Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
250 ATP Ödüllü Soru: Henüz keşfetmediğimiz sıra dışı bir element var olabililir mi? Bu element üzerine kurulu bir canlı formu mümkün mü? Hemen cevapla! İlhan Taşlı'nın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Parçacık
Kaya
Karbonhidrat
Vücut
Kimyasal Evrim
Yıldızlar
Müfredat
İstatistik
Evrimsel Psikoloji
Çiçek
Bir
Mısır
Teyit
Maskeler
Genom
Halüsinasyon
Diş Hekimi
Evrim Ağacı Duyurusu
Diş Hekimliği
Antikor
İnternet
Aminoasit
Sinek
Küresel Salgın
Sürdürülebilirlik
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
689.4K UP
27 Temmuz
NASA astronotu Chris Williams, Roscosmos kozmonotları Sergey Kud-Sverchkov ve Sergei Mikaev ile birlikte 26 Temmuz Pazar günü Kazakistan'ın Dzhezkazgan kentinin güneydoğusuna Soyuz MS-28 kapsülüyle güvenli şekilde indi. Ekip, 27 Kasım 2025'te ISS'e ulaşmış ve 241 gün boyunca Dünya'yı 3.856 kez dolaşarak 165 milyon kilometreyi aşkın yol katetti.

Williams bu görevi esnasında kanser tedavisine yönelik yeni araştırmaları destekledi ve yüksek performanslı bilgisayar ile elektroniklerde kullanılan malzemelerin uzayda üretimine ilişkin deneylere katkı sağladı. Bunlara ek olarak iki uzay yürüyüşü gerçekleştirdi: Birinde istasyonun güç sistemi yükseltmeleri için güneş paneli bileşenleri kurdu, diğerinde ise Canadarm2 robotik kolunun arızalı bir eklemini değiştirdi.

241 günlük görev hem Williams hem de Mikaev için ilk uzay yolculuğuyken Kud-Sverchkov için ikinci görev oldu. İniş sonrası tıbbi kontrollerin ardından ekip Karaganda'ya helikopterle transfer edildi; Williams daha sonra Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'ne NASA uçağıyla hareket etti.
352 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.4K UP
25 Temmuz
Science dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir araştırma, küresel dil çeşitliliğinin son 12.000 yıllık seyrini ortaya koydu. Etnografik veriler ve bilgisayar modellemeleri kullanan bilim insanları, dil çeşitliliğinin tarım öncesi dönemde değil, günümüzden 1.000 ila 3.000 yıl önce (erken devletler ve imparatorluklar çağı) on binlerce dille zirve yaptığını keşfetti. Bu altın çağın ardından, genişleyen imparatorluklar ve devlet politikaları nedeniyle dillerin hızla yok olduğu ve günümüzdeki dillerin büyük bir "tarihsel darboğazdan" sağ çıkanlar olduğu vurgulandı.
551 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.4K UP
25 Temmuz
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bilim tarihinde yalnızca dördüncü kez bulaşıcı bir kanser türünü belgeledi. Vermont'taki Lake Memphremagog'dan toplanan kahverengi boğa kedi balıklarında (brown bullhead) tespit edilen melanom, bir balıkta ve tatlı suda görülen ilk bulaşıcı kanser türü olma özelliğini de taşıyor.

Hikâye 2012'de bir balıkçının derisinde siyah büyümeler olan bir balığı yetkililere götürmesiyle başladı. Vermont Balık ve Yaban Hayatı Departmanı'ndan Peter Emerson, üç yıl içinde gölün balıklarının yüzde 25-40'ında bu büyümeleri gözlemledi. Yıllarca süren araştırmalar polisiklik aromatik hidrokarbonlar, virüsler ya da mikroplar gibi olağan nedenleri eleyince Vermont Üniversitesi'nden Julie Dragon ekibi genetik yönteme başvurdu.

Sonuç çarpıcıydı: Aynı mutasyonları paylaşan tümör hücreleri, içinde büyüdükleri balıklardan genetik olarak daha uzak; birbirinden farklı balıklardaki tümörler ise birbirine akraba. Bu, klasik bir "klonal kanser" işareti; kanser hücreleri bağımsız olarak değil, bir canlıdan diğerine geçerek çoğalıyor.

Hastalık sadece Vermont'la sınırlı değil. Aynı kanser New Brunswick, Nova Scotia, Maine, Pennsylvania, Wisconsin ve New York'taki balıklarda da tespit edildi. Üstelik Lake Memphremagog'daki tümörler, New Hampshire ve Maine'deki sağlıklı balıklarla genetik olarak daha yakın; bu da kanserin başka yerden geldiğine işaret ediyor.

Bilim insanları bulaşıcı kanserlerin sandığından çok daha yaygın olabileceğini düşünüyor: Şeytan yüz tümörü hastalığı (devil facial tumor disease) Tazmanya şeytanlarını yüzde 90 azaltmıştı; ancak istiridye ve midyelerdeki bulaşıcı lösemi türleri popülasyonları çökertmedi. Araştırmacılar bu durumun ikincisiyle benzerlik taşıdığını ve balık popülasyonlarının şimdilik stabil göründüğünü belirtiyor.
422 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.4K UP
24 Temmuz
NASA’nın Jüpiter görevindeki Juno uzay aracı, Mikrodalga Radyometresi (MWR) yardımıyla Io uydusunun yüzey altı sıcaklıklarını ilk kez ölçmeyi başardı. Gelgit ısınmasıyla beslenen ve Güneş Sistemi'nin en volkanik dünyası olan Io'nun yüzeyinin birkaç fit altında şaşırtıcı bir sıcaklık artışı tespit eden bilim insanları, uydunun dağlık bölgeler dışında son derece pürüzsüz ve volkanik kül/sünger taşı benzeri düşük yoğunluklu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, dev gezegenlerin uydularındaki iç ısı ve su okyanuslarının oluşum mekanizmalarını anlamak için yeni bir pencere aralıyor.
403 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.4K UP
24 Temmuz
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Brezilya'nın São Paulo eyaletinde bulunan ve 75-85 milyon yıl önce Kretase döneminde yaşamış bir yılanın olağanüstü korunmuş fosilini tanımlıyor. Princeton Üniversitesi'nden Tiago Simões liderliğindeki ekip, Tametara mirim adını verdikleri bu yaklaşık 42 santimetre uzunluğundaki yılanın kafatası ve beyin anatomisini yeniden oluşturabildi.

Bu önem taşıyor çünkü Kretase döneminden yalnızca dört yılan fosilinin benzer koruma kalitesine sahip olduğu biliniyor; Jura döneminden ise iyi korunmuş örnek neredeyse yok. Yaklaşık yüzde 60'ı korunan kafatası, araştırmacılara beyin şeklini ve kemik mikroyapısını inceleme fırsatı verdi.

Bulgular şaşırtıcı: Tametara'nın beyni hem günümüz yılanlarından hem de diğer Kretase yılanlarından belirgin biçimde farklı. Daha küçük serebral hemisferleri ve görsel işlemden sorumlu daha küçük bir optik tektumuyla, bu yılan yeraltında burrowing (kazan) yaşamına uyarlanmıştı; yer altı canlılarının görsel keskinliğe daha az ihtiyacı olduğu için bu mantıklı. Aynı çalışmada incelenen devasa av pususu predatörü Dinilysia patagonica'nın beyin şekli ise Tametara'dan tamamen farklıydı.

Simões bu bulgunun yılan evriminin doğrusal olmadığını gösterdiğini vurguluyor: İlk yılanlar farklı ortamlara defalarca ve bağımsız olarak adapte oldu. Araştırmacılar, tüm yılanların ortak atalarının tek bir ortama güçlü biçimde uyarlanmış değil; yer altı ile kara yüzeyi arasındaki geçiş bölgesinde yaşayan bir canlı olduğunu öngörüyor.
369 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ecem İşler
Ecem İşler
22.6K UP
Aktaran 21 Kasım 1 dk.

Kulağa korku filminden fırlamış gibi geliyor: Kemikleri yiyip bitiren, kafatasının kaynaşmış plakalarını kaynayan asit gibi eriten bir hastalık.

Ancak araştırmacılar, 3 Ekim'de Nature Neuroscience dergisinde yayımladıkları raporda, Glioblastoma adı verilen bir beyin kanseri türünün de benzer bir etki yaparak canlı kafatası dokusunun aşınmasına yol açtığını bildirdi.

72
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Kasım 2 dk.

University of California San Diego’da mühendisler, insanların yalnızca el-kol hareketlerini kullanarak makineleri kontrol etmesini sağlayan yeni nesil bir giyilebilir sistem geliştirdi. Kullanıcılar koşu esnasında, arabada seyahat ederken veya dalgalı bir denizde yüzerken bile makineleri kontrol edebiliyorlar.

Nature Sensors’da 17 Kasım 2025’de yayımlanan sistem, giyilebilir teknolojide uzun süredir devam eden, gerçek dünya koşullarında hareket sinyallerinin güvenilir bir şekilde tanınması sorununu çözmek adına esnek elektroniği yapay zekâ ile birleştiriyor.

38
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 11 Kasım 1 dk.

Büyük Patlama’dan bir saniyeden kısa bir süre sonra, henüz atomik elementler bir araya gelmeden önce, eğer parçacıklar madde haloları hâline yoğunlaşmışsa bu haloların çökmeleri sonucunda ilk kara deliklerin, bozon yıldızlarının ve “yamyam yıldızlar” olarak adlandırılan yıldızların ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyor. Bu sonuca, Scuola Internazionale Superiore di Studi Avanzati (SISSA) araştırmacıları tarafından; INFN, IFPU ve Varşova Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen ve Physical Review D dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ile ulaşıldı.

Araştırmacılar, bazı kozmolojik modellerin öne sürdüğü gibi Evren’in en erken dönemlerinde kısa süreli bir “Erken Madde Egemenliği Dönemi" (İng: "early matter-dominated era")nin yaşanmış olabileceği varsayımından yola çıkarak parçacıkların birbirleriyle nasıl etkileşebileceğini incelediler. Bu etkileşimlerin, şaşırtıcı çeşitlilikte kozmik cisimlerin oluşumuna yol açabileceğini ortaya koydular. Böylece çalışma, Büyük Patlama’dan sonraki ilk anlarda bile Evren’in karmaşık ve zengin bir fiziksel fenomenolojiye sahne olabileceğini gösteriyor.

54
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatma Nur İnakçı
Aktaran 4 Kasım 2 dk.

Yeni geliştirilen bir tedavi yöntemi, tip-1 diyabet hastalarının insülin enjeksiyonlarına olan ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Bilim insanları, 20 Haziran tarihli New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan bir rapor ile laboratuvarda yetiştirilen pankreas hücrelerinin tek bir infüzyonu ile hastaların vücutlarının ihtiyaç duydukları tüm insülini üretebildiğini bildirdi. Tedaviden bir yıl sonra, 12 katılımcıdan 10'unun ek insüline ihtiyacı kalmadı.

64
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 30 Ekim 2 dk.

Mısır’ın Batı Çölü’nde, Kharga Vahası’nın kurak düzlüklerinin üzerinde yükselen kırmızı kumtaşları ve yeşil şeyller arasında, paleontologlar tarafından timsah evrimini kökten değiştiren bir fosil ortaya çıkarıldı.

The Zoological Journal of the Linnean Society dergisinde yayımlanan bu keşif, tamamı Mısırlı paleontologlardan oluşan bir ekip tarafından yönetildi. Yeni tanımlanan tür Wadisuchus kassabi, yaklaşık 80 milyon yıl önce yaşamış ve günümüzde modern akrabalarından belirgin bir şekilde farklı olan antik timsahlardan oluşan bir grup olan Dyrosauridae'nin bilinen en eski üyesi olarak kabul ediliyor.

41
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Geçmişteki şeyleri hatırlamak, o şeyleri geçmişte olduğu şekilde hatırladığınızı garanti etmez."
Marcel Proust
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)