İnsanın varoluşunun temelindeki gerçek, hayvanlar âleminden, içgüdüsel adaptasyondan çıkarak - hiçbir zaman tek etmediği, bir parçası olduğu - doğaya egemen oluşundadır. O doğanın bir parçasıdır ama kopmuştur ondan, geri dönmesi olanaksızdır artık. Bir kez kovulmuştur cennetten ki bu onun doğayla bütünleşmesinin ilk ifadesidir. Dönmeye yeltenirse eğer, melekler ateş saçan kılıçlarıyla yolunu kesecektir. İnsan ancak aklını kullanarak, bir daha elde edememek üzere yitirdiği insanlık öncesi uyumun yerine yeni, insanca bir uyum koyarak ilerleyebilir.