O minik sinekler çöpün içinde kendiliğinden, yani yoktan var olmuyor. Genellikle meyve sineği (Drosophila melanogaster) veya organik atıklara yerleşen kambur sinek (Phoridae) türlerinden olan bu canlılar, ya çöpe attığınız meyve ve sebzelerin kabuğunda mikroskobik yumurta olarak eve çoktan girmiş durumdadır ya da çürüme kokusunu alıp en ufak açıklıktan içeri sızarak çöpe yumurtlamıştır.
Eski çağlarda insanların etten kurt, çöpten sinek türediğine inanması gibi bazen bize de o poşetin dibinde bir anda oluştuklarını düşündürür. Oysa arka planda müthiş bir koku alma duyusu ve biyolojik adaptasyon çalışır. Çöp bekledikçe içindeki organik maddeler bakteriler ve mayalar tarafından parçalanır, fermantasyon başlar. Açığa çıkan etil asetat ve asetik asit gibi fermantasyon gazları bu sinekler için açık büfe davetiyesidir. Çok uzaklardan bile bu kimyasal sinyalleri algılayabilen yetişkin bir dişi, sineklik tellerinin gözeneklerinden veya kapı altındaki mikroskobik boşluklardan içeri kolayca girip çöpe ulaşır.
Diğer yaygın senaryo ise onların zaten evin içinde bulunmasıdır. Manavdan veya marketten aldığımız meyve ve sebzelerin kabuklarında çoğu zaman çıplak gözle seçilemeyen sinek yumurtaları bulunur. Bu besinlerin artıkları çöpe atılıp oda sıcaklığında bekletildiğinde, nemli ve besleyici ortam kuluçka için mükemmel bir yuvaya dönüşür.
İşin bizi en çok şaşırtan kısmı ise onların inanılmaz üreme hızıdır. Tek bir dişi sinek birkaç günlük ömründe çöpe yüzlerce yumurta bırakabilir. Sıcak bir ortamda yumurtanın çatlaması, larvanın beslenmesi, pupa evresi ve yetişkin bir sinek olarak uçması yalnızca 7 ile 10 gün sürer. Çöpü birkaç gün beklettiğimizde, etrafta hiç sinek görmemiş olsak bile bir sabah onlarca küçük canlının uçuştuğunu görmemizin asıl sebebi bu hızlı yaşam döngüsüdür.