Türkiye'nin Dış Ticareti Nasıl Gelişti? Hangi Ülkelerle Ticaret Yapılıyor?
Türkiye'nin İhracatı Neden İthal Ara Mallara Bağlıdır?
/content/73d17e4a-9989-456c-9cff-b7a8d78f1af4.jpeg)
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Türkiye’nin dış ticaret politikası, 1929’daki korumacı tarifelerden 1980 sonrası ihracat odaklı büyümeye ve 1996’da Avrupa Birliği Gümrük Birliği’ne geçişle dönüştü.
- Dış ticaret hacmi ihracat ve ithalatın toplamıdır; 2023’te Türkiye’nin mal ticareti yaklaşık 617,6 milyar dolara ulaşırken 106,3 milyar dolarlık açık oluştu.
- İmalat sanayii ihracatın büyük bölümünü oluşturur; denizyolu taşımacılığı ve Orta Koridor gibi ulaşım bağlantıları küresel ticareti desteklerken ithal girdilere bağımlılık kur riskini artırır.
Türkiye'nin dış ticareti, 1929 ve 1931 yıllarında başlayan korumacı gümrük tarifeleri ve kota uygulamalarından 1980 sonrasındaki ihracata dayalı serbestleşme politikalarına ve 1996 yılında yürürlüğe giren Avrupa Birliği Gümrük Birliği entegrasyonuna uzanan tarihsel bir dönüşümle gelişmiştir. Günümüzde Türkiye'nin mal ticaretinde toplu ortak olarak ilk sırada Avrupa Birliği yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Irak, Rusya, Çin ve İsviçre de Türkiye'nin yoğun mal ticareti yürüttüğü ülkeler arasındadır.
Ülke ekonomisinin küresel pazarlarla bütünleşmesini mal ve hizmet ticaretinin gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı göstermektedir. Dünya Bankası'na göre bu oran 1970 yılında %11 iken 2012 yılında %58'e çıkmıştır. Dünya Ticaret Örgütü'ne göre bu oran 2016 yılında %48,0 iken 2021 yılında %69,8'e yükselmiştir. Kurumun incelemesine göre 2021 yılında toplam mal ihracatının %94,5'i imalat sanayii ürünlerinden oluşmuştur. Aynı incelemeye göre Türkiye'nin ihracatının büyük kısmı ithal ara mallarına, yarı mamullere veya hammaddelere bağlı olduğundan ticaret dengesi döviz kuru hareketlerine duyarlıdır. Bu yazıda küresel ticaretin genel kuramsal çerçevesi dışarıda bırakılmaktadır. Bunun yerine dış ticaret istatistiklerinin nasıl ölçüldüğü, Türkiye'nin tarihsel ticaret politikaları, güncel ülke ve ürün dağılımı ve ulaşım koridorlarının mekansal bağlantıları adım adım çözümlenmektedir.
Dış Ticaret Verilerinin Ölçüm Çerçevesi
Uluslararası mal ticareti istatistikleri (İng: "international merchandise trade statistics"), ülkeler arasındaki fiziksel ürün akışlarını ortak bir muhasebe diline kavuşturmak amacıyla standart kurallara bağlanmıştır. Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanan çerçeveye göre, bir ülkenin ekonomik alanına (İng: "economic territory") dışarıdan giren mallar ithalat (İng: "imports"), bu ekonomik alandan dışarıya çıkan mallar ise ihracat (İng: "exports") kapsamında kaydedilmektedir.[1] Kaydın ölçütü, malın ülkenin ekonomik alanına girmesi ya da bu alandan çıkmasıdır.
Sınırları aşan bu ürünlerin sağlıklı biçimde izlenebilmesi için standart bir sınıflandırma düzeni gerekmektedir. Birleşmiş Milletler, malların uygun ürün sınıflandırması başlıkları altında hem değer hem miktar bakımından kaydedilmesini önermektedir. Bu sayede bir mal grubunun hem parasal büyüklüğü hem de fiziksel miktarı izlenebilmektedir.
Bir ülkenin dış dünyayla yürüttüğü ticari etkileşimin genel büyüklüğü ise toplam ticaret hacmi (İng: "total trade") kavramıyla ölçülmektedir. Dünya Ticaret Örgütü'nün teknik notlarına göre bu büyüklük, ihracat ile ithalatın toplamıdır.[2]
İhracat akışlarının parasal karşılığı hesaplanırken gemide teslim (İng: "free on board", kısaca FOB) değerleme yöntemi esas alınmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü'nün teknik notlarına göre FOB değerlemesinde ihracat değeri, malı ihracatçı ülkenin sınırına ulaştıran taşıma ve sigorta giderlerini de içermektedir. Buna karşılık ithalat akışları hesaplanırken maliyet, sigorta ve navlun (İng: "cost, insurance and freight", kısaca CIF) değerleme yöntemi kullanılmaktadır.[2] CIF ithalat değeri, işlem bedeline malı ithalatçı ülkenin sınırına getiren taşıma ve sigorta giderlerinin eklenmesiyle belirlenmektedir. Bu iki yöntemle ihracat ihracatçı ülkenin, ithalat ise ithalatçı ülkenin sınırında ölçülmektedir.
Değerleme yöntemlerinin yanı sıra ülkelerin antrepodaki ve yeniden ihraç edilen malları sayma biçimi de iki ayrı kayıt sistemi doğurmaktadır. Genel ticaret sistemi (İng: "general trade") ile özel ticaret sistemi (İng: "special trade"), özellikle gümrük antrepolarında bekletilen ve yeniden ihraç edilen malları ele alış biçimlerinde birbirinden farklılaşmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü'nün teknik notlarına göre iki sistem arasındaki temel fark bu noktadır.
Transit mallar için ayrı bir kural vardır. Bir ülkenin topraklarını sadece üçüncü bir ülkeye taşınmak amacıyla geçen ve uluslararası transit koşullarını sağlayan mallar, geçiş yapılan ülkenin mal ticareti istatistiklerinden dışlanmaktadır.
Ticaret akışlarının hangi ülkeyle yapıldığını saptamak ise mekansal bağlantıları çözümlemenin kilit aşamasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler, ithalatın dağılımında malın menşe ülkesinin (İng: "country of origin"), ihracatın dağılımında ise bilinen son varış ülkesinin (İng: "country of last known destination") kaydedilmesini önermektedir. Ancak aynı kuruma göre ticaret ortağını belirlemenin her amaç için kusursuz tek bir yöntemi bulunmamaktadır.[1]
/content/31358840-9a5b-4022-a703-ce2948a45aa6.jpeg)
Türkiye Dış Ticaretinin Tarihsel Dönüşümü
Dış ticaret politikası, 1929 tarifesinden çok taraflı üyeliklere ve Gümrük Birliği'ne uzanan bir değişim geçirmiştir. Bu dönüşümün ölçeğini dışa açıklık oranı (İng: "trade openness") göstermektedir. Bu oran, mal ve hizmet ticaretinin GSYH içindeki ağırlığını vermektedir. Nitekim Dünya Bankası verilerine göre oran 1970 yılında %11 düzeyindeyken, 2012 yılına gelindiğinde %58 seviyesine yükselmiştir.[5]
Türkiye, 17 Ekim 1951'den beri Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) üyesi olup 26 Mart 1995'ten beri Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyesidir.[6] Dünya Bankası'na göre Türkiye'de ithalat artışı ile ihracat başarısı, küresel değer zincirlerine katılım çerçevesinde yakından bağlantılıdır.
Erken Cumhuriyet Döneminde Korumacı Politikalar
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'nin gümrük tarifeleri, Lozan Antlaşması'nın getirdiği kısıtlamaya bağlı kalmıştır. Hansen'e göre antlaşmanın tarifeleri donduran hükmünün 1929 yılında sona ermesi öngörülmüştür. Haziran 1929'da yeni bir gümrük tarifesi kabul edilmiştir. Bu tarife, önceki ortalama %13 düzeyindeki vergi oranları yerine ortalama %46 oranında nominal koruma (İng: "nominal protection") sağlamıştır.[3] Aynı kaynağa göre Temmuz 1931'de çıkarılan bir yasa, hükümete ithalat hacmini sınırlama yetkisi vermiştir.
Hansen'e göre Kasım 1931'de açıklanan ilk kota listeleri tarım ve sanayi makineleri, hammaddeler ve ilaç ithalatını serbest bırakmıştır. Türkiye'nin ithalat hacmi 1929 ile 1933 yılları arasında %60 oranında azalmıştır.[3] Aynı kaynağa göre 1934 ile 1939 arasında Türkiye'nin ithalatının %84'ü ve ihracatının %81'i kliring (İng: "clearing") ve karşılıklı kota (İng: "reciprocal quota") sistemlerine bağlanmıştır. Dünya Bankası'nın 1982 raporunda alıntılanan 1980 mektubuna göre ithal ikameci (İng: "import substitution") ve korumacı politikalar ihracat aleyhine ve iç pazar lehine bir eğilim yaratmıştır.[4]
İhracata Dayalı Büyüme Modelinin Kuruluşu
Dünya Bankası'nın 2014 raporuna göre dışa açılma sürecinin başladığı 1980'lerin başında Türkiye'nin ihracatı GSYH'nin sadece %5'ine karşılık gelmiştir.[5] Ocak 1980'de bir istikrar ve yapısal uyum programı başlatılmıştır. Programın ilkeleri 7 Şubat 1980 tarihli mektupla Dünya Bankası'na iletilmiştir. Program, ayrıntılı idari kontroller yerine piyasa mekanizmalarına ve güçlerine daha fazla dayanmayı savunmuştur. Türkiye'nin gelecekte ihracat gelirlerine ve diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere daha fazla dayanması hedeflenmiştir.[4]
Dünya Bankası'nın 2014 raporuna göre Ocak 1980 programı, Türk lirasında başlangıçta %33 devalüasyon içermiştir. Aynı rapor, Turgut Özal'ın özel sektöre odaklanan politikalarını ithal ikamesinden ihracatı teşvike (İng: "export promotion") geçişle ilişkilendirmektedir. Türk ihracatçılarının dış pazarlarda rekabet etmesine ve Türkiye'nin ihracat stratejisine destek olmak için 1987 yılında Türk Eximbank kurulmuştur.
/content/bb225c86-261f-43a8-bfbe-049ec52fa3c8.jpeg)
Dünya Bankası'nın 2014 raporuna göre 2000'li yıllarda Türkiye'nin ihracatı ABD doları cinsinden yılda ortalama %15 artmıştır. Aynı rapora göre lojistik yatırımları ve diplomatik açılım, ticaret ortaklarının çeşitlenmesini desteklemiştir.
Avrupa Birliği Gümrük Birliği Süreci
Avrupa Komisyonu'na göre Türkiye ile Avrupa Birliği'nin öncülü olan Avrupa Ekonomik Topluluğu, aralarında aşamalı bir Gümrük Birliği kurulmasını öngören Ankara Anlaşması'nı (Ortaklık Anlaşması) 1963 yılında imzalamıştır. Ardından Kasım 1970'te imzalanan Katma Protokol, taraflar arasında dolaşan sanayi mallarında gümrük tarifelerinin ve miktar kotalarının kaldırılmasına ilişkin geçiş takvimini belirlemiştir.
Hazırlık ve geçiş dönemi otuz yılı aşmıştır. Gümrük Birliği'nin son aşaması Ortaklık Konseyi'nin 1995 tarihli ve 1 numaralı kararının uygulanmasıyla 1 Ocak 1996 tarihinde tamamlanmıştır. Bu karar, Gümrük Birliği kapsamındaki alanlarda Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin ortak gümrük tarifelerine, ticaret politikasına, rekabet politikasına, fikri mülkiyet haklarına ve teknik mevzuatına uyum sağlamasını gerektirmektedir. Dünya Bankası'na göre Gümrük Birliği sayesinde Türk ihraç ürünleri Avrupa Birliği kalite standartlarını karşılamaktadır. Bu durum ihracatçıların yeni pazarlara girmesine yardımcı olmuştur.
Gümrük Birliği'nin teknik işleyişi incelendiğinde, uygulamanın belirli ürün gruplarını ve gümrük belgelerini kapsadığı görülmektedir. Ortaklık rejimi sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsamaktadır. Bu kapsamdaki mallar için ikili ticarette gümrük vergileri ve kotalar sıfırlanmıştır. Dahası buradaki serbest dolaşım (İng: "free circulation") ilkesi sadece Türkiye'de veya Avrupa Birliği'nde üretilen malları değil, üçüncü ülkelerden ithal edilip taraflardan birinde serbest dolaşıma sokulan kapsam içi malları da içermektedir.
Gümrük Birliği sınırları içinde dolaşan bu malların gümrük statüsü, A.TR dolaşım belgesi (İng: "A.TR movement certificate") ile kanıtlanmaktadır. Yine de gümrük vergilerinin sıfırlanmış olması, ürünlerin denetimsiz biçimde sınır geçebildiği anlamına gelmemektedir, çünkü Gümrük Birliği kapsamındaki ticarette de Avrupa Birliği pazarına ithal edilen malların teknik gereklerini, kurallarını ve usullerini karşılaması gerekmektedir.
Öte yandan mevcut Gümrük Birliği mimarisi bütün ekonomik sektörleri içine alan tam bir serbestleşme anlaşması değildir. Avrupa Birliği'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın Ek I listesinde tanımlanan işlenmemiş tarım ürünleri Gümrük Birliği'nin dışında kalmakta ve 1998 tarihli ayrı bir karara tabi tutulmaktadır. Benzer şekilde kömür ve çelik ürünleri, Gümrük Birliği yerine Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşması kapsamında yer almaktadır.[8] OECD'ye göre hizmet ticareti ve kamu alımları (İng: "public procurement") da Gümrük Birliği kapsamı dışında kalmaktadır.
Hangi Ülkelerle Ticaret Yapılıyor?
DTÖ'nün 2023 Ticaret Politikası İncelemesi'ne göre dışa açıklık oranı, yani mal ve hizmet ticaretinin GSYH'ye oranı, 2016 yılında %48,0 iken 2021 yılında %69,8'e yükselmiştir.[9] Bu seri, yukarıda verilen 1970-2012 serisinden (Dünya Bankası, 2014) ayrı bir kaynağa aittir. İki seri tek bir çizgi olarak okunmamalıdır. Aynı incelemede yer alan ödemeler dengesi verilerine göre 2016 ile 2021 yılları arasında mal ihracatının değeri %47,2 oranında büyürken, mal ithalatının değeri %31,9 oranında artmıştır. Bu dönemde ihracat, ithalattan daha hızlı büyümüştür.
Yakın dönemli veriler ise yüksek bir mal ticareti açığına işaret etmektedir. Dünya Bankası'nın Dünya Entegre Ticaret Çözümü (WITS) veri tabanındaki 2023 yılı mal ticareti özetinde Türkiye'nin FOB mal ihracatı 255.627 milyon ABD doları (yaklaşık 255,6 milyar dolar), CIF mal ithalatı ise 361.967 milyon ABD doları (yaklaşık 362,0 milyar dolar) olarak kaydedilmiştir. DTÖ'nün 2024 yılı ülke profilinde ise mal ihracatı 261.778,1 milyon ABD doları, mal ithalatı 344.013,2 milyon ABD doları olarak verilmiştir. WITS ve DTÖ rakamları farklı veri tabanlarına dayandığı için 2023'ten 2024'e tek bir seri gibi okunmamalıdır. İki kaynakta da ithalat ihracattan büyüktür.
DTÖ'nün 2023 incelemesine göre Türkiye'nin ihracatının büyük kısmı ithal ara mallarına, yarı mamullere veya hammaddelere bağlıdır. Bu nedenle ticaret dengesi döviz kuru hareketlerine duyarlıdır. Toplam ticaret büyüklüğünün ve dengenin hesabı aşağıdaki örnekte adım adım gösterilmektedir.
Çözümlü örnek 1: 2023 yılı verilerine göre Türkiye'nin toplam mal ticareti hacmi ve mal ticareti dengesi kaç milyon ABD dolarıdır?
Verilenler: 2023 yılı WITS dış ticaret özetinde Türkiye'nin FOB mal ihracatı ve CIF mal ithalatı milyon ABD doları olarak bildirilmiştir.[10]
İstenen: 2023 yılı toplam hacim () ve denge ().
1. adım: Toplam hacmi bulmak için iki akış toplanmaktadır:
2. adım: Denge, FOB ihracattan CIF ithalatın çıkarılmasıyla bulunmaktadır:
Sonuç: 2023 yılında toplam hacim , mal ticareti dengesi ise milyon ABD doları olmuştur. Bu, yaklaşık dış ticaret açığına karşılık gelmektedir.
Türkiye Dış Ticaretinin Başlıca Ortakları
Tek bir ülke olmayıp toplu bir ticaret ortağı niteliği taşıyan Avrupa Birliği, Türkiye'nin mal ihracatında ilk sırada yer almaktadır. 2024 yılı DTÖ profilinde Avrupa Birliği'ne yapılan mal ihracatı 111.134,5 milyon ABD doları olup toplam ihracatın %42,5'ini oluşturmuştur.
Avrupa Komisyonu'nun 2025 yılı verilerine göre birlik, Türkiye'nin en büyük mal ihracat ve ithalat ortağıdır. 2025 yılında Türkiye'nin ihraç ettiği malların %42,7'si birlik pazarına giderken, ithal ettiği malların %35,3'ü birlik ülkelerinden gelmiştir.[7] Üstelik Avrupa Komisyonu'na göre aynı yıl Türkiye, birliğin dünya genelindeki toplam mal ticaretinin %4,2'sini oluşturarak beşinci büyük mal ticareti ortağı konumunu sürdürmüştür. Bu verilerden iki taraf arasındaki 2025 yılı mal ticareti hacminin nasıl hesaplandığı aşağıda incelenmektedir.
/content/925ac050-dc82-4fea-8c6b-f4531e2e478b.jpeg)
Çözümlü örnek 2: 2025 yılında Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki iki yönlü mal ticareti hacmi kaç milyar avrodur?
Verilenler: 2025 yılında birliğin Türkiye'ye gerçekleştirdiği mal ihracatı ve Türkiye'den yaptığı mal ithalatı olarak kaydedilmiştir.[7]
İstenen: 2025 yılı iki yönlü toplam hacim () ve iki akış arasındaki fark ().
1. adım: İki yönlü hacim için birliğin Türkiye'ye ihracatı ile Türkiye'den ithalatı toplanmaktadır:
2. adım: Net fark, ihracattan ithalatın çıkarılmasıyla bulunmaktadır:
Sonuç: 2025 yılında iki taraf arasındaki mal ticareti hacmi olmuş, fark ise Avrupa Birliği lehine çıkmıştır.
Toplu ortaklar yerine ülkeler tek tek sıralandığında ise Almanya, ABD, Irak, Birleşik Krallık ve İtalya öne çıkmaktadır. 2023 WITS verilerine göre en büyük tekil ihracat ortağı, 21.083 milyon ABD doları ve %8,25 payla Almanya olmuştur. Almanya'yı 14.880 (%5,82 pay) ile Amerika Birleşik Devletleri ve 12.759 (%4,99 pay) ile Irak izlemiştir. Listenin son iki sırasında ise 12.463 (%4,88 pay) ile Birleşik Krallık ve 12.373 (%4,84 pay) ile İtalya yer almıştır.[10] Avrupa Birliği'ni tek bir ortak olarak veren 2024 DTÖ profilinde ise birlik dışındaki ülkelerden ABD 16.351,4 milyon ABD doları (%6,2 pay), Birleşik Krallık 15.288,6 (%5,8 pay) ve Irak 13.001,4 (%5,0 pay) ile yer almıştır.[11] Bu nedenle üye ülkelerin payları birlik toplamına dahildir.
İthalat tarafında ise Rusya ve Çin listenin üst sıralarını paylaşmaktadır. 2023 yılı WITS ithalat tablosunda Rusya, 45.600 milyon ABD doları ve %12,60 payla en büyük ithalat ortağı olmuştur. Çin 45.048 (%12,45 pay) ile ikinci, Almanya ise 28.688 (%7,93 pay) ile üçüncü sırada yer almıştır. İsviçre de 19.914 (%5,50 pay) ile başlıca ülke ortakları arasında bulunmuştur. 2024 yılı DTÖ profilinde ise Çin'den yapılan ithalat 44.927,7 milyon ABD doları ve %13,1 pay ile, Rusya'dan yapılan ithalat 44.018,6 milyon ABD doları ve %12,8 pay ile verilmiştir. Bu tabloda Çin'in değeri Rusya'nın değerinden yüksektir.[11] İki tablo farklı veri tabanlarına dayandığı için bu fark bir sıra değişimi olarak okunmamalıdır.
Ticarete Konu Olan Ürün Grupları
İhracat yapısına bakıldığında sanayi üretiminin belirgin bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir. Nitekim DTÖ'nün 2023 incelemesine göre imalat sanayii ürünleri 2021 yılında mal ihracatının %94,5'ini oluşturmuştur. İmalat sektöründeki başlıca ihracat kalemleri arasında makine ve ulaşım araçları, otomotiv, tekstil ve giyim, kimyasallar, demir-çelik, elektronik ve mücevher bulunmaktadır.
