Hayır, yoğurt vücuttaki zehri falan almaz. Tıpta yoğurt diye bir panzehir veya şelatör ajan yoktur, hiçbir zehirlenme tablosunda yoğurdun toksin bağlayıcı veya nötralize edici bir etkisi bulunmaz.
Duman solumuş ya da kimyasala maruz kalmış insanın ağzına zorla yoğurt tıkılması, acil servis nöbetlerimizin en can sıkıcı şehir efsanelerinden biridir. Yangın dumanında insanı zehirleyen asıl unsurlar karbonmonoksit ve hidrojen siyanürdür. Bu gazlar akciğerlerden doğrudan kana karışır, hemoglobine ve hücresel solunum enzimlerine bağlanır. Midenize indirdiğiniz bir kase yoğurdun kanda dolaşan karboksihemoglobine veya hücre düzeyindeki hipoksiye müdahale edebilecek biyokimyasal bir yeteneği yoktur.
Zehri seyreltme iddiası da fizyolojik olarak anlamsızdır. Aksine, zehirlenen birine şuursuzca yoğurt ya da sıvı yedirmek durumu çok daha ölümcül hale getirebilir. Bilinci hafif bulanık bir kişiye yoğurt yedirmeye çalışırsanız o maddeyi soluk borusuna kaçırır, hastayı maruz kaldığı toksinden değil aspirasyon pnömonisinden kaybedersiniz. Kostik bir kimyasal, yani çamaşır suyu veya asit içilmişse mideyi doldurmak kusmayı tetikler ve yemek borusu geri gelen maddeyle bir kez daha yanar. Üstelik acil serviste hastayı entübe etmemiz ya da endoskopi yapmamız gerektiğinde mideyi yoğurtla dolu bulmak müdahaleyi geciktirir.
Gerçek tıpta gastrointestinal sistemde toksin bağlamak amacıyla yoğurt değil, endikasyonu olan seçilmiş vakalarda ve ilk saatlerde aktif kömür kullanılır. Spesifik zehirlenmelerin kendine has farmakolojik antidotları vardır, duman zehirlenmesindeki karbonmonoksit için de tedavi yoğurt değil yüksek akımlı oksijendir. Kısacası yoğurdun yeri buzdolabıdır, toksikoloji literatüründe herhangi bir tedavi edici karşılığı yoktur.
Kaynaklar
-
Nelson LS, et al.. Goldfrank's Toxicologic Emergencies, 11Th Edition. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı