Kaynak istiyor
Musa peygamber zamanında ölen, müzede sergilenen firavun bedeni, gerçekte kimin bedeni?
Tarihte hiçbir yerde Musa diye bir insanın bile yaşamadığı söylenir. Kızıldeniz'de boğulup sonrasında karaya vuran firavun bedeni diye müzede sergilenen beden kime aittir?
yukarıdaki resmi görüpte kafan karıştı büyük ihtimal ama araştırırsak eğer çokta doğru şeyler yazmadığını görürüz. tamam bu ceset 2. Ramses'a ait ve Mısırda sergileniyor(hz. musanın firavunu diye bilgi veriliyor mu bilmiyorum.), gerisi yanlış.
1- 2. Ramses ölünce Krallar Vadisi adı verilen diğer ismi Firavun Vadisi olan firavunların mezarları bulunan bir vadiye gömüldü. burada bir tapınak var firavunlar öldüğünde buraya gömülürmüş ve bu cesette tam olarak buradan bulundu, kızıl denizden bulunmadı.(kaynak = https://en.wikipedia.org/wiki/Ramesses_II#cite_note-18)
Tüm Reklamları Kapat
2- 2. Ramses suda boğularak ölmedi, dişindeki iltahaplanma sonucunda öldü. o dönemde yeterince sağlık bilimi gelişmemişti, insanlar bir iltihaba ölüyordu, 2. Ramses'ın başına gelen talihsizlikte buydu. mısır kaynakları çok detaylıdır birçok bilgi kaydedilmiştir.(kaynak olarak = üstteki kaynakta yazıyor bu bilgi)
3- 3000 yıl önce yaşamış ve çok gösterişli ve popüler olan bir adam 2. Ramses çok fazla tapınak, heykel, efsane, festival ve kültürel değişim geride bırakmıştır. nesiller boyunca şanı anılması, bilinen bir insan olması çok normaldir. şimdi günümüzde bile her insan Cengiz Han, Napolyon, Hitler, George Washington gibi isimleri detaylı bilgi bilmese bile ismini bilir yaptıklarını bilir. şuna değinmeye çalışıyorum, kuranda böyle bir şey yazması normal, Arap yarım adası ile Mısır çok yakın birbirine ve birbirleriyle sürekli ticari etkileşimler var. 2: Ramses'tan yada başka firavunlardan bahsedilmesi yada yaptıkları faaliyetlerin bilinmesi mucize değildir, böyle bir şey yazmasına mucize gözü ile bakılması bence zorlama mucize bulma çabasına giriyor.
4- mumyalama olayı denizin içinde gerçekleşmesi mumkun olmaz, bi kere denizde böyle bir ceset varsa taze iken yeni öldüğünde büyük balıklara yem olur, sonra küçük balıklara sonra mikroorganizmalara, kemikleri bile kalmaz su altında. ayrıca mumyalama için cesedi kuru bırakmak gerekir ki çürümesin, denizin içerisinde cesedin korunması imkansızdır, mumyalanmış şekilde karaya vurması imkansızdır. bu yazıyı yazan kişi muhtemelen mumyalamak hakkında çok az bilgiye sahip birisi.
Musa/Exodus hikayesi sırasında hüküm süren Thutmose III idi. Bu sadece bir hikaye olarak kabul edilir ve gerçekte asla yaşanmamıştır. Lehine kanıt yok, aleyhine kesin kanıt var. Görünüşe göre Musa da kurgusal bir karakterdi. Ancak Thutmose III'ün cesedi bulunmuş, mezarı antik çağda yağmalanmış ve yeri kaybolmuştur. Mezar yeniden keşfedilmiş ve ilk kez 1898 yılında Victor Loret tarafından kazılmıştır.
Bu konu ile ilgili delilleri antik eserler vs oralardan bulmazsınız kaynaklar sadece Tevrat, İncil ve Kuran ile sınırlıdır. Bu konu ile ilgili ' Peki Muhammed (s.a.v) firavunun cesedinin korunacağını nasıl bilebildi?'
Bu başlı başına sorduğunuz konu ile de alakalı cevabını şu şekilde vermek lazım. Muhammed'in (s.a.v.) mumyalama işleminden 1300 yıl öncesinden bilmektedir çünkü bu işlemin M.Ö. 2600 yılında icat edildiğini, dolayısıyla kelimenin oraya ulaşması imkansızdır fakat zaten iş mucizelerle açıklanmaktadır zaten. Muhammed'in (s.a.v.) ise bunu Kutsal Kitap'tan öğrenmiştir. Şunu da belirtmek gerek ki peygamber(s.a.v.) bir insan tarafından doğmamış ve yaratılmamıştır. Kuran sure 10:92 "...Bugün, gelecek nesillere ibret olman için senin bedenini koruyacağız. Şüphesiz insanlardan birçoğu ayetlerimizden tamamen gafildir." Zaten firavunluk hadisesi başlı başına mucize olaylar silsilesidir hadisi de bir cevap olacaktır.
Tüm Reklamları Kapat
Tamam, o zaman bir sonraki soru, tüm yeni krallık firavunları mumyalandığına göre, dalgıçların dalıp onun cesedini çıkarmış olması gerekir fakat işin ilginç yanı, Mısırlı askerler ağır zırhlar giymezlerdi, bu yüzden cesetleri boğulmazdı, ancak Firavun bunun bir istisnasıydı, bakır ve demirden yapılmış ağır zırhlar giyiyordu.
Firavun'un cesedi zırhı nedeniyle denizin dibine batmış olmalıydı ve Kızıldeniz'in derinliği 2 km'den fazladır ve bir insanın günümüz ekipmanları olmadan su altında gidebileceği en fazla mesafe 6 metredir, dolayısıyla cesedini deniz yatağından çıkarabilmeleri için en az 1 km derinde olmaları gerekirdi.[2][1]
Kaynaklar
Rabbi Alexander Hool, et al. The Challenge Of Jewish History. ISBN: 7123.
Jimmy Dunn, et al. Defensive Equipment Of The Egyptian Army. (26 Haziran 2024). Alındığı Tarih: 26 Haziran 2024. Alındığı Yer: tour egypt
| Arşiv Bağlantısı
1.102 görüntülenme
2
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverlerin ortak çabası ve öz denetimiyle yürüyen özgür bir ortam. Evrim Ağacı'nın yayınladığı makalelerin aksine, bu platformdaki soru ve cevapların içeriğini veya doğruluğunu Evrim Ağacı yönetimi denetlemiyor. Evrim Ağacı, burada yayınlanan cevapları desteklemez ve doğruluklarını garanti etmez. Doğru olmadığını düşündüğün cevapları denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru cevapları kaynaklarıyla yazabilir ve oylarınla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsin.