İspermeçet balinasının köşeli, devasa kafası aslında bir burun ve hayvanlar aleminin en büyük burnu bu…
Filtrele
İspermeçet balinasının köşeli, devasa kafası aslında bir burun ve hayvanlar aleminin en büyük burnu bu. Okyanusun en güçlü biyolojik sonarı da tam burada çalışıyor.
Burnun içinde "ses dudakları" adı verilen bir çift etli kapakçık bulunuyor. Balina sağ burun deliğinden havayı hızla ittiğinde bu dudaklar titreşiyor ve açılan bir koli bandının çıtırtısını andıran klik sesleri çıkıyor. Balina bu klikleri 1.000 metre ve daha derindeki zifiri karanlığa gönderiyor, geri dönen yankıdan da kalamarın yerini buluyor. Buna ekolokasyon, yani sesle yön ve av bulma deniyor.
İnsan kulağı 140 desibelin üzerindeki tek bir sese maruz kaldığında bile kalıcı hasar görebiliyor. Bu yüzden 236 desibel kulağa korkunç geliyor. Fakat burada önemli bir incelik var: Su, havadan yaklaşık 800 kat daha yoğun ve ses şiddeti hesaplanırken suda ve havada farklı referans basınçlar kullanılıyor. Dolayısıyla sualtında ölçülen bir desibel değeri ile havada ölçülen bir değer birebir kıyaslanamıyor. Yine de karnını doyurmaya çalışan bir ispermeçet balinasının yakınında olmak istemezsiniz.
Okyanusun gürültücüsü sadece balina değil. Tabanca karidesleri iri kıskaçlarını saatte 100 kilometreyi aşan bir hızla kapatıyor; bu hız suda düşük basınçlı bir kabarcık oluşturuyor, kabarcık çöktüğünde de 210 desibele varan bir şok dalgası avı sersemletiyor. Meksika'daki Kaliforniya Körfezi'nin kuzeyine özgü korvina balıklarında ise üreme döneminde milyonlarca birey bir araya geliyor ve erkeklerin koro halindeki sesi 202 desibele çıkabiliyor.
Yani dalgaların altı sandığımız kadar sessiz değil. Karanlıkta yön bulmak, eş çağırmak ya da avı sersemletmek için ses, okyanustaki en işe yarar araçlardan biri. 🐋
✏️ Çeviren: Tuğba Tekin · Editör: Damla Şahin Uçar
Burnun içinde "ses dudakları" adı verilen bir çift etli kapakçık bulunuyor. Balina sağ burun deliğinden havayı hızla ittiğinde bu dudaklar titreşiyor ve açılan bir koli bandının çıtırtısını andıran klik sesleri çıkıyor. Balina bu klikleri 1.000 metre ve daha derindeki zifiri karanlığa gönderiyor, geri dönen yankıdan da kalamarın yerini buluyor. Buna ekolokasyon, yani sesle yön ve av bulma deniyor.
İnsan kulağı 140 desibelin üzerindeki tek bir sese maruz kaldığında bile kalıcı hasar görebiliyor. Bu yüzden 236 desibel kulağa korkunç geliyor. Fakat burada önemli bir incelik var: Su, havadan yaklaşık 800 kat daha yoğun ve ses şiddeti hesaplanırken suda ve havada farklı referans basınçlar kullanılıyor. Dolayısıyla sualtında ölçülen bir desibel değeri ile havada ölçülen bir değer birebir kıyaslanamıyor. Yine de karnını doyurmaya çalışan bir ispermeçet balinasının yakınında olmak istemezsiniz.
Okyanusun gürültücüsü sadece balina değil. Tabanca karidesleri iri kıskaçlarını saatte 100 kilometreyi aşan bir hızla kapatıyor; bu hız suda düşük basınçlı bir kabarcık oluşturuyor, kabarcık çöktüğünde de 210 desibele varan bir şok dalgası avı sersemletiyor. Meksika'daki Kaliforniya Körfezi'nin kuzeyine özgü korvina balıklarında ise üreme döneminde milyonlarca birey bir araya geliyor ve erkeklerin koro halindeki sesi 202 desibele çıkabiliyor.
Yani dalgaların altı sandığımız kadar sessiz değil. Karanlıkta yön bulmak, eş çağırmak ya da avı sersemletmek için ses, okyanustaki en işe yarar araçlardan biri. 🐋
✏️ Çeviren: Tuğba Tekin · Editör: Damla Şahin Uçar
15 görüntülenme
1
0
Paylaş
Yorumlar yükleniyor...
©2010-2026 Evrim Ağacı
/studio/a9e8b117-ca8e-4c6a-af1a-2d616cb49183.jpg)