Tüm Reklamları Kapat

Amazon'da Milyonlarca Nüfuslu Antik Bir Medeniyet Yaşadı!

2dk
Amazon'da Milyonlarca Nüfuslu Antik Bir Medeniyet Yaşadı!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Hava destekli lazer tarama teknolojisiyle yapılan araştırma, Güneybatı Amazon'da milattan önce 600 ile milattan sonra 850 yılları arasında milyonlarca insanın yaşadığı Aquiry medeniyetinin geniş topraklarını ortaya çıkardı.
  • Aquiry halkı, ormanları yakarak tarım yaptı, anıtsal tören merkezleri inşa etti ve protein açısından zengin ağaç türlerini yönetti; bu da Amazon bölgesinin biyokültürel tarihini ve karbon dengesini etkiledi.
  • Lazer tarama sayesinde keşfedilen toprak yapılar ve yollar, Aquiry medeniyetinin siyasi, ritüel ve toplumsal işlevlerini gösterirken, medeniyetin taş kalıntısı olmaması nedeniyle tarihçesi halen tam olarak anlaşılamamıştır.

Hava destekli lazer tarama teknolojisi kullanılarak yapılan yeni bir araştırma, milattan önce 600 ile milattan sonra 850 yılları arasında Güneybatı Amazon'da gelişen çok kültürlü bir medeniyetin milyonlarca insana ev sahipliği yaptığını bizlere gösteriyor. Yaklaşık 183.000 kilometrekarelik devasa bir alana yayılan Aquiry medeniyeti, siyasi ve ritüel amaçlar için büyük merkezler inşa etmişti.

Araştırmacılar, bölgenin temsil edici bir bölümünü inceleyerek anıtsal tören mimarisine sahip 400'den fazla iyi korunmuş alanın ve daha geç dönemlere ait bazı yerleşim yerlerinin kalıntılarını tespit ettiler.

Elde ettikleri bulguları medeniyetin tüm topraklarına uyarlayan ekip, 20.000'den fazla antik toprak yapı tören merkezi olduğuna dair temkinli bir tahmine ulaştı. Bilinen en büyük alanın 50 hektarlık bir yüzölçümüne sahip olduğu biliniyor.

Tüm Reklamları Kapat

Kapsamlı yüzey araştırmaları ve radyokarbon tarihleme yöntemleri, Büyük Amazon'un %3'ünden daha azını oluşturan Aquiry bölgesinin, daha birinci binyılın başlarında bile 1,25 ila 3 milyon insana ev sahipliği yaptığını ortaya koydu. Bu bulgu, daha geniş Amazon bölgesi genelindeki nüfusa dair 1 milyon ile 10 milyon arasında değişen önceki daha muhafazakar tahminlere meydan okuyor. Öyle ki tüm Amazon'un toplam nüfusunun geçmişte on milyonlarca insanı bulmuş olabileceğini anlıyoruz.

Nature dergisinde yayımlanan çalışmayı yöneten Helsinki Üniversitesi emekli profesörü, "Bulgularımız, Amazon bölgesinin geçmişine dair anlayışımızı altüst ediyor." diyor.

İnsan Eliyle Şekillendirilen Bitkiler

Aquiry halkı, yaşadığı Amazon manzarası üzerinde derin izler bıraktı. Mısır, kabak ve manyok tarlaları açmak, anıtsal tören merkezleri inşa etmek ve bu merkezlere giden geniş yollar yapmak için bambu ağırlıklı ormanları yaktıklarını görüyoruz.

Ayrıca Aquiry halkı bahçecilikle uğraştı ve değerli ağaç türlerini yönetti. Profesör Pärssinen durumu şöyle özetledi:

Tüm Reklamları Kapat
Araştırma, insanların Amazon çevresi üzerindeki etkisinin daha önce sanılandan çok daha büyük olduğunu gösteriyor.

Brezilya cevizi ağacı, yenilebilir palmiye kalbi için de değer gören şeftali palmiyesi ve meyve veren diğer çeşitli ağaçlar da dâhil olmak üzere, bölgedeki protein açısından zengin bazı ağaç türlerinin insanlarla olan uzun süreli etkileşimi yansıttığı kanıtlandı.