Ekonomik kullanım amaçlarına göre yapılan ürün grubu sınıflandırması ise ihracat ve ithalatın bileşimini göstermektedir. 2023 yılı WITS ürün grubu verilerine göre tüketim malları ihracatı 115.025 milyon ABD dolarına ulaşarak toplam mal ihracatının %45,00'ını oluşturmuştur. İthalat cephesinde ara malları 121.193 milyon, sermaye malları ise 87.938 milyon dolara varmış ve toplam mal ithalatının sırasıyla %33,48'ini ve %24,29'unu meydana getirmiştir.
Uluslararası Armonize Sistem (HS) 6 haneli ürün kodları düzeyinde 2023 ve 2024 verileri incelendiğinde, dış ticarette yer alan tekil ürün kalemlerinden bazıları aşağıda verilmektedir. Liste bir sıralama değildir. 2023 değeri WITS verisinden, 2024 değerleri DTÖ profilinden gelmektedir ve iki veri tabanı birbiriyle karşılaştırılamamaktadır. Tutarlar, aksi belirtilmedikçe milyon ABD doları cinsindendir.
- Petrol yağları ve müstahzarları ihracat kalemleri arasında yer almaktadır. WITS'in 2023 verisinde ham petrol dışındaki petrol yağları ve müstahzarlarının ihracatı yaklaşık 13.767 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir. DTÖ'nün 2024 verisinde ise HS 271019 kodlu, biyodizel içermeyen orta yağlar ve müstahzarların ihracatı 12.484,9 milyon ABD doları olup ihracatın %4,8'ini oluşturmuştur. Kalem tanımları ve veri tabanları farklı olduğu için rakamlar karşılaştırılamamaktadır.
- Kıymetli metallerden mücevherat ve aksamı (HS 711319) da ihraç edilen ürünler arasındadır. Gümüş dışındaki kıymetli metallerden üretilen mücevher ile bunların parçalarının ihracatı, 2024 yılında 9.017,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.
- Dokuma sentetik veya suni tekstil halıları (HS 570242) da listede yer almaktadır. Sentetik ya da suni tekstil maddelerinden dokunmuş, havlı yapıdaki halı ve diğer yer kaplamalarının 2024 yılı ihracat değeri 2.116,6 olmuştur.
- Gaz halindeki doğal gaz (HS 271121) ise ithalat tarafındaki kalemlerden biridir. Alımı 2024 yılında 13.405,8'e ulaşmış ve toplam mal ithalatının %3,9'unu oluşturmuştur.
Tarım ürünleri ticaretinde ise Türkiye 2021 yılında net ihracatçı konumunda bulunmuştur. DTÖ'nün 2023 incelemesinde, kuruluşun tarım tanımıyla tarım ürünleri ihracatı 24,2 milyar, ithalatı ise 20,2 milyar ABD doları olarak verilmiştir. Bu alt grupta yaklaşık 4,0 milyar ABD dolarlık bir ticaret fazlası kaydedilmiştir. 2016 ile 2021 yıllarını kapsayan değerlendirmede Türkiye'nin başlıca tarım ihracatı kalemlerini taze veya kuru sert kabuklu meyveler, buğday veya mahlut unu ve fırıncılık ürünleri oluşturmuştur.
İhracatın teknolojik bileşiminde orta-yüksek teknolojili ürünlerin payı artmaktadır. Yüksek teknolojili ürünlerin payı ise sınırlı kalmaktadır. OECD'nin 2025 yılı Türkiye incelemesine göre, önceki 12 yıllık dönemde yüksek teknolojili ürünlerin imalat ihracatındaki payı yaklaşık %3,5 düzeyinde kalmış, oysa üst orta gelirli ülkelerde bu pay %20'nin üzerinde seyretmiştir. Buna karşılık Türkiye'nin imalat ihracatı içinde orta-yüksek teknolojili ürünlerin payı 2015 yılında %32,2 iken 2024 yılında %37,5 seviyesine yükselmiştir.[15]
Mal Ticaretinin Ötesinde Hizmet İhracatı
Hizmet ticareti Gümrük Birliği kapsamı dışında kalmaktadır. Hizmet akışları fiziksel mallardan ayrı kaydedilmektedir. OECD'nin 2025 yılı değerlendirmesine göre taşımacılık ve turizm, Türkiye'nin hizmet ihracatının yaklaşık %80'ini oluşturmaktadır.
Avrupa Komisyonu'na göre Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki toplam hizmet ticareti 2023 yılında 38,5 milyar avro iken 2024 yılında yaklaşık 42,1 milyar avroya çıkmıştır. Avrupa Birliği'nin Türkiye'den en çok ithal ettiği hizmetler taşımacılık ve seyahat hizmetleri olurken, birliğin Türkiye'ye en çok ihraç ettiği hizmetler taşımacılık ile bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) hizmetleridir.
/content/bc9ae491-50ea-4979-866d-92db41a66488.jpeg)
Küresel Değer Zincirlerinde Ulaşım Koridorları
DTÖ'nün 2023 incelemesine göre Türkiye'nin büyük pazarlara ve tedarikçilere yakın stratejik konumu, firmaların küresel değer zincirlerine katılmasını ve ölçek ekonomilerinden (İng: "economies of scale") yararlanarak ihracat yapmasını kolaylaştırmıştır.
