi korunaklı yerlerde bulunmaları nedeniyle; bu yuvalar adeta doğal birer müze işlevi görmüştür.

Bu durum sakallı akbabaları yalnızca doğanın en tuhaf istifçilerinden biri yapmakla kalmamakta; aynı zamanda onları, dünyanın en çeşitli tarihi kalıntı koleksiyonlarından birinin de gönülsüz küratörleri haline getirmektedir.

Rastgele Yazıya Git
20
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    9
  • Güldürdü
    Güldürdü
    2
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 24.10.2026 11:52:50 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/23098

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et