Işınlanma aslında laboratuvarda uzun süredir gerçekleştirdiğimiz bir olgudur, ancak bilimkurgu filmlerindeki gibi bir insanı yok edip başka bir yerde yeniden var etmiyoruz. İkinci sorunuzun cevabı ise oldukça net, ışınlanmanın bulunması için bir nesnenin ışık hızına erişmesi gerekmez. Zaten kütlesi olan hiçbir cisim ışık hızına ulaşamaz. Üstelik fizik yasalarına göre hiçbir ışınlanma süreci de bilgi aktarımında ışık hızını aşamaz.
Bugün fizikte kuantum ışınlanması dediğimiz süreç, maddenin kendisini bir borudan fırlatır gibi fiziksel olarak bir yerden bir yere göndermek değildir. Burada aktarılan şey madde değil, o maddenin kuantum düzeyindeki bilgisidir. Bunu biraz eski usul faks cihazlarına benzetebiliriz. Karşı tarafa kağıdın kendisini fırlatmazsınız, üzerindeki bilgiyi tarar ve gönderirsiniz, alıcıdaki cihaz da elindeki temiz kağıda bu bilgiyi işler. Kuantum dünyasında da alıcı tarafta hazır bekleyen özdeş bir parçacığa, kaynaktaki parçacığın tam kuantum durumu aktarılır. Ölçüm yapıldığı anda kaynaktaki orijinal kuantum durumu çöktüğü için, bilgi bir nevi yer değiştirmiş olur.
Işık hızının bu konudaki rolü ise bir gereklilik değil, aşılamaz bir üst sınırdır. Kuantum dolanıklık sayesinde iki parçacık birbiriyle anlık bir bağ kurmuş gibi görünse de ışınlanmanın tamamlanabilmesi için yapılan ölçüm sonucunun karşı tarafa klasik yollarla iletilmesi şarttır. Bu klasik iletişim fiber optik kabloyla, radyo dalgasıyla ya da lazerle yapılabilir ve bu sinyaller en fazla ışık hızında ilerleyebilir. Dolayısıyla ışınlanma ışık hızına çıkmayı gerektirmediği gibi, evrenin bu nihai hız sınırını delip ışıktan hızlı bir seyahat de sağlayamaz.
Gelecekte insanların ya da büyük eşyaların ışınlanıp ışınlanamayacağı meselesine gelirsek, pratikte bunun gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır. Bir insan vücudunda yaklaşık 10 üzeri 28 adet atom bulunur. Heisenberg'in belirsizlik ilkesi ve kuantumun kopyalanamazlık ilkesi gereği, tüm bu atomların kuantum durumlarını tek tek hatasız okumak ve karşı tarafta yeniden inşa etmek devasa teorik ve teknik engeller barındırır. Bu akıl almaz büyüklükteki veriyi işlemek bile imkansıza yakın bir enerji ve işlem gücü gerektirir. Özetle, fotonları ve atomları kuantum internet ve kuantum bilgisayarlar için ışınlamaya devam edeceğiz, ancak sabah trafiğinden kaçmak için ışınlanma cihazlarına güvenmemiz pek olası görünmüyor.
Kaynaklar
-
Xiao-Min Hu vd.. Progress In Quantum Teleportation. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
S. Pirandola vd.. Physics: Unite To Build A Quantum Internet. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı