Evet, bilimsel açıklaması var ve cin ya da Al Karısı gerekmiyor. Doğum sonrası dönemde görülen "varlık görme", tıpta çoğunlukla doğum sonrası psikoz (puerperal psikoz), daha hafif vakalarda ise uykusuzluk, ateş, enfeksiyon veya ağır duygudurum bozukluğu ile açıklanan bir halüsinasyon tablosudur.
Doğum sonrası psikoz her 1000 doğumda yaklaşık 1 ila 2 kadında görülür. Genellikle doğumdan sonraki ilk iki hafta içinde, çoğu zaman ilk günlerde başlar. Belirtiler arasında görsel ve işitsel halüsinasyonlar, sanrılar, uykusuzluk, huzursuzluk, kafa karışıklığı ve bebekle ilgili garip inanışlar bulunur. Hastanın "odada biri var", "bebeğimi almaya geliyor" demesi klasik bir hikâyedir. Bu bir acil durumdur, çünkü hem anne hem bebek için intihar ve infantisid riski vardır. Risk özellikle daha önce bipolar bozukluğu veya doğum sonrası psikoz öyküsü olanlarda yüksektir, ama ilk kez de çıkabilir.
Mekanizma tam çözülmüş değil, ama bilinen katkılar şunlar:
- Hormonal çöküş: Doğumla birlikte östrojen ve progesteron çok kısa sürede dibe iner. Duyarlı beyinlerde bu ani değişim dopamin ve serotonin sistemlerini bozabilir.
- Uyku yoksunluğu: Uzun süreli uykusuzluk tek başına sağlıklı insanda bile halüsinasyon yapabilir. Bipolar eğilimi olanlarda mani ve psikozu tetikleyen güçlü bir etkendir.
- Genetik yatkınlık: Bipolar bozukluk öyküsü en güçlü risk faktörüdür.
- Organik nedenler: Doğum sonrası enfeksiyon (sepsis), tiroidit, preeklampsi/eklampsi sonrası nörolojik tablolar, kanama ve elektrolit bozuklukları deliryum yaparak görsel halüsinasyonlara yol açabilir. Bu yüzden önce bunlar dışlanır.
Hamilelik sırasında da uyku bozulması, kaygı ve hipnagojik/hipnopompik halüsinasyonlar (uykuya dalarken ya da uyanırken görülen sahne ve gölgeler) sık yaşanır. Uyku felci de ağır uykusuzlukta artar ve "göğsüme oturan, odada duran bir şey" deneyimini üretir. Dünya genelinde bu deneyim kültürel çerçeveye göre yorumlanır, bizde cin ya da Al Karısı, başka kültürlerde başka varlıklar olarak.
Al Karısı ise tıbbi bir olgu değil, folklorik bir anlatıdır. Eski toplumlarda lohusalık, ölümcül enfeksiyonların (lohusa humması, yani puerperal sepsis) ve doğum sonrası kanamaların çok sık olduğu bir dönemdi. Ateşle kıvranan, sayıklayan bir lohusayı ve ölen anne bebekleri açıklamak için kültür bir fail icat etti. Lohusayı yalnız bırakmama, ışık yakma, kırmızı kuşak ve demir bulundurma gibi önlemler de bu çerçevede doğdu. Yani anlatı, gerçek bir tıbbi tehlikenin halk dilindeki karşılığı olabilir.
Pratik sonuç: Doğumdan sonra bir kadın bir şey görüyor, duyuyor, uyuyamıyor, bebeğe zarar verilecek diye korkuyor ya da tuhaf konuşuyorsa bu hoca çağırma değil, acil psikiyatri ve kadın doğum değerlendirmesi konusudur. Tedavi (antipsikotikler, duygudurum dengeleyiciler, gerekirse yatış, bazen ECT) iyi sonuç verir. Üfürükle geçen her gün, tedaviyi geciktirir ve risk taşır.
Kaynaklar
-
Jones I, Chandra PS, Dazzan P, Howard LM. Lancet 2014;384:1789-99. Postpartum Psychosis. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Bergink V, Rasgon N, Wisner KL. Am J Psychiatry 2016;173:1179-88. Postpartum Psychosis: Strategies To Protect Mother And Child. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı