Dünyada erkeklerin üçte biri sünnet olmaktadır. Bu kadar yaygın yapılan bir cerrahi işlem sonrasında bir takım erken ve geç komplikasyonlar görülebilmektedir. Sünnetin cinsel işlevler üzerine olan etkisi ise uzun zamandır tartışılmaktadır. Bu derlemenin amacı, sünnetin cinsel işlevler üzerine olan etkisini belirlemektir. Sünnetle prematür ejakülasyon tartışılan ana konulardan biridir. Prematür ejakülasyon tanımı yıllar içerisinde değişmiş olmasına rağmen mevcut bütün tanımlamalara göre sünnetin ejakülasyona varış zamanı üzerinde olumlu etkileri vardır. Ayrıca sünnet esnasında bırakılan mukoza uzunluğu ile prematür ejakülasyonun bir ilişkisinin olmadığı görülmektedir. İkinci önemli konulardan biri olan erektil işlevler, Uluslararası Erektil İşlevleri Değerlendirme anketi (IIEF-5) ve cinsel işlevleri ölçen kısa anket (Brief Male Sexual Function Inventory) ile değerlendirildiğinde erektil işlevlerin sünnet ile iyileştiği saptanmıştır. Ancak tıbbi gereklilikten dolayı yapılan sünnetlerde erektil işlevlerde azalmanın olduğu, bunun sünnete bağlı olmadığı daha çok sünnet endikasyonu olan primer patolojiden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Objektif kriterlere göre yapılan çalışmalar sünnetin penis ve glansın hassasiyeti üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını göstermektedir. Glansın hassasiyetinin artmış olduğu sınırlı sayıdaki çalışmalarda görülmüştür. Ancak bu hassasiyet artışının ejakülasyon süresini etkilemeyeceği tam tersine sünnet olmuşlarda glansın aşırı uyarılmasına bağlı olarak hassasiyetin zamanla azalacağı, bu durumunda orgazm süresini uzatacağı ve cinsel tatmini arttıracağı savunulmaktadır. Ayrıca sünnetin cinsel tatmin üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı gibi hem erkek hem de partneri açısından sünnetlilerde görüntünün daha iyi olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, eldeki bilgilere göre sünnetin ejakülasyona varış süresi, ereksiyon ve tatmin seviyesine ait tartışmalı sonuçları olmakla beraber olumsuz bir etkisi yoktur.
Sünnet ( circumcision) işlemi islam dininde gelenek ve görenekler gereği her erkek çocuğuna yapılan bir işlem. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda şöyle yararları olduğu ortaya çıkmıştır.
Tabiki bu işlemin bir çocuk cerrahı tarafından, cerrahi şartlar altında yapılmasını önermekte fayda görüyorum.
Sünnet olmayı Dünya sağlık örgütü bile tavsiye etmektedir. Sünnetin cinsel yollardan bulaşan hastalıklara karşı koruduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sünnetin cinsel zevki azalttığına dair hiçbir kanıt bulunamamış olup bir şehir efsanesidir.
Eğer üst derinin alınması cinsel hazzı azaltıyor ise erken boşalma nasıl oluyor. Hazzı artırıyor ise erken boşalma ihtimali daha yüksek değil mi? Ben ikna olmadım. Haz yükseldikçe boşalmaya daha yakın olmaz mı erkek. Bu işler beyinde biter biraz da. Keza rüyada da boşalmaz mı insan.
DSÖ de sünneti tavsiye ediyor. [1]
Sünnet faydalı değildir, aksine birçok zararı bulunmaktadır.
