Evrim Ağacı LogoEvrim Ağacı
  • Keşfet
  • Aktif Kullanıcılar
  • Uygulamayı İndir
  • Videolar

  • Güncel Makaleler
  • Bilimdeki Son Gelişmeler
  • EA Akademi
  • Kategoriler
  • Rastgele Makale
  • Bilim Sözlüğü

  • Size Özel
  • EA Sosyal & Gönderiler
  • Soru & Cevap
  • Argümanlar
  • Münazara
  • Podcast
  • Etkinlik & İlan
  • Eser
  • Söz
  • Blog
  • Quiz & Anket
  • Oyun
  • Keşif Kulübü

  • Yaşam Ağacı
  • NASA APOD
  • Sismik Harita
  • Periodum
  • Agora Bilim Pazarı
  • Bilim Turları
  • Premium
  • Darvin
  • Apex Notepad
  • Notopod

©2010-2026 Evrim Ağacı
©2010-2026 Evrim Ağacı
Premium
Sorulara Dön
Habip Baran
Habip Baran
ÜyePsikoloji & Psikiyatri
Kaynak İstiyor İnsanlar neden ağlar?
Neden ağlarız? Evrimsel süreçte ağlamak ne tür avantajlar sağlamıştır? Ağlamak, yok olması gerekenlere evrimin hediye ettiği bir teselli ikramiyesi mi? Ağlamanın evrimsel açıklamasını yapar mısınız?
6,074 görüntülenme
Cevap Ver
14
Paylaş
6 Cevap Bulundu.
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
Üye CevabıSen de Cevap Ver
Orijinal Soru: İnsanlar neden ağlar?

Hepimizin fark ettiği gibi gözümüze soğandan yayılan koku molekülleri temas ettiğinde göz yaşlarımız akar. Burada dışsal maddesel bir temas/uyaran nedeniyle bu durumun oluştuğunu biliyoruz. Ancak ağlamak denen durumda kişinin duygu/anlam tetiklemesi ile bu durumu yaşadığını anlıyoruz. Burada beyinde oluşan duygu/duruma dayalı olarak bir olayın anlamsal/düşünsel etkisiyle beyin görünen o ki göz yaşı bezelerine sinyal gönderiyor ve ağlamamıza neden oluyor. Bu yönüyle ağlamak çok ilginç bir eylem. Ayrıca Her iki durumda da oluşan göz yaşı kimyalarının içeriklerinin de farklı unsurlar içerdiği tespit edilmiş. Herhalde kimse çıkıp da anlama dayalı ağlamak göze faydalı o yüzden ağlıyoruz diye tek yönlü bir açıklama yapamaz. Tabi ağlamak veya gözyaşı akması her durumda göze faydalı olabilir ancak burada anlama dayalı uyarının önce beyinde o olaya dair anlamlandırma ile gerçekleştiğini yani ilk olarak kişinin anlam dünyasında uyarının kaynağının doğduğunu bu nedenle göz yaşı döktügünü anlıyoruz. Daha sonrasında ise burada oluşan sinyal sinir sistemi yoluyla gözdeki ağlamaya neden olan bölgeyi tetikliyor. Bu nedenle göz yaşı göze faydalı olsa da bunun neden değil sonuç olduğunu yan yada ek bir fayda olabileceğini düşünmek gerek. Bu açıdan Ağlamanın gözden ziyada psikolojik gerginliği azaltan yönü olduğunu, insanı rahatlattığını da hem kendi deneyimlerimizden hem de diğer kişilerin bunu ifade etmesinden biliyoruz. Zaten duygusal/anlama dayalı ağlama halinde oluşan göz yaşı içinde manganez elementine ve Prolaktin hormonuna daha çok rastlanmış ve bu kimyasalların vücuttan atılmasının stresi azalttığı ve kişide rahatlama hissinin oluşmasına neden olduğu da tespit edilmiş.

Ağlamanın sosyal olarak güçsüzlük iletisi olduğu ve diğer bireylerde bu yönde etki ederek karşısındakine daha fazla empatiye neden olduğu veya bebekler arasında rekabette diğerlerinden fazla ilgi görmeyi sağladığı bu ve benzeri sebeplerle evrimsel geçmişteki faydaları olduğu ve bu nedenle ortaya çıktığı gibi görüşler var. Bu görüşler doğru de olabilir kısmen. Ancak insanoğlunun anlam dünyasının gelişmesiyle bugünkü şekliyle kimsenin görmediği bir ortamda sırf duygu/anlam durumuyla ağlayan bir insanın durumunda bunların hiç biri yoktur. Daha doğrusu mekanizmaları geçmişte o eski sürece dayansa da artık bugünkü insanın bilişsel süreçlerine dayalı olan eylemleri bugünkü neden sonuç ilişkisiyle ele almak da önemlidir. Dolayısıyla ağlamanın bugünkü şekliyle anlam dünyasından kaynaklı yönü hala ilginçliğini koruyor diyebiliriz. Bazı şeyleri açıklarken bugünkü bilişsel yetenekleri gelişmiş insanın anlam dünyasında ne ifade ettiğini bir kenara bırakıp sadece faydacı yaklaşımlara odaklanmak, anlam dünyasındaki durumunu gözardı etmek demektir. Anlam var ve hayatımızın içinde. Bunu görmezden gelmek veya buna eğilim taşımak açıkçası doğru bir yaklaşım değil. Çünkü insanın düşünsel dünyasının gelişmesiyle ortaya çıkan anlamsal içerikleri görmezden gelmek ve herşeyi sadece evrimsel kökeninde var olan olgularla açıklamak gözyaşı örneğindeki anlamı görmezden gelmek demektir. Sonuçta insan düşünselliği ve anlam dünyası gelişti ve artık mevcut durumda anlama dayalı bedensel tepkiler evrimsel kökenden kaynaklı olsa da anlamın tetiklemesi sonucu ortaya çıkan durumlarda anlamın varlığını gözardı etmek var olan bir şeyi yok saymak demektir. Her durumda anlam içerikleri gelişmiş beynimizde ve beynimiz yoluyla da bedenimizde etkilidir. Eğer bu durumu görmezsek veya göz ardı edersek soğan kokusu veya göze toz kaçmasıyla, bir yakınımız zarar gördüğünde göz yaşı akmasını aynı biçimde ele almış oluruz sırf bedensel tepkilerin eşitliği nedeniyle. Ancak bu iki durumun oluşma nedeni ikinci durumda anlam yönüyle farklıdır. İnsanoğlunun mevcut halinde anlam dünyası vardır somut bir gerçekliktir ve bu, insanın bedeni üzerinde etkilidir.

Tüm Reklamları Kapat

559 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
9
0
Paylaş
Esra Eşiyok
Esra Eşiyok
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Ağlamak duygularımızı daha iyi dışa vurmamız için yapılan bir eylemdir.

Ayrıca savunmasızlık göstergesidir.Duygusal nedenlerden dolayı ağlayan tek canlı insandır.

Gözyaşları bazen başkalarında sempati duygusu uyandırır ve koruma açısından bireyin hayatta kalma şansını arttırır.

Tüm Reklamları Kapat

Evrim sırasında bir noktada gözyaşları, ağlayan kişinin ruhsal durumunu ifade etmenin bir yolu haline gelmiş olmalıdır.Gözyaşları, gözü ıslatmak için biyolojik bir zorunluluk olmaktan çıkıp yoğun duyguların şifresi olarak gelişmiştir. Güçlü bağlanma özellikleri olan bir toplumsal işaret haline dönüşen gözyaşları, atalarımız yaşamı kayıp ve ölüm bağlamında algılamaya başladıklarında yararlı olmuştur.

Yapılan bir çok araştırma kadınların erkeklerden daha fazla ağladığını gösteriyor. Ama özellikle bebeklik dönemindeki ağlamalarda herhangi bir cinsiyet farkı yoktur. Bazı evrim psikologlarının söylemleri, bebeklerin ebeveynlerinin dikkatini çekmek amacıyla ağladığı olduğu yönündedir.

Kadınların erkeklerden daha çok ağlıyor olma sebeplerinden bir tanesi, erkeklerin ağlamasını sınırlayan toplumsal şekillenmesidir bunun yanı sıra tabi ki testosteron'nun da etkisi göz ardı edilemez :)

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Halkın Doktorları. (13 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 13 Mayıs 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1,010 görüntülenme
2
0
Paylaş
Genç Mühendis
Genç Mühendis
Üye CevabıSen de Cevap Ver
Orijinal Soru: İnsanlar neden ağlar?

merhabalar Feyza Güçkıran

özellikle çok stresli anlarda beden kendini rahatlatmak amacıyla ağlar. 2014 yılında yapılan bir araştırmada ağlamanın insanları doğrudan yatıştırıcı, sakinleştirici ve duyguları düzenleyen hormonları salgılattığını ortaya koydu. ayrıca göz yaşının içinde stress hormonu bile bulunmuştur, bu etki beyne ağrı azaltıcı etki yaratmaktadır. dahası nabız sayısını düşürdüğü ağlamadan sonra nefes alış-verişin yavaşlattığı ve ruh halini düzene soktuğu da yapılan çalışmalarla keşfedilmiştir. sosyal anlamdaysa primatlar dahil, sosyal hayvanlar ağladığı zaman çevresi yardım ve ilgi göstermeye meyillidir, sosyal anlamda da avantajları vardır.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Bilmiyorum. Link. (30 Mart 2021). Alındığı Tarih: 30 Mart 2021. Alındığı Yer: medicalnewstoday | Arşiv Bağlantısı
2,378 görüntülenme
2
0
Paylaş
O. Gencay Gürkal
O. Gencay Gürkal
Üye CevabıSen de Cevap Ver
Orijinal Soru: İnsanlar neden ağlar?

Merhaba Feyza.

Zaman içinde yapılan araştırmalarda ağlamanın önemli bir evrimsel amaca hizmet edebileceği, gözyaşlarının başkalarına kimyasal sinyaller gönderebileceği gibi pek çok keşif yapmıştır. Yine yapılan araştırmalarda bebeklerin benzer şekillerde ağladıkları, bunun da ebeveynlerin dikkatini çekmek amaçlı olduğu söylenmiştir. Ancak yetişkinlerde durum biraz daha farklıdır.

Gözyaşını ne tetikler? Mesela mutlu olunca ya da üzülüce de ağlarız... Gözyaşını üretime görevi hipotalamustadır. Yoğun ve ezici bir duygu dürtüsü oluştuğu zaman amigdala, hipotalamusa sinyal gönderir. Bu sayede dürtüleri algılayan hipotalamus otonom sinir sistemini aktif eder. Buna örnek olarak bir yarış kazanıp ödül alan kişi ile o yarışı kaybeden kişinin ağlaması gösterilebilir. Kişiler farklı nedenlerden dolayı ağlarlar ancak ne tesadüftür ki bu kişilerin beyinlerindeki işlemler aynı sırayla gerçekleşir; ağlama işlemi aynı sırayla olur.

Tüm Reklamları Kapat

Ağlamanın her ne kadar sağlık üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu kanıtlanmasa da insanların çok büyük bir kısmı ağladıktan sonra zihinsel ve bedensel olarak kendilerini iyi hissettiğini söylemiştir. Tüm bunların yanında ağlamak, vücut üzerinde çeşitli şekillerde etki gösterir. Mesela burun temizliğinde... Çünkü ağlarken göz yaşları sadece gözümüzden akmaz, ufak bir kısmı da burundan süzülür. Bu da ağlarken burnumuzun akma sebeplerinden biridir.

Ağlamak gözlerin kurumasını engeller ve temizlenmesine de yardım eder. Gözümüze kirpik ya da toz vb. yabancı bir madde kaçtığında gözün sulanması, göz yaşının akması, gözün temizlenmesi amacıyla gerçekleşir.

Yine yapılan çalışmalarda, soğan doğrarken oluşan göz yaşının duygusal sebeplerden oluşan göz yaşından farklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu da ilk cümlemde belirttiğim kimyasal sinyaller gönderme durumuyla alakalıdır.

