Öncelikle kara delik nedir onu anlayalım:
astrofizikte, çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, büyük kütleli bir gök cismidir. Kara delik, uzayda belirli nicelikteki maddenin bir noktaya toplanması ile meydana gelen bir nesnedir de denilebilir. Bu tür nesneler ışık yaymadıklarından kara olarak nitelenirler. Kara deliklerin "tekillik"leri nedeniyle, üç boyutlu olmadıkları, sıfır hacimli oldukları kabul edilir. Kara deliklerin içinde ise zamanın yavaş aktığı veya akmadığı tahmin edilmektedir. Kara delikler Einstein'ın genel görelilik kuramıyla tanımlanmışlardır. Doğrudan gözlemlenememekle birlikte, çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedilmişlerdir. Bu teknikler aynı zamanda çevrelerinde sürüklenen oluşumların da incelenme olanağını sağlamıştır. Örneğin, bir kara deliğin potansiyel kuyusunun (uzay-zaman kavisi) çok derin olması nedeniyle yakın çevresinde oluşacak yığılma diskinin üzerine düşen maddeler diskin çok yüksek sıcaklıklara erişmesine neden olacak, bu da diskin (ve dolaylı olarak kara deliğin) yayılan x-ışınları sayesinde saptanmasını sağlayacaktır. Günümüzde, kara deliklerin varlığı, ilgili bilimsel topluluğun (astrofizikçiler ve kuramsal fizikçilerden oluşan) hemen hemen tüm bireyleri tarafından onaylanarak kesinlik kazanmış durumdadır.
*********** SORUNUN CEVABI ********
Şimdiye kadar hiçbir beyaz delik gözlenmemiştir. Ayrıca, termodinamik yasaları der ki, evrenin net entropisi ya artar ya da sabittir. Bu kural beyaz deliklerin entropiyi düşürme eğilimleriyle ihlal edilir.
selamlar, uzmanı olmasamda bende merak ettiğim için şöyle bir araştırma yaptım;
Genel görelilikte kabaca beyaz delikler uzaya madde püskürtken kara deliklerin tam tersi varsayımsal bölgelerdir.
vikipedi sayfasında şöyle bir yazı var :
"Beyaz delikler, sonsuz kara delikler teorisiyle ortaya çıkar. Gelecekteki kara deliğe ek olarak, Einstein alan denkleminin bir çözümü geçmişinde bir beyaz deliğe sahiptir. Fakat, bu alan, yerçekimsel çöküş boyunca oluşturulan kara delikler için mevcut değil ve beyaz deliğin oluşmuş olabileceği bilinen bir fiziksel süreç de yok. Şimdiye kadar hiçbir beyaz delik gözlenmemiştir. Ayrıca, termodinamik yasaları der ki, evrenin net entropisi ya artar ya da sabittir. Bu kural beyaz deliklerin entropiyi düşürme eğilimleriyle ihlal edilir."
ayrıca aşağıya eklediğim fizikist.com sayfasından bir alıntıyla :
Dr. Brian Koberlein şöyle der: “Elinde beş tane kek varsa ve bunları dağıtmaya başlarsan, sonunda biterler. O andan sonra daha fazla veremezsin. Böyle bir durumda sıfırın altına doğru sayamazsın. Elbette üzerinde “sana bir kek borcum var” yazan kağıtlar dağıtabilirsin. Ama negatif sayıların varlığına dayanarak “negatif kek”lerin varolduğunu ve insanlara verilebileceğini iddia etmek gülünç olur.”
Şahsen yaptığım araştırmalarla varlıklarını bir türlü kabullenemediğim bir olgu ve yine yaptığım araştırmalar ile farkettim ki bir beyaz deliğin var olmasını kabul etmemiz veya kanıtlamamız için birkaç başka teorinin varlığından da tam olarak emin olmamız gerekiyor örneğin paralel evrenler gibi. Ayrıca buradaki yazıda "Döngü kuantum yerçekimi" gibi teorilerin üzerinden geçilmiş bir bak derim. Azınlık da olsa beyaz deliklerin sadece süslü matematik olmadığını savunan bilim insanları olsa da günün sonunda edindiğim bilgiler (konu hakkında uzman olmadığım için belki de)bunların varsayımsal olduğunu söylüyor.
Beyaz deliklerin varlığı henüz kanıtlanmadı ve varlığına yönelik bir kanıt bulunana kadar bir varsayım olarak kalıcak. Beyaz deliklerin varlığı konusunda bir kaynak bıraktım.[1]
"Sosyal medyada ara ara konuşulmakta olan efsanevi "beyaz delik"lerdir. Bu deliklerin mantığı, bir nevi "anti kara delik" olmalarıdır. Malzemeyi içine alıp sonsuza kadar hapsetmektense beyaz delikler etrafa malzeme saçarlar. Dolayısıyla etraflarında sürekli malzeme birikir. Hatta kara deliklerle beyaz deliklerin birbirine solucan delikleriyle bağlı olduğuna yönelik teoriler bile bulunmaktadır.
Hepsi ilginç fikirler; ancak bir sorun var: Beyaz delikler muhtemelen gerçek değildir; çünkü haklarında en ufak bir veri kırıntısı bile bulunmuyor. Bu fikir, bir yerde "negatif kek dilimleri" kadar geçersizdir."[1]
Sosyal medyada arada karşınıza çıkabilecek olan akdeliklerin mantığı bir nevi "anti karadelik" olmalarıdır. Bu akdelikler, maddeyi yutmak yerine tam aksine madde saçarlar. Hatta kara deliklerle beyaz deliklerin birbirine solucan delikleriyle bağlı olduğuna yönelik teoriler bile bulunmaktadır. Yani karadelikten giren madde yok olmak yerine akdelikten çıkmaktadır.
Fakat akdeliklerin gerçek olduğuna dair tek bir veri yoktur. Akdeliklerle ilgili orijinal fikir Genel Görelilik Teorisi'nin matematiksel alt yapısından gelmektedir. Genel göreliliğin anahtar özelliklerinden biri uzay ve zamanı her tür koordinat sisteminde ifade edebiliyor olmanızdır. Basit bir karadeliği tanımlarken yaygın olarak kullanılan koordinat sistemlerinden biri Kruskal-Szekeres koordinatlarıdır. Bu koordinatlar bir karadelik etrafındaki uzay-zamanı tanımlamak için iyi bir yöntemdir; ancak onları daha da genişletip kapsamını arttırabilirsiniz, tıpkı 5'ten geriye doğru sayarken bir süre sonra 0'ın altına inmeniz gibi. Matematiksel olarak size koordinatları genişletmeniz konusunda engel olacak hiçbir şey yoktur. Bunu yaptığınızda sadece karadeliğin tanımını yapmış olmazsınız; aynı zamanda bir akdeliğin, karadeliğin zıttı olduğu sonucuna ulaşırsınız. Ancak bu, akdeliklerin var olduğu anlamına gelmez; hatta hipotez haline bile getirmez.
Matematik, astrofizik için güçlü bir araçtır ancak onun neyi temsil ettiğine dikkat etmeniz gerekir.[1]
Sosyal medyada arada karşınıza çıkabilecek olan akdeliklerin mantığı bir nevi "anti karadelik" olmalarıdır. Bu akdelikler, maddeyi yutmak yerine tam aksine madde saçarlar. Hatta kara deliklerle beyaz deliklerin birbirine solucan delikleriyle bağlı olduğuna yönelik teoriler bile bulunmaktadır. Yani karadelikten giren madde yok olmak yerine akdelikten çıkmaktadır.
Fakat akdeliklerin gerçek olduğuna dair tek bir veri yoktur. Akdeliklerle ilgili orijinal fikir Genel Görelilik Teorisi'nin matematiksel alt yapısından gelmektedir. Genel göreliliğin anahtar özelliklerinden biri uzay ve zamanı her tür koordinat sisteminde ifade edebiliyor olmanızdır. Basit bir karadeliği tanımlarken yaygın olarak kullanılan koordinat sistemlerinden biri Kruskal-Szekeres koordinatlarıdır. Bu koordinatlar bir karadelik etrafındaki uzay-zamanı tanımlamak için iyi bir yöntemdir; ancak onları daha da genişletip kapsamını arttırabilirsiniz, tıpkı 5'ten geriye doğru sayarken bir süre sonra 0'ın altına inmeniz gibi. Matematiksel olarak size koordinatları genişletmeniz konusunda engel olacak hiçbir şey yoktur. Bunu yaptığınızda sadece karadeliğin tanımını yapmış olmazsınız; aynı zamanda bir akdeliğin, karadeliğin zıttı olduğu sonucuna ulaşırsınız. Ancak bu, akdeliklerin var olduğu anlamına gelmez; hatta hipotez haline bile getirmez.
Matematik, astrofizik için güçlü bir araçtır ancak onun neyi temsil ettiğine dikkat etmeniz gerekir.[1]
Öncelikle kara deliğin neden siyah olduğunu açıklayarak başlayalım. Bunun hakkında Evrim Ağacı'nın Çağrı Mert Bakırcı, Prof. Dr. Bayram Tekin ve Deniz Kaya ile yazdığı çok güzel bir yazı var. Dolayısıyla oradan alıntı yapacağım. "Bir cismin rengine karar veren şey, üzerine düşen ışığın hangi dalga boylarının geri yansıdığıdır. Gözümüze (veya teleskoplarımıza) ulaşan ışığın dalga boyu, o cismin renk bileşenlerini oluşturur. Örneğin bir yaprağın yeşil olma nedeni, üzerine düşen tüm dalga boyları arasından yeşile denk gelen dalga boyunu en fazla geri yansıtıyor olmasıdır. Siyah renginin ise (siyah ışık ile karıştırılmamalıdır) ya ortamda hiçbir ışığın olmaması, ya da cisme ulaşan tüm görünür ışığın soğrulması ile oluşur."[1] Yani rengi buradan gelmektedir. Peki beyaz delikler var mı? Beyaz delikler hakkında sohbetler ve fikirler dönmektedir. Peki beyaz delik nedir? Bunun hakkında da Brian Koberlein'in yazdığı bir yazı var. "Bu deliklerin mantığı, bir nevi "anti kara delik" olmalarıdır. Malzemeyi içine alıp sonsuza kadar hapsetmektense beyaz delikler etrafa malzeme saçarlar. Dolayısıyla etraflarında sürekli malzeme birikir. Hatta kara deliklerle beyaz deliklerin birbirine solucan delikleriyle bağlı olduğuna yönelik teoriler bile bulunmaktadır."[2] Peki bunun gerçekçilik payı nedir? Çok yüksek olasılıkla gerçek değiller. Çünkü bunun hakkında hiçbir veri toplanamamış ve gözlem yapılamamıştır.