Sünnet derisi Penisin baş kısmını kaplayan ve tamamını örten erojen(hassas) bir dokudur. Sünnet derisi sayesinde penis başı nemli, kaygan ve sıcak olmaktadır. Penis başının nem, kayganlık ve sıcaklık özelliklerine sahip olması cinsel ilişkide penis-vajina uyumluluğunu sağlamaktadır. Sünnet derisi çift katlı bir deri olduğundan ötürü penis başını sıcak tutan kalın bir yorgan gibidir. Sünnetsiz penisin başı vücut sıcaklığı olan 36 derece civarındadır. Vajinanın içi de vücut sıcaklığı olan 36 derece civarındadır. Ancak sünnet edilen bir penis, kendisini sıcak tutan çift katlı deriyi kaybettiğinden dolayı çıplak halde açıkta kalmaktadır. Bu nedenle sünnetli penisin başı, oda sıcaklığı olan 25 dereceye kadar düşmektedir. Sonuç olarak, sünnetli erkekler cinsel ilişki sırasında vajinaya giriş yaptığında yaşanan ani sıcaklık değişimi nedeniyle bir şok etkisi yaşamakta ve bu nedenle sünnetli erkekler çoğu zaman erken boşalmaktadır.
Sünnet derisi aynı zamanda vajinaya rahat ve yumuşak bir giriş yapılmasını sağlayarak hem kadına hem erkeğe zevkli ve sağlıklı bir cinsel deneyim[1] yaşatmaktadır. Sünnet derisi sayesinde nemli ve kaygan halde olan penis başı aynı zamanda daha hassas ve daha yumuşak olmaktadır. Ancak sünnet nedeniyle açıkta kalan penis başı ise tam tersi durumdadır. Sünnetli penisin başı açıkta kaldığından ötürü nemini koruyamaz haldedir. Açıkta duran penis başının nemi kolayca buharlaşmakta ve iç çamaşır kumaşı tarafından emilmektedir. Bu sebeptendir ki sünnetli penisin başı kupkuru ve nasırlaşmış haldedir. Sünnetli erkeklerin ilişki öncesinde penis başını tükürükleme ihtiyacı hissetmesinin nedeni budur.
Sünnetli erkeklerin cinsel ilişkide yaşadığı şok etkisinin yegane sebebi sıcaklık değildir. Aynı zamanda kupkuru ve nasırlaşmış haldeki penis başının aniden nemli, ıslak ve kaygan bir ortama(vajinaya) girmesi de bu şok durumuna katkıda bulunmaktadır. Kısacası sünnet işlemi, cinsel işlevlere[2] önemli ölçüde zarar veren bir operasyondur.
Ama neyse ki Sünnet Derisi Restorasyonu yaparak sünnetin zararlarından kurtulmak mümkündür. Sünnet derisi restorasyonu, kesilmiş olan sünnet derisinin yeniden uzatılması işlemidir. Sünnet derisi restorasyonu penise takılan aletlerle yapılmaktadır. Sünnet derisi restorasyonu aletleri penis derisini gergin tutan aletlerdir. Penis derisinin gergin tutulması sonucunda mitoz bölünme tetiklenmekte ve böylece deri uzamaktadır. Mitoz bölünmenin tetiklenmesi için aletlerin düzenli olarak kullanılması gereklidir. Sünnet derisi restorasyonu sayesinde penis derisi yeniden penis başını kaplamakta ve böylece sünnetin kaybettirdiği nem, kayganlık ve sıcaklık gibi kazanımlar tekrar elde edilmektedir.
Sünnetin zararları biyolojik ve cinsel boyutla sınırlı değildir. Sünnetin ayrıca psikolojik ve hukuki açıdan zararları da bulunmaktadır.
Sünnet edildiği için hüngür hüngür ağlayan bir çocuğun yaşadığı travma son derece yıpratıcıdır. Sünnet travmasının çocuklarda psikiyatrik hastalık oluşumuna zemin hazırladığı bilinmektedir. Kişinin iradesi dışında vücudundan, hem de cinsel organından, makasla bir parçanın kesilerek alınması psikolojik sorunların da kaynağı olmaktadır.
Her şeyden ayrı olarak sünnet hukuka aykırıdır. Sebebi ne olursa olsun, bir insanın vücut bütünlüğüne kast etmek suçtur. Eğer sünnet konusunda bir karar verilecekse, kişi 18 yaşına geldiğinde kararını kendi vermelidir.