Merhabalar.
Toplumdan yozlaşma dediğimiz bu var olan durumu iki farklı şekilde açıklayabiliriz. Bu durum bilinçli veya bilinçsiz olabiliyor.
İlk önce bilinçsiz, yani farkında olmadan aslında toplumdan uzaklaştığımız, yozlaştığımız bir düşünsel sisteme bakalım. Toplumların belli tabuları, belli kalıpları vardır ve bu kalıplara göre yaşayışlarını devam ettirirler. Gün ola ki bu toplumun prangalarından kurtulan, yani esir hayatından kurtulup kendi düşünsel çizelgesini oluşturabilen , kendi aklını kullanabilen bir insan çıktığı zaman o toplumdan soyutlanır, ister istemez ayrılır. Çünkü senin fikirlerin toplumun ideallerine ters düşüyor ve dolayısıyla toplumdan dışlanıyorsun; bu bildiğimiz hemen her filozofta veya bilim insanında böyleydi.
Bir de ikinci grup var. Ben bu gruba birazcık romantizm duygusuyla hareket edenler şeklinde yorumluyorum. Toplumdan fikir olarak değil, görünüş olarak farklılaşmak istiyorlar. "Onlarla aynı olmamalıyım" düşüncesi aslında bunun altında yatıyor. Dolayısıyla kendilerini toplumdan farklı bir kümeye atıyorlar; bunlar da ikinci grup.
Ama unutmamalıyız ki aklını kullanabilme cesareti gösterebilmiş her radikal fikir veya her varlık gösterebilen insan toplumdan hemen hemen her zaman soyutlanmıştır; bu mecburi olarak bir gerçekliktir.
Kaynaklar
-
B BERBER. Bilim Insanlarının Bilimsel Keşiflere Karşı Direnci. (1961). Alındığı Yer: Pub Med
| Arşiv Bağlantısı