İçerikler - Sayfa 40

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Uçuş Korkusunu Anlamak: Nasıl Başlar, Neden Sürer, Nasıl Aşılır?
MakaleUçuş Korkusunu Anlamak: Nasıl Başlar, Neden Sürer, Nasıl Aşılır?

Uçuş korkusu, uçak seyahati düşüncesiyle ortaya çıkan ve birden fazla korku türünün farklı sonuçlarını içeren bir korku türüdür. Şu cümleyi muhtemelen daha önce birçok kez duydunuz: “Ticari havacılık, istatistiksel olarak en güvenli ulaşım seçeneklerinden biridir!” Bilginin kendisi son derece doğru.[11][12] Ama doğru olması kalkış öncesi koltuğuna sıkışıp kalan, her türbülansta avuç içleri terleyen veya bunları yaşamamak için uçağa binemeyen insanlar için pek anlam ifade etmiyor.

Uçuş korkusunun klinik görünümü çoğu zaman basit bir fobiden daha karmaşıktır. Bu karmaşık yapı, uçuşla ilişkili stresörlere verilen fizyolojik yanıtların değişkenliğinde ve konuya ilişkin çalışmalarda bildirilen farklı sonuçları da beraberinde getiriyor. Sanılanın ve sektördeki yaygın söylemlerin aksine, uçuş korkusu bir bilgi sorunu değil. Hava yolunun ne kadar güvenli olduğunu ve hatta kaza istatistiklerini ezbere bilen insanlar bile uçuş zamanı geldiğinde korku tepkilerini engelleyemiyor. Yine de bu kompleks yapı gözünüzü korkutmasın çünkü yüksek başarı oranına sahip farklı çözüm seçenekleri mevcut.

9
Paylaş
İrem Kaplan
UyarlayanSosyoloji2 dk.
Yaş Farkı Olan Romantik İlişkilerde Bağlılık!
MakaleYaş Farkı Olan Romantik İlişkilerde Bağlılık!

Güncel sosyal davranış araştırmaları, romantik ilişkilerde alışılmış kalıpların dışına çıkan çiftlerin oldukça ilginç bir tablo ortaya koyduğunu gösteriyor. Özellikle kendisinden yaşça küçük erkeklerle partner olan kadınlar ile kendisinden yaşça büyük kadınlarla partner olan erkeklerin ilişki memnuniyeti ve mutluluk seviyelerinin şaşırtıcı derecede yüksek olabileceği görülmektedir.[8] Bu durum, yaş farkının ilişkilerde her zaman dezavantaj olarak görülmesi gerektiği yönündeki yaygın düşünceyi sorgulatmaktadır.

Bu noktada temel soru şudur: Gerçekten de yaş farkı, romantik ilişkilerin kalitesini belirleyen temel bir değişken midir yoksa yalnızca sosyal algılarımızın ürettiği bir yanılgı mı?

17
Paylaş
T. Rex'in Kayıp Atası "Ejder Prens" Keşfedildi!
MakaleT. Rex'in Kayıp Atası "Ejder Prens" Keşfedildi!

Tyrannosaurus rex, etçil bir ikonik simgedir. 12 metreyi geçen uzunluğu ve 9 tonluk cüssesiyle bu güçlü dev, et yiyen ailesinin en büyük ve son üyesi olarak öne çıkmaktadır. Şimdi ise çok daha küçük, yeni bir tiranazor, bu ünlü dinozorun evrimsel geçmişindeki boşlukları dolduruyor.

Tiranazor aile ağacının Khankhuuluu mongoliensis isimli yeni üyesi, Moğolistan'dan gelen ejder prens olarak tanımlanıyor. Nature dergisinde tanımlanan dinozor; kafatası kemikleri, omurlar, kalça parçaları ve uzuv kemiklerini içeren iki kısmi iskelet sayesinde ilk kez teşhis edildi.

24
Paylaş
Sarımsak Gerçekten Kolesterolü Düşürür mü?
MakaleSarımsak Gerçekten Kolesterolü Düşürür mü?

Sarımsağın oldukça büyük bir şöhreti vardır. Pek çok aşçı için yavan ve lezzetsiz yemekleri enfes ziyafetlere dönüştüren vazgeçilmez bir eklentidir.

Ancak sarımsağın tanınması sadece lezzet verici özelliklerinden kaynaklanmaz. Binlerce yıl boyunca insanlar, enfeksiyonlardan sindirim sorunlarına kadar her şeyi tedavi etmek için varsayılan sağlık faydaları nedeniyle bu mütevazı soğansaya başvurdular.

21
Paylaş
Atlantik'teki "Soğuk Leke", Devrilme Noktasına Yaklaşan Okyanus Akıntılarının Zayıflamasından Kaynaklanıyor!
MakaleAtlantik'teki "Soğuk Leke", Devrilme Noktasına Yaklaşan Okyanus Akıntılarının Zayıflamasından Kaynaklanıyor!

Dünyanın geri kalanı ısınırken, Atlantik Okyanusu'nun Grönland ve İzlanda'nın hemen güneyinde kalan bir kısmının giderek soğuduğunu görüyoruz. Bu gizemli bölgeye genellikle "soğuk leke" adı veriliyor. Bilim dünyası, uzun zamandır bu soğumanın arkasındaki mekanizmaları çözmeye çalışıyor. Bazı çalışmalar deniz yüzeyindeki artan ısı kaybını suçlarken, diğerlerinin daha zayıf akıntıların bölgeye daha az ısı taşıdığını öne sürdüğünü biliyoruz. Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu ikinci hipoteze ek destek sağlıyor. Üstelik incelediğimiz bu yeni çalışma, sadece modellemelere dayanmak yerine doğrudan hava durumu gözlemlerinden elde edilen yeniden analiz verilerini kullanıyor.

Atlantik Meridyen Devrilme Dolaşımı gezegensel bir "taşıma bandı" görevi gören bir okyanus akıntıları sistemidir. Bu sistemin, sıcak yüzey sularını tropik bölgelerden kuzeye taşıdığını ve soğuk, yoğun suları güneye doğru hareket ettirdiğini biliyoruz. Bu okyanus dolaşımı, Dünya'nın iklimini düzenlemede ve ısıyı yeniden dağıtmada önemli bir rol oynuyor. Önceki birçok çalışma, Atlantik'teki soğuk lekeyi bu dolaşım sistemiyle ilişkilendirmişti. Bu araştırmalar, sistemin zayıflamasının bölgeye daha az sıcak su taşıyor olabileceğini gösteriyordu.

15
Paylaş