İçerikler - Sayfa 209
SQDC (Société Wuébécoise Du Cannabis) web sitesinde "CBD" araması yapınca neredeyse 1000 adet sonuçla karşılaşabilirsiniz. SQDC, halka medikal olmayan kenevir satan, Quebec hükümetine bağlı bir şirkettir. Tüm bitkiler gibi, kenevir de birçok doğal kimyasal içerir ve bu kimyasallardan biri olan kanabidiol (veya CBD) sağlık açısından oldukça tartışmalı olan yararlar sunmaktadır.
Bu web sitesinde CBD'yi yumuşak jel kapsül, ağız spreyi, yağ serumu, kurutulmuş bitki veya sigara şeklinde satın alabilirsiniz. Hatta folyo paketlerde içine CBD aşılanmış kuru incir, elma veya pancar şeklinde ürünler de alabilirsiniz.
Paleontologlar, kuzey Myanmar'da kazılan Orta Kretase dönemine ait bir kehribar parçasında daha önce bilinmeyen bir kertenkele türünün kalıntılarını buldu. Yeni keşfedilen bu tür, burun-anüs arası uzunluğu yaklaşık 3 cm olan küçük bir kertenkeleydi. Electroscincus zedi adı verilen bu tür, yaklaşık 99 milyon yıl önce, Orta Kretase döneminde yaşadı.
Mezozoik dönemden bilinen diğer tüm pullu sürüngenlerden (kertenkele ve yılanlar), vücut etrafında çapraz düzende dizilmiş, üst üste binen, bileşik osteodermler (osteoderms) bulunması bakımından farklılık gösteriyor ve bu özellik, onun skink ailesine (Scincidae) dahil edilmesini destekliyor. Sam Houston Eyalet Üniversitesi'nden Dr. Juan Daza ve meslektaşları şöyle açıklıyor:
Ak kuyruklu kartal; geniş ve uzun kanatlı, uzun boyunlu, iri kafalı ve hantal bir kartaldır. Erişkinlerinin çok uzaklardan bile belli olan kama şeklinde kısa ve beyaz renkli, türe özgü bir kuyruğu vardır. Kanatları bir akbaba gibi geniş ve paralel kenarlıdır. Uçuşta çok hantaldır, süzülürken kanatlarını düz tutar, aktif uçuşta ise kanatları oldukça yavaş ve derin bir şekilde çırpar. Erişkinler açık kahverengi, kuyruk tamamen beyaz, gaga ve göz sarıdır. Yaşlandıkça baş ve boyundaki sarımsı tüyler beyazlaşır. Beyaz kuyruğu geniş kanatlarına oranla oldukça kısa görünür. Genci beyaz koltuk altı tüyleri dışında siyahtır, 4-5 yıla erişkin formuna kavuşur. 74-92 cm uzunluğa, 193-244 cm kanat açıklığına, 3100-6900 g kütleye erişebilir. Ülkemizdeki en iri kartal türüdür.[1][2]
Ak kuyruklu kartalın ilk resmi tanımı, İsveçli doğabilimci Carl Linnaeus tarafından, 1758'de Systema Naturae'nin onuncu baskısında Falco albcilla türü altında yapılmıştır.[3][4] Haliaeetus cinsinin ismi, Fransız doğabilimci Marie Jules César Savigny tarafından 1809'da Description de l'Égypte'de tanıtılmıştır.[5] Ak başlı kartal (Haliaeetus leucocephalus) ile aynı cinsten farklı bir tür olan yakın akrabalardır. En yaygın ismi kel kartal olarak bilinmektedir. Hatta Dünya’nın en büyük kartalı olarak bilinen büyük deniz kartalı (Haliaeetus pelagicus) ile de aynı cins ancak farklı türdür.
Nature dergisinde bugün yayımlanan bir çalışma, araştırmacıların Alzheimer hastası bir beynin derinliklerini incelemek için yeni bir yöntem kullandıklarını anlatıyor. Bilim insanları, floresan mikroskopla yönlendirilen kriyoelektron tomografisi adı verilen bir teknik kullanarak beynin iç yapısını ayrıntılı bir şekilde görüntülemeyi başardılar. Bu yöntem, beynin içindeki en küçük yapıları bile görmelerini sağlayarak Alzheimer hastalığını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilecek önemli bilgiler sundu.
Araştırmacılar özellikle Alzheimer hastalığına neden olan beta-amiloid ve tau adlı iki proteine odaklandılar. Beta-amiloid, beyinde küçük yapışkan birikintiler oluştururken, Tau ise hastalık sırasında normal görevini yapamaz hale geliyor. Bunun yerine, hücrelerin içinde anormal ipliksi yapılar oluşturuyor ve bu yapılar zamanla tüm beyne yayılıyor.
Ontario Kraliyet Müzesi'ndeki paleontologlar öncülüğünde yürütülen yeni bir çalışma, Kambriyen döneminde yaşamış ve tacoyu andıran şekli ile ilgi çekici görünen deniz hayvanı Odaraia'nın evrimini ve ekolojisini aydınlatmaya yardımcı oluyor.
Müze toplanan fosiller, Odaraia'nın çene benzeri yapılara sahip olduğunu ortaya koydu. Paleontologlar, Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences dergisinde yayınladıkları çalışmada fosilin erken evrimi ve çeşitlenmesi konusunda daha ayrıntılı bilgiler ortaya koyarak fosilin taksonomisi konusundaki gizemi bitirdi ve türü mandibulatlar grubuna yerleştirdi. Fosilin Burgess Şeyli'nde ilk kez keşfedilmesinden 100 yıldan fazla süre geçmişti.[1]
/content/edf38f59-4d1c-46dc-bb4b-ec677d3ffe5e.jpeg)
/content/86c16f52-4de1-4542-94aa-74fda4b753d1.jpeg)
/content/21abafa2-0396-44bc-8894-6fa4fe126574.jpeg)
/content/63605655-8746-4dc4-bdbb-054eb1f314e7.jpeg)
/content/bf997485-dc0e-49c1-bf99-ebc75cf5d685.jpeg)