Dış ticaretin mekansal örüntüsünü anlamak için hem üretim süreçlerinin ülkeler arasında nasıl bölündüğünü hem de ticaret akışlarının hangi ulaşım koridorlarından geçtiğini birlikte incelemek gerekmektedir.
Küresel Değer Zincirlerine Katılımın Dinamikleri
Modern dünya ticaretinde ürünler tek bir ülkede baştan sona üretilmek yerine, küresel değer zinciri (İng: "global value chain") adı verilen sınır ötesi üretim ağlarında şekillenmektedir. Bu zincir, üretim sürecinin farklı ülkeler arasında bölünmesidir. Bu yapıya katılan firmalar bütün ürünü tek başına üretmek yerine belirli bir görevde uzmanlaşmaktadır.
Zincire katılım, Türkiye'deki firmalar arasında belirgin bir büyüklük ve verimlilik farkıyla birlikte görülmektedir. Dünya Bankası'nın 2022 tarihli değerlendirmesinde, küresel değer zinciri ihracatçılarının ortalama bir yerli firmanın dört katı çalışan istihdam ettiği ve bu çalışanların her birinin ortalama yerli firmadaki çalışanın iki katı verimli olduğu belirtilmiştir.
Ancak firmaların küresel üretim ağlarına eklemlenme sürecinde çeşitli yapısal engeller ve çevresel riskler bulunmaktadır. Piyasa aksaklıkları ve yetkinlik eksikliği, firmaların zincire katılmasını sınırlamaktadır. Türkiye'de bu faaliyetler büyük merkezlerde yoğunlaşmaktadır. Kadınlar bu faaliyetlerde yeterince temsil edilmemektedir. Dahası Türkiye'nin yer aldığı bazı zincirlerin yüksek karbon ayak izi, çevresel ve ekonomik riskler yaratmaktadır.[12] OECD'nin 2025 incelemesine göre küresel değer zincirlerinde daha üst aşamalara geçiş için teknolojik ilerleme, işgücü becerilerinin geliştirilmesi (İng: "workforce upskilling") ve yapısal reformlar gerekmektedir.
Denizyolu Üstünlüğü Karşısında Sınır Kapıları
Dış ticaretin taşınmasında denizyolu taşımacılığı (İng: "maritime transport") önemli bir yer tutmaktadır. DTÖ'nün 2023 yılı incelemesine göre, Türkiye'nin hem mal ihracatında hem de mal ithalatında başlıca taşıma biçimi denizyoludur. Aynı incelemeye göre ülke kıyılarında uluslararası deniz ticaretine açık, kamuya ve özel sektöre ait toplam 169 liman tesisi bulunmaktadır. Denizyolunun ihracat değerindeki ağırlığı aşağıdaki çözümlü örnekte hesaplanmaktadır.
Çözümlü örnek 3: 2021 yılında Türkiye'nin mal ihracatı değerinin yüzde kaçı denizyoluyla taşınmıştır?
Verilenler: 2021 yılında Türkiye'nin denizyoluyla gerçekleştirdiği mal ihracatı ve tüm taşıma modlarındaki ihracat milyon ABD doları olarak ölçülmüştür.[9]
İstenen: Denizyolunun ihracat değeri içindeki yüzdelik payı ().
1. adım: Payı bulmak için denizyolu ihracatı toplam ihracata bölünmekte, pay ve paydadaki milyon ABD doları birimi ise sadeleşmektedir:
2. adım: Elde edilen ondalık oran ile çarpılarak yüzdelik paya çevrilmektedir:
Sonuç: Hesaplanan değer virgülden sonra bir basamağa yuvarlandığında, 2021 yılında ihracat değerinin yaklaşık 'ünün denizyoluyla taşındığı görülmektedir.
Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın (AIIB) 2026 değerlendirmesine göre, 2024 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret yükünün çoğunluğu denizyoluyla taşınırken, karayolu taşımacılığı da yaklaşık 17 milyon ton yük üstlenmiştir. Hatta Bulgaristan sınırında yer alan Kapıkule sınır kapısındaki karayolu geçişleri tek başına yılda yaklaşık bir milyon kamyona ulaşmaktadır. DTÖ'nün 2023 incelemesine göre Türk makamları, ticaret ortağı ülkelerin uyguladığı transit kota sınırlamalarının 2016-2022 inceleme döneminde Türk kamyonlarının verimli kullanımını engellediğini bildirmiştir.
Halkalı-Kapıkule hattı, Türkiye'nin Avrupa Birliği sınırına uzanan demiryolu bağlantılarından biridir.[16] AIIB'nin Mayıs 2026 tarihli değerlendirmesine göre İstanbul Boğazı'ndaki tüm demiryolu trafiği tek bir sabit bağlantıya, yani Marmaray Tüneli'ne dayanmaktadır. Yük trenlerinin geçişi kısa gece aralıklarıyla sınırlıdır.
/content/4bd01193-11b7-4375-be28-323d5568923b.jpeg)
Orta Koridor Üzerindeki Demiryolu Yatırımları
Dünya Bankası'nın 2023 raporuna göre Orta Koridor (İng: "Middle Corridor"), Çin ile Avrupa'yı birbirine bağlayan çok modlu bir ulaşım koridorudur (İng: "multimodal transport corridor"). Güzergah, Çin'den başlayarak Kazakistan'ı demiryoluyla geçip Aktau Limanı'na ulaşmakta, oradan Hazar Denizi'ni gemiyle aşarak Bakü/Alyat Limanı'na varmakta ve demiryoluyla Azerbaycan ile Gürcistan'ı katetmektedir. Gürcistan'dan sonra Avrupa bağlantısı ise Türkiye üzerinden demiryoluyla veya Karadeniz'i geçerek kurulabilmektedir.
Ancak Orta Koridor, altyapı ve işletme eksikliklerinden kaynaklanan hız sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Dünya Bankası'nın Kasım 2023 tarihli raporu, çok sayıdaki sınır geçişi, taşıma modları arasındaki aktarmalar (İng: "transshipment") ve işletme verimsizlikleri nedeniyle Orta Koridor'un Rusya üzerinden geçen Kuzey Koridoru'ndan üç kat uzun sürdüğünü tespit etmiştir. Raporda koridor üzerindeki başlıca darboğazların ülkeler arası koordinasyon ve yönetim, limanlar ve deniz hizmetleri, demiryolları, sınır geçiş noktaları ile veri ve bilgi paylaşımı alanlarında toplandığı vurgulanmıştır. Sorun sadece raylarla sınırlı değildir. Rapor ayrıca süreçlerin dijital dönüşümüne yönelik birleşik ve birlikte çalışabilir (İng: "interoperable") bir çerçeve için yol haritası hazırlanmasını önermiştir.[13]
Koridorun Türkiye'deki doğu kesimi için Dünya Bankası, Türkiye'nin düşük karbonlu elektrikli demiryolu ağını genişletmesi amacıyla 5 Aralık 2024 tarihinde 660 milyon ABD doları tutarında finansmanı onaylamıştır.[14] Doğu Türkiye Orta Koridor Demiryolu Geliştirme Projesi adı verilen bu yatırıma ayrıca İslam Kalkınma Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankası da ek finansman sağlamaktadır.
Söz konusu proje, Sivas ilinin Divriği ilçesi ile Gürcistan sınırına yakın Kars arasında 660 kilometrelik tamamen elektrikli ve modern bir demiryolu hattı kurarak bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Yatırımın güzergahı Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kars olmak üzere dört ilden geçmektedir. Projenin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin doğusu ile batısı arasındaki ulaşım bağlantısının geliştirilmesi, yolculuk sürelerinin kısaltılması ve lojistik maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Dış Ticaret İstatistiklerinde Yorumlama Sınırları
Dış ticaret tabloları ve ulaşım koridoru raporları incelenirken, istatistiksel kodların ve veri kapsamlarının yanlış yorumlanmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Örneğin 2023 yılı WITS ithalat ortakları tablosunun dördüncü satırında, 24.552 milyon ABD doları ve %6,78 payla "Special Categories" (özel kategoriler) ibaresi yer almaktadır. Bu satır bir ülke değil, özel bir kategoridir. Ülke adı olarak sıralanmamalıdır. WITS veri tabanındaki ihracat, ithalat ve tarife sayılarının doğrudan ülkelerin bildirdiği verilere (İng: "reported data") dayandığı ve eksik verilerin istatistiksel tahminle tamamlanmış (İng: "gap filled") olmadığı unutulmamalıdır.
İkinci önemli ayrım, ürün sınıflandırma kodlarının içeriğiyle ilgilidir. HS 6 haneli verilerde Türkiye'nin başlıca tekil ihracat kalemlerinden biri petrol ürünleri grubunda yer almaktadır, ancak bu kalem, ham petrol dışındaki petrol yağlarını ve müstahzarlarını kapsamaktadır. Bu ihracat, Türkiye'nin ham petrol ihraç ettiği şeklinde yorumlanmamalıdır.
Üçüncü olarak, dış ticaretin taşıma istatistikleri ile ülke içindeki taşımacılık oranları birbirine karıştırılmamalıdır. Örneğin DTÖ'nün 2023 incelemesine göre Türkiye'de 2021 yılında yurt içi yük taşımacılığı hacminin %92,5'inden fazlası ve yolcu taşımacılığının %92,8'i karayoluyla gerçekleştirilmiştir. Oysa bu oran sadece ülke içi dolaşımı göstermektedir. Dış ticarette ise birincil taşıma biçimi, 2021 ihracat değerinin yaklaşık %59,4'ünü taşıyan denizyoludur.
Dördüncü dikkat noktası, sınır geçişlerinde gerçekleşen taşıma miktarlarının pazar talebiyle eşdeğer tutulmamasıdır. Örneğin AIIB'nin Mayıs 2026 değerlendirmesine göre Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki demiryolu yük taşımacılığı yılda 1 ila 2 milyon ton düzeyinde kalmaktadır. Bu değer, pazar potansiyelini değil kapasite sınırlamalarını yansıtmaktadır.[16]
Son olarak ulaşım koridorlarına ilişkin gelecek hedefleri okunurken, koşullu projeksiyonlar ile gerçekleşmiş istatistiksel sonuçlar birbirinden ayrılmalıdır. Dünya Bankası'nın 2023 raporuna göre Orta Koridor'da 2030 yılına kadar yük hacminin 2021 düzeyine göre üç katına çıkması ve taşıma süresinin yarıya inmesi gerçekleşmiş bir sonuç olmayıp, önerilen altyapı ve dijitalleşme önlemlerinin uygulanmasına bağlı bir senaryodur. Üstelik koridorun iyi işlediği varsayımda bile 2030 yılında kıtalararası ticaretin koridor hacminin %40'ından azını oluşturacağı ve güzergahın ağırlıkla bölgesel bir koridor olarak kalacağı öngörülmektedir. Benzer şekilde Dünya Bankası'nın 2024 duyurusuna göre Doğu Türkiye Orta Koridor Demiryolu Geliştirme Projesi kapsamında Divriği-Kars hattındaki yıllık demiryolu yük kapasitesinin yaklaşık 750.000 tondan 20 milyon tona çıkması, proje tamamlandıktan sonrası için planlanan hedeftir. Bu hedef mevcut durumu göstermemektedir.
