Sadece beyinli canlılarla sınırlı değildir. Bitkiler, hayvanlar, mantarlar ve bakteriler, çevresel döngülere uyum sağlayarak biyolojik ritmlerini düzenlerler. Bu ritimler, yaşamlarını sürdürebilmeleri için kritik öneme sahiptir.
Bitkiler, uykuya benzer bir dinlenme hali yaşamazlar; ancak gece gündüz döngüsüne göre çalışan biyolojik ritimleri vardır. Bu ritimler, fotosentez, büyüme ve metabolizma gibi süreçleri düzenler. Örneğin, Arabidopsis bitkisi üzerinde yapılan bir araştırma, etilen hormonunun bitkilerin biyolojik saatini düzenlemede önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Bu hormon, bitkilerin gece gündüz döngüsüne uyum sağlamalarına yardımcı olur
Hayvanların uyduğunu zaten biliyorsunuz, hayvanlar da uyku türlere göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, koalalar günde yaklaşık 18 saat uyurken, zürafalar sadece iki saat dinlenir. Beyni olan hayvanlar, REM uykusu gibi bilinçli uykular yaşarken, bazıları sadece dinlenme haliyle yetinir. Örneğin, yılanlar göz kapağına sahip olmadıkları için gözlerini kapayamazlar; ancak vücutlarını bir dala sararak dinlenme pozisyonu alırlar.
Mantarlar, uykuya benzer dinlenme halleri gösterirler. Örneğin, Ganoderma lucidum (Reishi mantarı), farelerde uyku süresini artırdığı ve uykuya geçişi kolaylaştırdığı gösterilmiştir Bu mantarın, sindirim sistemi ve serotonin düzeyleri üzerinde etkileri olduğu düşünülmektedir.
Bakteriler, sinir sistemi olmadığından "uyku" deneyimi yaşamazlar; ancak bazıları, örneğin siyanobakteriler, günlük döngülere göre aktiflik ve dinlenme dönemleri gösterirler. Bu döngüler, çevresel ışık ve besin kaynaklarına göre şekillenir[1][2][3][4][5][6]