Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Yapay Zekâ Sohbet Botları Siyasi Konularda Doğru Bilgi Edinmemizi Sağlayabilir mi?
Yeni Makale
Yapay Zekâ Sohbet Botları Siyasi Konularda Doğru Bilgi Edinmemizi Sağlayabilir mi?

Günümüzde siyasi konularda bilgi edinmek isteyen seçmenlerin büyük dil modellerine yöneldiğini giderek daha sık görüyoruz. Bu durum, yapay zekânın ürettiği halüsinasyon ve taraflı yanıtlar sebebiyle demokratik süreçleri sekteye uğratıp uğratmayacağı sorusunu akıllara getiriyor, seçmenlerin yanlış yönlendirilebileceğine dair endişeler artıyor.

Ancak saygın bilim dergisi PNAS Nexus bünyesinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu endişelerin en azından belirli koşullarda yersiz olabileceğine işaret ediyor. Birleşik Krallık'ta 2024 yılında gerçekleştirilen genel seçimler sırasında yürütülen araştırma, yapay zekâ sohbet botlarının olgusal bilgi edinme sürecinde seçmenleri yanıltmadığını gösteriyor.

2
Paylaş
Bombus Arıları Kiraz Ağaçlarını Bakteriyel Hastalıklardan Koruyabilir mi?
Bombus Arıları Kiraz Ağaçlarını Bakteriyel Hastalıklardan Koruyabilir mi?

Meyve bahçelerinde çiçeklerin açtığı ilkbahar günlerinde, doğanın en çalışkan tozlaştırıcılarından olan bombus arılarının daldan dala konarak çalıştığını görürüz. Ancak bu küçük canlılar yalnızca polen taşımakla kalmıyor; aynı zamanda meyve ağaçlarını ölümcül hastalıklardan koruyabilecek doğal bir tedavi yöntemini tam da ihtiyaç duyulan noktaya ulaştırabiliyor.

Warwick Üniversitesinde görev yapan bitki bilimciler, bombus arılarının çiçekleri ziyaret ederken bakteriyofaj ya da kısaca faj olarak bilinen doğal virüsleri kiraz çiçeklerine taşıyabildiğini gösterdi. Geliştirilen bu yenilikçi yaklaşım, üreticilerin meyve mahsullerini çok daha hassas bir şekilde korumasını sağlarken geleneksel kimyasal tarım ilaçlarına duyulan bağımlılığı da azaltabilir.

2
Paylaş
Bilim İnsanları Hangi Hayvanları Neden İnceliyor?
Bilim İnsanları Hangi Hayvanları Neden İnceliyor?

Gezegenimizdeki yaşama dair bilgilerimizi; canlıların nasıl işlediğini, nasıl evrimleştiğini, birbirleriyle ve çevreleriyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyen araştırmalar sayesinde ediniyoruz. Ancak yeryüzünde bilim insanlarının ayrıntılı biçimde inceleyebileceğinden çok daha fazla tür yaşıyor.

Peki bilim insanları hangi türlere odaklanacaklarına nasıl karar vermelidir? Tüm türleri adil bir şekilde temsil etmek mantıklı bir yaklaşım gibi görünebilir. Bu durum adeta bir seçim sonucunu tahmin etmeye benzer; her bir yurttaşla tek tek görüşemeyeceğimiz için genel nüfusu gerçekten temsil eden bir örnekleme ihtiyaç duyarız.

5
Paylaş
Brezilya'nın Geleceği Neden Bilime Bağlı?
Brezilya'nın Geleceği Neden Bilime Bağlı?

Brezilya'nın geleceğinin bilime dayandığını, yeni sınamalar karşısında kamu politikalarını güçlendirmenin ve ulusal egemenliği korumanın temel yolunun bilimsel araştırmalardan geçtiğini biliyoruz. Ancak Brezilya Bilimler Akademisi (ABC) tarafından kurumun son dört seçim dönemindeki değerlendirmelerine ve sunduğu önerilere dayanılarak hazırlanan güncel bir analiz, ülkenin bu hedef doğrultusunda önünde katetmesi gereken hâlâ uzun bir yol bulunduğunu gösteriyor.

Ülke 2005 yılında 10.000 olan doktoralı araştırmacı sayısını 2023'te yaklaşık 24.000'e çıkarmış ve bilimsel araştırmaları teşvik eden yasal çerçeveler kurmuş olsa da bilime ayrılan fonlar yetersizliğini ve istikrarsızlığını sürdürüyor. Bütçede son yıllarda görülen belirgin iyileşmelere rağmen, gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) %2'sinin bilim ve teknoloji sektörüne tahsis edilmesi yönünde on yıllardır savunulan öneri hiçbir zaman hayata geçirilemedi. Bilim, Teknoloji ve Yenilik Bakanlığı verilerine göre ulusal araştırma ve geliştirme harcamaları 2023 yılında GSYİH'nin %1,2'sine ulaştı. Bu oran Latin Amerika ve Karayipler ortalamasının üzerinde kalsa da dünya genelindeki %1,92'lik ortalamanın ve OECD üyesi ülkelerin kaydettiği %2,7'lik düzeyin gerisinde bulunuyor.

4
Paylaş
Dirençli Bakterilerin Zayıf Noktaları Nasıl Keşfedildi?
Dirençli Bakterilerin Zayıf Noktaları Nasıl Keşfedildi?

Günümüzde antimikrobiyal direnç, küresel ölçekte yüzleştiğimiz en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri hâline geldi. Çoğu zaman sessiz bir pandemi olarak nitelendirilen dirençli bakteriler, her yıl dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden oluyor. Eğer bu gidişatın önüne geçilmezse Dünya Sağlık Örgütünün tahminlerine göre antimikrobiyal dirençli bakterilerden kaynaklanan yıllık ölüm sayısının 2050 yılına kadar 10 milyona ulaşması bekleniyor.

Nanyang Teknoloji Üniversitesinde (NTU) çalışan bilim insanları, bu tehlikeli bakterilerden bir adım önde kalabilmemizi sağlayacak çığır açıcı stratejilere öncülük ediyor. Farklı uzmanlık alanlarına sahip araştırma ekipleri, ölümcül bakterilerin zayıf noktalarını hedef alarak geleneksel antibiyotiklerin yetersiz kaldığı alanlarda umut vadeden çözümler geliştiriyor.

6
Paylaş