Fay hatlarına insan eliyle müdahale edip deprem enerjisini güvenli bir şekilde sönümlemek günümüz bilimi ve teknolojisiyle kesinlikle mümkün değildir. Depremin bizzat kendisini engellemek doğa yasaları gereği imkansız olsa da yıkımı engellemek tamamen bizim elimizdedir. Konunun kadere bağlanması ise jeolojik zorunluluktan değil, bilimi ve tedbiri yok sayan insan ihmalkarlığından kaynaklanır.
Ben jeofizikçi değilim, arazide toprağın üstüyle uğraşan bir ziraatçiyim fakat doğanın dinamiği yerin altında da üstünde de aynı sert fizik kurallarına bakar. Fay hatları, tektonik levhaların sınırlarında, yerin kilometrelerce altında kilitlenmiş devasa kaya kütleleridir. Bu hatlarda yüzlerce yıldır biriken muazzam gerilimi insan eliyle azar azar boşaltma veya fayı akışkan basarak yağlama fikri saha gerçekleriyle uyuşmaz. Yerin 10 ila 15 kilometre derinine inip milyonlarca tonluk blokların sürtünmesini yönetecek bir teknoloji yoktur. Üstelik faya sıvı enjekte ederek kaymayı tetiklemeye kalktığınızda, süreci kontrol edemezsiniz ve küçük bir sarsıntı üretmek isterken çok daha büyük ve yıkıcı bir depremi aniden tetikleme riskiniz neredeyse kesindir.
İşin kadere bağlanıp yapacak bir şey yok havasına sokulması ise düpedüz kolaycılıktır. Tarlayı taşkın yatağına ekip sel basınca kadere küsmek ne kadar akıl dışıysa, fay hattının ve alüvyon zeminin üstüne çürük bina dikip enkaz altında kalınca suçu kadere atmak da aynı aymazlıktır. Fayın kırılması engellenemez bir doğa olayıdır, tıpkı yağmurun yağması gibi. O kırılmanın afete ve toplu mezara dönüşmesi ise tamamen mühendisliğin, zemin etüdünün ve liyakatin devre dışı bırakılmasının sonucudur. Doğayla inatlaşılmaz, doğa kandırılamaz, yalnızca onun kurallarına göre sağlam durulur.
Kaynaklar
-
U.S. Geological Survey (USGS). Can We Prevent Earthquakes?. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
U.S. Geological Survey (USGS). Induced Earthquakes. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı