Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Eskiden çevresine inanılmaz zararlar veren bir düşmanı veya bir şeyi sonradan tamamen "nedensiz" yere affetmek erdemli bir davranış mı yoksa aptallık mı? Hemen cevapla! İlhan Taşlı'nın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Mart 2025 16 dk.

Erica Chenoweth tarafından ortaya atılan "%3.5 kuralı", bir ülkede nüfusun aktif olarak %3.5'inin katıldığı kitlesel ve şiddetsiz bir direniş hareketinin, o ülkenin yönetimini ciddi değişimlere zorlamada istisnasız her zaman başarılı olduğuna dair gözlemsel bir iddiadır. Bu kural, şiddetsiz sivil direniş hareketlerinin başarı oranlarına dair kapsamlı istatistiksel araştırmalara dayanmaktadır. Araştırmalar, şiddetsiz kitlesel hareketlerin, nüfusun küçük bir azınlığını oluştursalar bile yeterince geniş katılıma ulaştıklarında, iktidarı değiştirmede veya önemli siyasi dönüşümler sağlamada çok etkili olabildiğini ortaya koymaktadır. Kural, özünde tarihsel bir olguya işaret eder: Geçmişte hiçbir hükümet, zirve noktasında nüfusun yaklaşık %3.5'i kadar bir kesimin seferber olduğu barışçıl kitlesel bir direniş hareketine uzun süre direnememiş, bu eşiğe ulaşan tüm hareketler eninde sonunda hedeflerine ulaşmıştır. Bu nedenle, %3.5 kuralı sosyal hareketler literatüründe sıkça atıf yapılan ve aktivistlerce de ilham kaynağı olarak görülen bir kavram haline gelmiştir. Bu makalede, bu kuralın ortaya çıkışı, dayandığı veriler, Erica Chenoweth'in konuya dair çalışmaları, kuralın sınırları ve eleştirileri ile günümüz toplumsal hareketlerindeki yeri ele alınacaktır.

Erica Chenoweth, şiddetsiz direnişin etkinliği üzerine yaptığı öncü araştırmalarla tanınan bir siyaset bilimci ve Harvard Üniversitesi öğretim üyesidir. Chenoweth, kariyerinin başında şiddet kullanımının nedenleri ve sonuçlarına odaklanmışken, 2006'da katıldığı bir atölye sonrasında şiddetsiz sivil direniş üzerine kapsamlı veri analizi çalışmalarına yönelmiştir. Maria J. Stephan ile birlikte oluşturdukları Şiddetsiz ve Şiddet İçeren Kampanyalar ve Sonuçları (NAVCO) veritabanı, 1900–2006 yılları arasında en az 1000 kişinin katıldığı, ulusal hükümeti devirme veya ayrılık gibi maksimalist siyasi hedeflere sahip 323 ayrı direniş kampanyasını belgelemektedir. Bu çalışma, 2011 tarihli Why Civil Resistance Works (Sivil Direniş Neden İşe Yarar?) adlı kitapta yayımlanmış ve alanında çığır açmıştır. Araştırmanın temel bulgularından biri, şiddetsiz sivil direniş kampanyalarının incelenen vakaların %53'ünde başarıya ulaştığı, oysa şiddet içeren kampanyaların başarı oranının %26'da kaldığı şeklindedir. Bu çarpıcı istatistik, şiddetsiz yöntemlerin sadece etik açıdan değil, stratejik olarak da daha etkili olabileceğini göstererek geleneksel yaklaşımlara meydan okumuştur.

221
0 Yorum
14
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatma Nur İnakçı
Yazar 27 Mart 2025 7 dk.

2014 yılında, Birleşik Krallık merkezli Surrey NanoSystems tarafından geliştirilen Vantablack, insanlık tarihindeki en koyu malzemelerden biri olarak tanıtılmıştır. Karbon nanotüp teknolojisine dayanan bu malzeme, ışığın %99,9'unu emerek yüzeye düşen fotonların neredeyse tamamını soğurur. Bu benzersiz özelliği sayesinde, gözlemleyen kişiye yüzeyin üç boyutlu özelliklerini algılamada büyük bir zorluk yaşatır. Nesneler adeta birer boşluk olarak görünür.  

Vantablack'in geliştirilme amacı temel olarak askeri ve bilimsel uygulamalara yöneliktir. Yüksek hassasiyetli teleskoplar, uydu sistemleri ve askeri kamuflaj teknolojileri gibi alanlarda kullanımı planlanan bu malzeme, ışığın yansımasını minimize ederek optik sistemlerde büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bununla birlikte Vantablack'in popülerleşmesi ve sanat dünyasında tartışmalar yaratması onu sadece bir bilimsel yenilik olmaktan çıkarıp kültürel ve ekonomik bir tartışma nesnesi haline getirmiştir. 

66
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Aktaran 27 Mart 2025 3 dk.

Avustralya’nın güneydoğusundaki nemli okaliptüs ormanlarında yaşayan lir kuşu (Menura novaehollandiae), yalnızca olağanüstü taklit yetenekleri ve göz alıcı kur danslarıyla değil, aynı zamanda ekosistemi şekillendiren becerileriyle de dikkat çekiyor. 2025 tarihli bir araştırmaya göre, bu büyük ötücü kuşlar avlarını (solucanlar, kırkayaklar ve örümcekler) kendi besin kaynaklarını artıracak şekilde adeta "yetiştiriyor"!

La Trobe Üniversitesi’nden Alex Maisey ve ekibi, lir kuşlarının beslenme alışkanlıklarını incelemek için Victoria bölgesindeki üç farklı ormanda saha çalışmaları yürüttü:

60
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Üzeyir Yazıcı
Çeviren 27 Mart 2025 11 dk.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Nisan 2023'te yayınlanan bir tahmine göre, infertilite dünya çapında üreme çağındaki her altı yetişkinden birini etkilemektedir. Yüzde oranı ile belirtecek olursak bu oran %17,5'a tekabül etmektedir. İnfertiliteye neden olan faktörler doğumdan önce veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde gelişebilir. Ayrıca infertilite o kadar çeşitli ve karmaşık bir fenomendir ki çoğu durumda kesin bir neden tanımlanamaz.

Kısırlığın önde gelen nedenlerinden biri hormon dengesizliğidir. Hormonlar üreme, gelişme ve metabolizma dahil olmak üzere vücuttaki tüm temel biyolojik işlevleri düzenleyen kimyasal habercilerdir. Vücutta çok düşük seviyelerde dolaşmalarına rağmen, hormon konsantrasyonlarındaki küçük değişiklikler vücutta güçlü etkiler yaratır. Bu nedenle hormon sinyalizasyonundaki küçük aksaklıklar bile ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

36
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hüseyin Avcı
Hüseyin Avcı
155.3K UP
Yazar 25 Mart 2025 6 dk.

Zamanın doğası, kuantum mekaniği ve genel görelilik arasında köklü bir tutarsızlık kaynağı olarak kabul edilir. Standart kuantum mekaniğinde zaman, sistemlerin evrimini yönlendiren Schrödinger denkleminde yer alan dışsal bir parametre olarak modellenir. Ancak genel görelilikte zaman, madde ve enerji ile dinamik olarak etkileşime giren geometrik bir değişkendir. Bu çelişki, kuantum kütleçekimi teorisi oluşturulmaya çalışıldığında daha da belirgin hale gelir. Özellikle Wheeler-DeWitt denklemi gibi kütleçekimsel kuantum teorilerinde, evrenin küresel kuantum durumu statiktir ve klasik anlamda bir zaman değişkeni içermez. Matematiksel olarak, bu denklemin H∣Ψ⟩=0H∣Ψ⟩=0 formunda olması, evrensel kuantum durumunun zaman içinde evrimleşmemesi gerektiğini gösterir. Bununla birlikte, günlük deneyimlerimiz zamanın akışını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, zamanın temel olup olmadığı veya daha derin bir kuantum mekaniği çerçevesinden türeyen bir kavram olup olmadığı sorusu modern fizik için temel bir problem olmaya devam etmektedir.

Bu problem, özellikle kuantum kozmoloji ve kara delik fiziği gibi alanlarda önemli etkiler yaratmaktadır. Evrenin erken dönemlerine dair mevcut modeller, Planck ölçeğinde (10−43 saniye civarında) klasik zaman kavramının geçerliliğini yitirdiğini ve kuantum etkilerin baskın hale geldiğini göstermektedir. Benzer şekilde, kara deliklerin iç bölgelerinde genel göreliliğin öngördüğü tekillikler, zamanın anlamını kaybettiği rejimlere işaret etmektedir. Ancak, gözlemlenebilir fiziksel süreçlerin zaman içinde ilerliyor gibi görünmesi, kuantum mekaniği ile zaman algımız arasında köprü kuran yeni teorik yaklaşımlara olan ihtiyacı doğurmaktadır.

58
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlığın bir gün yok olacağı gerçeği ile yüzleşmek zorundayız. Asıl soru şu: Bu, ne zaman olacak?"
Richard Leakey
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)