Bununla birlikte Aquiry halkı, kültürel açıdan önemli ağaçların diğer türlerin zararına olacak şekilde yayılmasını da teşvik etmişti. Pärssinen bu konudaki düşüncelerini şöyle ekledi:

Bu durumun, bölgenin biyokültürel tarihini anlamamız açısından doğrudan sonuçları bulunuyor. Medeniyet ayrıca antik Amazon'un karbon üretimini ve karbon dengesini de etkilemiştir, bu durumun gelecekteki iklim modellerinde daha iyi hesaba katılması gerekiyor.

Lazer Tarama Arazi Değişikliklerinin İzlerini Ortaya Çıkarıyor

Araştırma, hava destekli lazer tarama veya kısaca LiDAR olarak bilinen teknoloji kullanılarak gerçekleştirildi. Bu teknoloji, bitki örtüsünün altındaki yeryüzü şekillerini detaylıca haritalandırır. Yapılan tarama sayesinde yağmur ormanlarının daha önce incelenmemiş kısımlarında antik medeniyete ait binlerce iz ortaya çıkarıldı. Lazer tarama işlemi yaklaşık 4.500 kilometrekarelik geniş bir alanı kapsıyordu ve bu alanın yarısından fazlası medeniyetin inşa ettiği toprak yapıların sistematik olarak değerlendirilmesi için kullanıldı.

Çalışmanın teknik yürütülmesinden sorumlu olan Finlandiya Jeouzamsal Araştırma Enstitüsü Profesörü Juha Hyyppä, uyguladıkları yöntemi şöyle açıkladı:

Her on kilometrede bir, yaklaşık bir kilometre genişliğinde bir şeridi haritalandırarak kabaca 450 kilometre uzunluğunda düz hatlar boyunca uçtuk. Bu yöntem, mümkün olan en geniş kesintisiz alanı kapsamımızı sağladı.

Tespit edilen özellikler arasında büyük geometrik şekiller ve kilometrelerce uzanan düz yollar yer alıyor. Turku Üniversitesi emekli profesörü Risto Kalliola, bu özellikleri şöyle değerlendirdi:

Bu yapıların değişen boyutları, şekilleri, inşa yöntemleri ve konumları; bölgenin kendine has coğrafi ve kültürel özelliklerini yansıtıyor.

Yerlilerin sözlü geleneklerine bakılırsa bu merkezler, topluluklar arasında ve diğer önemli varlıklarla olan ilişkileri geliştirmek amacıyla inşa edilmişti. Merkezler aynı zamanda toplanmalar, siyasi karar alma süreçleri ve şeflerin cömertlik gösterileri için birer buluşma yeri olarak da hizmet veriyordu. Törenler; ritüel dansları, müziği, şölenleri, atletik yarışmaları ve çeşitli top oyunlarını içeriyordu.

Taş Kalıntıları Olmayan Bir Medeniyet

Tüm bu devasa bulgulara rağmen, Aquiry medeniyeti hakkında hâlâ nispeten az şey biliyoruz. Medeniyetin yayıldığı bölge, kabaca günümüz Suriye'siyle aynı büyüklükteydi. Bölgede taş kaynakları bulunmadığı için günümüze herhangi bir taş kalıntı ulaşmamıştır ancak Amazon jeoglifleri olarak da bilinen anıtsal geometrik toprak yapıları, medeniyetin gerçek ölçeğini yine de gözler önüne seriyor.

Aquiry adı, yerli halkların Acre Nehri için kullandığı isimden gelmektedir. Helsinki Üniversitesinde yerli çalışmaları profesörü olan araştırmacı, Aquiry'nin toplumsal yapısını şöyle açıkladı:

Bu yapı, tek ve birleşik bir krallık değil; aksine birçok farklı topluluğun oluşturduğu geniş bir ağdı.

Bu topluluklar arasında hangi dillerin konuşulduğunu veya kendilerini ne olarak adlandırdıklarını henüz bilmiyoruz. Aynı şekilde, medeniyetin milattan sonra 850 civarında görünüşte oldukça hızlı bir şekilde çökmesine neyin sebep olduğunu da kesin olarak bilemiyoruz.

İlginç bir şekilde, Orta Amerika'daki Klasik Maya medeniyeti de kabaca aynı dönemlerde nispeten ani bir şekilde çökmüştür.

Rastgele Yazıya Git
8
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    3
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    1
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 26.10.2026 10:11:32 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/23550

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et