Kaynaklar

  1. M. Oaklander. The Science Of Crying. (16 Mart 2016). Alındığı Tarih: 31 Mart 2021. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
3,385 görüntülenme
3
0
Paylaş
Merve Arıcıbaşı
Merve Arıcıbaşı
Üye CevabıSen de Cevap Ver
Orijinal Soru: İnsanlar neden ağlar?

"Bizim dışımızdaki hayvanlarda yüksek sesle ağlamaya pek rastlanmıyor. Annenin dikkatini çekmek için başka sesler ve hareketler kullanabiliyorlar veya bazı türler yüksek sesle heyecanlarını belli edebiliyorlar. Primat kuzenlerimizin yavruları da, genelde annelerine tutunabildiğinden, küçükken çok ses çıkarmak zorunda değil. Bebekler, beyin gelişimi çok enerjiye mal olduğundan, akciğerleri gelişir gelişmez doğuyorlar. Bu aşamada elleri tutunmak için güçsüz, ayak anatomisi zaten tutunmaya uygun değil (ama tutunma refleksimiz hala var). Neticede bebeğin çaresizliği, ağlayarak hayata tutunmak gibi başka bir davranış geliştirmemizi sağlamış. Doğum sırasında sıkışan ciğerlere hava dolması ve mevcut sıvının atılması da ağlamanın ayrı bir işlevi.

Herhangi bir davranışın getirisi, maliyetinden fazlaysa, elenmesi zorlaşır. Bebek ağlasa bile, kontrollü bir ortamda, etrafta aile üyeleri varken doğması muhtemeldir. Bunlar da avcılardan uzak durmayı seçer ve birkaç dakika sonra çocuğu emzirerek susturmaı seçer büyük ihtimalle. Tabii doğumun zor olması nedeniyle zaten bir numaralı risk, avcıların dikkatini çekmek değil, kanama veya enfeksiyon nedeniyle ölmek.

Yetişkinlikte de ağlama strese verdiğimiz bir tepki olarak devam ediyor. Ağlamak, daha fazla travmatize olmanızı veya hareketsiz kalmanızı engeller. Donakalmak, hatta bilinç kaybı, travmatik bir olaya karşı beyni korur (illa hayati tehlike olması gerekmez). Onun haricinde, en fazla kaçındığımız ve bize zarar veren şey de stres zaten. Bu da acımasız bir çevrede, gamsız gezip avlanmayalım diye ortaya çıkmış. Maliyet/getiri hesabına göre, kararında bir stres seviyesi, hayat kurtarır veya başarıyı destekler. Insanlar somut veya soyut her türlü tehdide aynı tepkiyi vermemiz ve hafizamız nedeniyle uzun süre bu gerilimi üzerimizden atamamamız gibi bir problem var. Ağlamak burada da stresi boşaltmamızda işe yarıyor. "

Tüm Reklamları Kapat

Tıbbi karşılığına gelince: gözyaşı latince "lakrima" kelimesinden gelir. Göz anatomisinde lakrimal sinir, lakrimal bez gibi terimlerle tanımlanır. Gözden yaş gelmesi bazen basitçe gözden tozu uzaklaştırmak için de olabilir. Linkte konuyla ilgili ayrıntılı açıklama bulabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Ö. Optik. Gözyaşı Sistemi. (7 Ekim 2021). Alındığı Tarih: 7 Ekim 2021. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
115 görüntülenme
0
0
Paylaş
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye
Üye CevabıSen de Cevap Ver
Orijinal Soru: İnsanlar neden ağlar? Gözyaşı nedir nasıl oluşur?

İlk soruna gelecek olursak;

İnsanlar genellikle stresli zamanlarda ağlayarak kendini rahatlatır.Ağlamak stresin azalmasına büyük ölçüde yardımcı olabilir ancak ağlamak mutluluk,heyecan,suçluluk,sevinç,üzüntü gibi birçok farklı duygundan kaynaklanabilir.

ikinci sorun;

Tüm Reklamları Kapat

Gözyaşı %98,2 oranında sudan oluşur geri kalan kısımda kan plazmasıyla aynı ornada üre ve plazmadakinden daha az olacak şekilde glikoz,tuzlar ve organik maddeler bulunur

177 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
3
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.