/content/00896c78-4ac7-413d-b351-8f4d2bd27911.jpeg)
Sonuç
Türkiye'nin dış ticareti, 1929 tarifesi ve 1931 kotalarıyla başlayan korumacı uygulamalardan 1980 sonrasındaki ihracata yönelik politikalara ve 1996'da tamamlanan Gümrük Birliği'ne uzanan bir değişim geçirmiştir. Avrupa Komisyonu'nun 2025 verilerine göre mal ihracatının %42,7'si ile ithalatının %35,3'ü Avrupa Birliği ile gerçekleşmektedir. WITS 2023 ve DTÖ 2024 verilerine göre Avrupa Birliği dışındaki başlıca ortaklar arasında ihracatta ABD, Birleşik Krallık ve Irak, ithalatta Rusya, Çin ve İsviçre bulunmaktadır. Öte yandan Orta Koridor'un 2030 hacim-süre hedefleri ile Divriği-Kars hattının 750.000 tondan 20 milyon tona çıkma hedefi gerçekleşmiş sonuç değil koşullu projeksiyondur.[13], [14]
Gümrük Birliği işlenmemiş tarım ürünlerini, hizmet ticaretini ve kamu alımlarını kapsamamaktadır. Kömür ve çelik ürünleri ise ayrı bir serbest ticaret anlaşmasına tabidir. İmalat ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yaklaşık %3,5 düzeyinde kalmış, orta-yüksek teknolojili ürünlerin payı ise 2024'te %37,5'e çıkmıştır. OECD'ye göre küresel değer zincirlerinde daha üst aşamalara geçiş için teknolojik ilerleme, işgücü becerilerinin geliştirilmesi ve yapısal reformlar gerekmektedir.[15] Dünya Bankası'na göre zincire katılımı piyasa aksaklıkları ve yetkinlik eksikliği sınırlamaktadır.[12]
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^abUnited Nations, Department of Economic and Social Affairs, Statistics Division. International Merchandise Trade Statistics: Concepts And Definitions 2010. Statistical Papers, Series M No. 52, Rev. 3. United Nations. (1 Ocak 2011). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: United Nations | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Trade Organization. International Trade Statistics: Technical Notes. Wto. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: WTO | Arşiv Bağlantısı
- ^abHansen, B.. Egypt And Turkey. The Political Economy Of Poverty, Equity, And Growth. Oxford University Press For The World Bank. (1 Ocak 1991). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank, Operations Evaluation Department. Turkey's Structural Adjustment: A Program Performance Audit Report: First Structural Adjustment Loan (No. 1818-Tu) And Supplement (No. 1915-Tu). Report No. 4015, 30 June 1982. World Bank. (1 Ocak 1982). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank. Turkey's Transitions: Integration, Inclusion, Institutions. Report No. 90509-Tr, Ikinci Basım Mart 2015. World Bank. (1 Ocak 2014). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^World Trade Organization. Türkiye And The Wto. Wto. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: WTO | Arşiv Bağlantısı
- ^abEuropean Commission, Directorate-General for Trade and Economic Security. Eu Trade Relations With Türkiye. European Commission. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: European Commission | Arşiv Bağlantısı
- ^European Commission, Directorate-General for Trade and Economic Security. Eu-Türkiye Customs Union. Access2Markets. European Commission. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: European Commission | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Trade Organization, Secretariat. Trade Policy Review: Türkiye-Report By The Secretariat. Wt/Tpr/S/439, 1 February 2023. Wto. (1 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: WTO | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank. Turkey Trade Summary 2023. World Integrated Trade Solution (Wits), Bildirilen Dış Ticaret Verileri. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: WITS / World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Trade Organization. Türkiye-Member Profile. Wto Tariff & Trade Data, Ithalatta Wto Idb, Ihracatta Un Comtrade, 2024 Verileri. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: WTO | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank. Country Economic Memorandum: Leveraging Global Value Chains For Growth In Turkey. 8 March 2022. World Bank. (1 Ocak 2022). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank. Middle Trade And Transport Corridor: Policies And Investments To Triple Freight Volumes And Halve Travel Time By 2030. November 2023. World Bank. (1 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abWorld Bank. World Bank Approves $660 Million For Türkiye To Expand Low-Carbon Rail Network To Boost Growth And Jobs. Press Release 2025/Eca/051, 5 December 2024. World Bank. (1 Ocak 2024). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: World Bank | Arşiv Bağlantısı
- ^abOECD. Oecd Economic Surveys: Türkiye 2025. Oecd Publishing, Paris. Https://Doi.org/10.1787/D01C660F-En. (1 Ocak 2025). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: OECD | Arşiv Bağlantısı
- ^abAsian Infrastructure Investment Bank. P000998 Türkiye: Istanbul North Rail Crossing Project-Approval Project Document. May 2026. Aiib. (1 Ocak 2026). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: AIIB | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 08.11.2026 16:17:36 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/24119
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.