Kısa ve net cevap: Blemmyae halkı kesinlikle gerçekti ama göğüslerinde yüzleri olan başsız yaratıklar değillerdi! Gerçekte hepimiz gibi boyunlarının üzerinde başları olan, gayet normal insanlardı. Antik Roma metinlerinde ve Orta Çağ haritalarında göğsünde gözleri ve ağzı olan canavarlar olarak resmedilmeleri ise tamamen seyahat efsanelerinin ve kulaktan kulağa yayılan abartıların bir ürünü.
Tarihteki gerçek Blemmyeler, antik çağda günümüz güney Mısır ve kuzey Sudan çöllerinde yaşayan göçebe bir Nübye topluluğuydu. Çöl ortamına müthiş uyum sağlamış, okçulukta son derece yetenekli ve deve sırtında hızlı akınlar düzenleyen güçlü savaşçılardı. Roma İmparatorluğu ile hem çok yoğun ticaret yapmışlar hem de sınır boylarında Romalı lejyonlara epey zor anlar yaşatmışlardı. Yani biyolojik olarak hiçbir gariplikleri yoktu, sadece çölde hayatta kalma konusunda çok usta bir halktılar.
Peki bu göğsünde yüzü olan başsız insan miti tam olarak nereden çıktı? Tarihçiler ve antropologlar bu efsanenin doğuşunu birkaç çok mantıklı nedene bağlıyor:
- Savaş zırhları ve duruşları: Blemmyeler dövüşürken başlarını omuzlarının arasına iyice çekip devasa kalkanlarının arkasına gizlenirdi. Omuz hizasını aşan yüksek pelerinleri veya kalın zırhları, uzaktan bakan birine boyunları yokmuş ve kafaları gövdelerinin içine gömülüymüş gibi bir yanılsama sunabiliyordu.
- Kalkan süslemeleri: Düşmanı psikolojik olarak korkutmak için kalkanlarının veya göğüs zırhlarının üzerine devasa, korkutucu yüzler, gözler ve ağızlar çizerlerdi. Çölün toz fırtınasında ya da uzaktan silüet olarak görüldüklerinde bu çizimler doğrudan vücudun kendi yüzü gibi algılanabiliyordu.
- Antik dünyanın dedikodu kültürü: Yaşlı Plinius ve Herodot gibi antik yazarlar, bildikleri dünyanın sınırındaki yabancı halkları anlatırken fantastik ögeler eklemeyi çok severdi. Kulaktan kulağa aktarılan asker hikayeleri, sınırları korumak ve yabancıları canavarlaştırmak için hızla birer şehir efsanesine dönüşüyordu.
Kısacası bu anlatı, çöl savaşçılarının akılcı savunma taktikleri ile antik çağın popüler mitolojisinin harika bir kesişimi. Fiziksel olarak başları kesinlikle yerindeydi ama bıraktıkları efsane Orta Çağ haritalarını süsleyecek kadar canlı kaldı!
Kaynaklar
-
Pliny the Elder. Naturalis Historia (Book V, Chapter 8). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Hans Barnard. Sire, Il N'y A Pas De Blemmyes: A Re-Evaluation Of The Historical And Archaeological Evidence. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı