Açıklamadaki yüzde doksan üç gibi internette gezen o aşırı steril istatistikleri bir kenara bırakırsak, işitebilen ancak doğuştan hiç konuşmamış birinin zihninde belirli bir şahsın ses kaydı dönmez. Bu kişi düşünürken genelde çevresinden duyduğu konuşmacıların ses özelliklerinden derlenen bir karmayı, nötr bir tınıyı ya da hiçbir akustik kimliği olmayan soyut bir dil akışını deneyimler. Sosyal medyadaki popüler testlerin iddia ettiği gibi iç ses, kafanın içinde 7/24 çalan berrak bir radyo kaydı değildir.
Tipik konuşan bireylerde iç ses, büyük oranda ses tellerini ve dili hareket ettiren motor mekanizmanın sessiz bir simülasyonudur. Beyin, kaslara gerçek bir komut göndermeden önce ortaya çıkacak sesin bir tahmin kopyasını üretir. Doğuştan konuşamayan ancak işitme duyusu tam olan birinde bu vokal motor prova repertuarı bulunmaz. Buna karşılık işitsel korteks ve dil algılama ağları sağlamdır. Zihin boşluk sevmediği için dili dış dünyada en sık duyduğu kaynaklardan, örneğin ebeveynlerin tonlamalarından, çevresindeki konuşmalardan veya dinlediği ses kalıplarından devşirir.
Klinik gerçeklikte iç ses sanıldığı gibi tek tip bir hoparlör gibi de çalışmaz. Zihnin içinde bitmek bilmeyen bir monolog döndürmek zaten yeterince yorucuyken, sosyal medyanın her zihinsel varyasyonu üç saniyelik videolarla yeni bir sendrom gibi paketleme hevesi kafa karıştırıyor. Konuşabilen insanların dahi önemli bir kısmı iç sesini bir ses tonu, cinsiyet ya da tını olmadan deneyimler. Düşünce çoğu zaman akustik bir yankıdan ziyade sessiz bir kelime akışı veya saf anlam olarak akar. Hiç konuşmamış bir birey için de durum böyledir. Zihin ya duyusal hafızasındaki seslerden birini ödünç alır ya da perde ve akustik derinlik barındırmayan, tamamen tınısız bir içsel diyalog yürütür.
Kaynaklar
-
Charles Fernyhough. Inner Speech: Development, Cognitive Functions, And Neurobiology. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Helene Loevenbruck, Marceline Perrone Bertolotti. What Is That Little Voice Inside My Head? Inner Speech Phenomenology, Its Role In Cognitive Performance, And Its Relation To Self Monitoring. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı