Soru & Cevap: Soru Sor, Cevap Al
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Evet, çekirdek sıvısında (nükleoplazma) mRNA sentezinin dışında çok sayıda tepkime olur ve bunların birçoğu ATP harcar. Tek istisna klasik anlamda protein sentezidir, çünkü translasyon ribozomlarla yapılır ve esas olarak sitoplazmada gerçekleşir.
Çekirdekte olanlar:
Protein sentezi konusunda: Çekirdeğin içinde ribozom bulunmaz, bu yüzden normal şartlarda orada protein sentezi beklenmez. Çekirdekte translasyon yapıldığını öne süren bazı çalışmalar var, ancak bu iddia tartışmalıdır ve yerleşik bir uzlaşı sayılmaz. Genel kabul, proteinlerin sitoplazmada yapılıp gerektiğinde çekirdeğe taşındığı yönündedir. Polimerazlar, histonlar ve transkripsiyon faktörleri de böyle içeri girer.
Animasyon önerisi: YouTube'da "The Inner Life of the Cell" (Harvard / XVIVO) animasyonu çekirdekteki süreçleri görsel olarak çok iyi gösteriyor. Ayrıca "RNA splicing animation" ve "DNA replication animation" aramaları (örneğin DNA Learning Center ve WEHI animasyonları) bu tepkimeleri adım adım izlemenizi sağlar. Hepsi aynı çekirdeğin içinde yaşanıyor, ne kadar kalabalık bir yer olduğunu görünce şaşıracaksınız!
Kısa sonuç: Çamaşır suyu doğru kullanıldığında evlerde ve su arıtmada bulaşıcı hastalıkları önleyen çok değerli bir dezenfektandır, fakat yanlış kullanıldığında (başka kimyasallarla karıştırma, kapalı alanda yoğun kullanma, doğaya fazla boşaltma) hem insan sağlığı hem de çevre için gerçek riskler doğurur. Yani fayda ile risk arasındaki fark çoğunlukla dozdan ve kullanım biçiminden gelir.
Temel nitelikleri: Ev tipi çamaşır suyu, sulu çözeltide sodyum hipoklorit (NaOCl) içerir ve güçlü bir yükseltgendir. Mikroorganizmaların proteinlerine ve zar yapılarına zarar vererek bakteri, virüs ve mantarları etkisiz hale getirir. Aynı yükseltgenlik, lekeleri renksizleştirmesini de sağlar.
Toplum sağlığına etkileri:
Çevre etkileri:
Pratik sonuç: Gerekmedikçe derişik kullanmamak, üründeki seyreltme talimatına uymak, ortamı havalandırmak, başka temizlik ürünleriyle karıştırmamak ve çocukların erişiminden uzak tutmak riskin büyük kısmını ortadan kaldırır. Her günlük temizlikte dezenfektan gerekmez, sıradan sabun ve su çoğu zaman yeterlidir.
Sultan Alparslan'ın Doğu Roma imparatoruna konuk muamelesi yapması yalnızca merhametinden değil, siyasi zekâsından da kaynaklanıyordu. Çünkü bir hükümdarı aşağılamak yerine ona saygılı davranmak, Alparslan'ın gücünü ve özgüvenini gösterirdi. Ayrıca barış yapmak ve gelecekteki savaşları önlemek açısından da avantaj sağlayabilirdi. Yani bence asıl mesele, düşmanını yenmenin yanında ona nasıl davranacağını da bilecek kadar güçlü olmaktı.
Savaş sonrası alınan fidye ve her yıl düzenli alınan vergiler bu konunun belki de baş sebebidir. Ayrıca bu savaş sonrası yaşanacak olan taht kavgaları ve otoriteb sıkıntısını yönetme isteği de olabilir. Ayrıca Türk misafirperverliği diye bir olgu da söz konusu.
Kısa cevap: Hayır, ekzotermik olması ürünlerin her zaman "daha kararlı" olduğu anlamına gelmez. Ekzotermik, yalnızca entalpinin düştüğünü (ΔH < 0) söyler. Bir tepkimenin kendiliğinden yürüyüp yürümediğine ve dengede hangi tarafın ağır bastığına ise Gibbs serbest enerjisi karar verir. İşte sıcaklık da burada devreye giriyor.
Kararlılığı ölçen büyüklük şu: ΔG = ΔH − TΔS. ΔG negatifse ürünler, aynı koşullardaki girenlerden termodinamik olarak daha kararlıdır. Yani "kararlı" derken aslında serbest enerjisi düşük olanı kastediyoruz, entalpisi düşük olanı değil.
Şimdi iki terime bakalım:
Sonuç olarak ekzotermik ama entropisi azalan bir tepkimede (örneğin birkaç molekülün birleşip tek molekül oluşturması) durum sıcaklığa göre değişir:
Yani sorunuzdaki ifade "ekzotermik tepkimede düşük sıcaklıkta ürünler daha kararlıdır" şeklindeyse, bu her ekzotermik tepkime için değil, ΔS < 0 olanlar için geçerli bir sonuçtur. Eşik sıcaklık kabaca T = ΔH/ΔS noktasıdır, bu noktada ΔG = 0 olur ve denge her iki yöne de eşit eğilimlidir.
Bir de tersini düşünün: ekzotermik ve entropisi artan (ΔS > 0) bir tepkimede iki terim de aynı yöne çalışır, ΔG her sıcaklıkta negatiftir. Bu tepkimelerde sıcaklığı oynatmak ürünlerin kararlılığını bozmaz.
Mutfaktan tanıdık bir örnek vereyim, kafanızda otursun: jelatin ya da pektinin jel yapması. Dağınık zincirler birbirine bağlanıp düzenli bir ağ kurarken entropi düşer, ama bağ oluşumu enerji verir. Soğukta jel kararlıdır, ısıtınca TΔS ağır basar ve jel çözülür. Reçelin soğuyunca kıvam tutması, sıcakken akışkan olması bu yüzden. Kısacası "ekzotermik = hep kararlı" kuralı yok, sıcaklık terazinin diğer kefesine oturuyor.
Bir not daha: kararlılık (termodinamik) ile tepkimenin hızı (kinetik) ayrı konulardır. ΔG negatif olsa bile aktivasyon enerjisi yüksekse tepkime gözle görülür hızda yürümeyebilir.