Sokak köpeklerinin ve hatta kedilerinin ve hatta evcil olan her hayvanın refahı, onları evcilleştirdiğimiz ve bize muhtaç bıraktığımız için tamamen bizim sorumluluğumuzdadır. Bu sorumluluğu zamanında yanlış koyulan yasalarla bir kenara bırakmak vicdani tutum olamaz. PETA, sahiplenilmeyen köpeklerin, sokakta acı çekerek yaşamasının, ötenazi edilerek uyutulmasından daha zalimce olduğunu ve bu yüzden sahiplenilmeyen köpekler için en insancıl çözümün ötenazi olduğunu savunmaktadır.[1][5]
Kısırlaştırarak barınaklara almanın çözüm olabilmesi için hayvan sayısının az olması gerekmektedir. Ayrıca barınak şartları ne olursa olsun barınak çözümü, kurşun yarasına yara bandı sarmak kadar faydalıdır.
Türkiye gibi aşırı popülasyonun bulunduğu ülkelerde kısırlaştırıp geri bırakılma politikası yetersizdir.
Ayrıca geri bırakıldıklarında normal yaşamları boyunca yine tehdit oluşturmaya devam edecekler. Köpeklerin sebep olduğu bir vahşete kaynaklardan ve daha sayısız örnekten ulaşılabilir.[2][3][4]
Bu kadar köpeğin sokakta olması doğru değil, o hayvanları biz evcilleştirdik ve sorumluluk almalıyız. Evcil hayvanların doğal yaşam alanı sokak değil evimizdir.
Bence toplanıp bakımı yapılmalı ve iyi durumda olup saldırgan olmayanlar sokaklara tekrar salınmalı. Köpeklerin ve kedilerin bakımı yapılmalı. Hayvanlara özen göstermeliyiz sonuçta hem hayvanların hem de insanların yararına olur. Son dönemlerde hayvanlara yapılan saldırılar ve tecavüzler ağır derecede cezalandırılmalı. Devletin ve ülkelerin bu konuyu ciddiye almaları gerek.
Sokak hayvanları toplanmamalı çünkü bizler onların evlerini işgal ettik sonra da onları istemiyoruz bu tamamen haksızlık her canlı eşit doğar.Günümüzde toplanıp kısırlaştırılıp barınaklara bırakılan ve barınakta da aç susuz bırakılan binlerce hayvan var ki bununla da sınırlı değil yapılan barınakta yer kalmayınca ıssız kurak yerlere aç susuz ölmeye terk edilen binlerce canlı var .Sorun ise sürekli hayvanlarda arandı hep madur olan insanlar oldu ama hala binlerce hayvanın kulağı ,kuyruğu kesiliyor,bir çoğuna araba çarpıyor ve araç sahipleri ise sırakadem basıyor ve ayrıca hayvanlara tecavüz eden insanları saymıyorum bile hayvan haklarının sadece kağıt üzerinde kalması..
Hayvanlar günümüzde çok önemli bir yere sahip bunu farkında olmasakta hayatımızın her alanında onlara ihtiyaç duyuyoruz ve en önemlisi ise onlar bizim dostlarımız.
Çözüm ise çok basit hayvanlarda sevgiyi hissedebilir sevgiyle yaklaşılan hayvanların saldırma zarar verme olasılığı neredeyse yokbu yüzden hayvanlara sevgi ile yaklaşılmalı ve hayvanlar için her sokağa kulübeler bırakılmalı ve hergün düzenli olarak beslenmeliler çünkü hayvanları evcilleştiren bizleriz onları toplayıp ıssız yerlerde aç susuz bırakan da bizleriz.
Kediler değil ama köpekler toplatılmalı. Köpeklerin yaşam alanını işgal ettik cümlesi anlamsız. Köpekler insanlarla beraber aynı yaşam alanını paylaşarak bu zamana kadar evcilleştirildi ve evrimleştirildi. Sokakta genelde çok az yavru köpek görürsünüz, insanlar yavruyken alır besler sonra da sokağa salarlar çünkü. Kısırlaştırılıp geri salınması, saldırgan olmayanların geri salınması bir anlam ifade etmiyor. Yaşam alanları sokak değil, orman da değil, işgal ettiğimiz hiçbir yer değil.
Çözüm olarak sahiplendirilmeyle başlanmalı, sahiplendirilmeyenler barınaklara götürüp kısırlaştırılmalı. Bunu söylediğimde sürekli barınakların kötü şartlarından bahsediliyor. Ben de isterim iyi şartlarda yaşasınlar, ama sokakta da çok iyi şartlar yok. Üşüyorlar, korkuyorlar, aç kalıyorlar. Geri kalanı da uyutulmalı. Bugün uyutulmayan 5000 köpek ileride uyutulacak 15000 köpek demek. Zamanında yasa çıkacaktı ama mama lobileri izin vermedi. Bu yüzden en kısa sürede aksiyon alınmalı.
Bence hayvanlar toplatılmalıdır, 2 tane yanlış argüman var biri o hayvanların evlerini işgal ettik diyenlerin argümanı , fakat bu yanlış köpek canlısı evcilleştirilmiştir insanlar kendi çıkarları için eğittiği canlılardır ve insan köpek ilişkisi uzun süredir var köpekler sahiplerine yardım eder karşılığında sahipleri onları besler fakat kendilerinin avlanma yeteneği yok denebilir kendileri doğada hayatta zaten kalamaz kısacası onlar bize muhtaç olan hayvanlar biz yoksak onlarda olamaz ondan dolayı evlerini işgal ettik argümanı bence safsatadan ibaret, 2. olarak hayvanları toplayın saldırgan olmayanları salın falan devletimiz yada devletlerin her hayvanı kontrol edip salma gibi bir durumu yok ayrıca bu hayvanlar herzaman saldırgan değil adı üstünde hayvan bianda kafasına eser ve saldırır siz bunu kontrol edemezsiniz şayet olsa bile yaşam alanları sokaklar ormanlar değil evimizdir hayvanları elbet çoğumuz sever fakat bu önüne geçilemeyen köpek popülasyonu çok büyük sorun getireceğini düşünüyorum ben şahsen hiç gelişmiş ülkelerde başıboş sokak köpeklerini görmüyorum hayvanlara yaptığımızdır asıl zülüm eğer onların yaşamasını uzatırsak eziyetini uzatırız eğer çiftleşecek kadar yaşayabilirse bu hayvanlar gidip 4-5 tane çocuk yapacak ve o çocuklarda aynı şekilde eziyet içinde ölecek bugün 1 köpeği uyutmassanız sahiplendirmezseniz ileride 100 köpeği uyutmanız gerekecek.
Toplatılmalı. Bu görüşün tersini savunan argümanları kendi bakış açımdan incelemek istiyorum.
"Yaşam alanlarını işgal ettik." argümanı evrimsel tarih açısından yanlış olsa da onları evcilleştiren yine bizdik zaten. Yani köpeklerin burada olması yine "bizim suçumuz" oluyor. Ama bu argümanı nasıl savunduğunuzun ya da savunmadığınızın bir önemi yok. Bu bakış açıları; sadece şu anda değiştiremeyeceğimiz, önceden yaşanan tarihsel olaylara yönelik farklı görüşlerden ibaret. Açıkçası bu görüş farklılıkları da "şu anki" sorunlara yönelik aktif hiçbir çözüm sunmadığından bu konuyu tartışmak hiçbir işimize yaramayacaktır.
Gelişmiş ülkelerde başıboş sokak hayvanı görmememizin sebebi, o ülkelerin bu konuyu önemsemesi. Bu konuda hiçbir önlem almayıp sonralarda bu konu sorun olmaya başladığında en ilkel yöntem olan ve "uyutma" şeklinde ponçikleştirilmeye çalışılan öldürme yöntemine başvurmak bana tuhaf geliyor açıkçası. Bu "son çare" olmalı demek istiyorum ama o kadar süre zarfı boyunca görmezden geldikten sonra önlem ararken aklımıza sadece en ilkel yöntem geliyorsa o yöntem, "ilk ve son çare" olur tabii.
"Devlet hepsine bakamaz." tarzı fikirlere de katılmıyorum. Devletin görevi bu. Çoğalan popülasyona yönelik önlem zaten belli. Kısırlaştırma. Tabii bunu söyleyenler biraz da haklı. Üstte yazdığım gibi o kadar süre zarfı boyunca görmezden geldikten sonra önlem almaya çalışmak zor tabii. Aynı şekilde barınaklardaki şartların kötü olmasının sorumlusu da yetkililer.
Başka bir yerden de yaklaşacağım olaya. Sağlıkta şiddet gibi insanın diğer insanlara yaptığı eziyetler. O kişilerin de bazıları kontrolden geçtikten sonra girme izni verildiğinde bile her zaman "normal" davranmıyorlar değil mi? (Tıpkı sokak köpekleri gibi.) Yani tam olarak işe yarar bir çözüm değil. O zaman o insanları da "uyutmamız" gerek aynı bakış açısına göre. Ama yapmıyoruz. Neden? Çünkü sağlıkta şiddete (en azından) sokak hayvanları mevzusu kadar kulak tıkamamışız. Beyaz kodlar, prosedürler vs. var.
Bir de şu var. "Uyutmanın" her hayvana yapılabileceğini düşünmüyorum. Saldırgan hayvanları yakalamak zaten herkesin yapabileceği bir şey değil. Ki yapılabiliyorsa kontrol altına almak, öldürmekten daha iyi ve daha basit olacaktır. Yakalayamayınca da zaten sorun çözülmeyecek. Uzaktan "uyutmanın" bir yolu bulunduğunda diğer hayvanlar da etkilenecek. Tıpkı idam gibi. Bu tür eylemler, her zaman sorunu çözeceğini vadeder ancak hiçbir zaman çözmez.
Düşünün, çözüm üretin. Beyin bunun için bu kadar gelişti. Aylak aylak durup bir sorun olduğunda "en kolay" ve aslında ileride hiçbir işe yaramayacak bir yol bulmak için değil. Kolaya kaçmayı herkes yapabilir. Öte yandan, "Hepsini itlaf edelim gitsin." gibi bir yaklaşımı savunanlar, ya içlerindeki kararsız ve dengesiz yapıyı dışarı vurmak için bahane arıyor ya da asıl sorunun farkında değil. Köpek sorunu ne ilk sorun olacak ne de son sorun. Eğer makul, ağırbaşlı, sakin yöntemler uygulanmazsa ve iş radikal taraflara kalırsa "popülasyonu koruduğunu" iddia edenler; daha "vahşi" bir soruna dönüşecek. İnsanların da hayvanların da diğer canlıların da asıl sakınması gereken tehlike bu.