Bilimsel araştırmalar Tanrı'ya olan inancın insan zihninde köklü bir şekilde yerleşmiş bilişsel süreçlerden etkilendiğini öne sürmektedir. Din Biliminin Bilişsel Bilimi (CSR) insanların desen tanıma, ajans algılama ve sezgisel düşünme gibi bilişsel mekanizmalar nedeniyle doğal olarak tanrılara veya yüce güçlere inanma eğiliminde olduğunu savunur. Bu mekanizmalar insanların çevrelerini ve sosyal etkileşimlerini anlamalarına yardımcı olmak için evrimleşmiş ancak aynı zamanda Tanrı'ya inancı insan bilişinin yaygın bir yan ürünü haline getirmiştir. Ayrıca kültürel ve sosyal faktörler bu inançların farklı toplumlarda dağılımını ve yoğunluğunu önemli ölçüde şekillendirmektedir.[1][2][3]