Sorduğunuz soru ''Zamanın başlangıcı var mıdır'' için bakarsak üç seçenek doğuyor,
Zamanın başlangıcı vardır = 1. seçenek
Zamanın başlangıcı yoktur ve zaman yoktur = 2. seçenek (bunu kast etmediğinizi biliyorum ama yine de 3. seçenek ve 2. seçenek az bir şey bağıntılı olduğu için bunu da açıklayayım)
Zamanın başlangıcı yoktur ve her zaman var olmuştur = 3. seçenek
Şimdi size neden 2. seçeneğin bana göre mümkün olamayacağını anlatacağım. İsterseniz 2. seçeneği okumayabilirsiniz çünkü zaten zamanın var olduğu gayet açık.
Zamanın başlangıcı olmasaydı Tekillik gibi bir enerji birikimi söz konusu olamazdı. Olsaydı bile bir patlama gerçekleşemezdi. Gerçekleşseydi bile Gezegen ve yıldızları oluşturacak bir enerji yayılamazdı. Yayılsaydı bile bu enerjiler bir araya gelip yıldızları oluşturamazdı. Oluştursaydı bile bu enerji soğuyamazdı. Soğusaydı bile yaşam oluşamazdı. Yaşam oluşsaydı bile yaşayan canlılar yaşadığını bilmezdi.
Şimdi size neden 3. seçeneğin bana göre mümkün olamayacağını anlatacağım.
Tekilliğin oluşması için belirli bir miktar enerjinin birleşmesi lazımdır. Bu enerjinin nasıl birleştiği tamamen teorik olduğu için tanrısal ya da bilimsel bir şekilde yaklaşabiliriz. Bu da 2 seçenek demektir
ilk seçenek, tanrısal bir şekilde Big Bang tekilliği oluşmuştur ve bundan yola çıkarak,
Tanrının bir yaratıcısı olmaması için zamanın olmaması gerekir. Zamanın olduğu bir yerde tanrının mutlak varlığı olamaz. Sebebi şudur, zaman enerji için bir katsayıdır ve eğer zamanı 0 dan farklı bir değer alırsak bu bir enerjinin hareketini ya da miktarını değiştirir. Daha kolay anlaşılabilir bir kanıt daha söyleyeyim. Eğer tanrının olduğu yerde zaman var ise, bu zamanın bir miktarı olması lazım. Mesela, 2000 yıl önce, 2 trilyon yıl önce, 20 gigillion yıl önce... Eğer tanrının olduğu yerde zaman var olsaydı, tanrı illaki bir süre öncesinde var olmamış olurdu. Kısacası onun varlığını oluşturan bir etken olması lazımdı. Bu da ya farklı bir tanrı ya da bir enerji formasyonu gerektirir. Eğer farklı bir tanrı oluşturduysa bu da bir paradoksa sokar ve bu sonsuza kadar devirli bir sayı gibi gider. Eğer bir enerji formasyonu gerekirse, bunun için bir tanrı gerekir ve tekrardan başka bir paradoksa girer. Kısacası tanrısal bir şekilde alırsak zamanın başlangıcı her türlü vardır ve zaman her zaman var olmamıştır. En azından tanrısal boyutta.
ikinci seçenek, bilimsel bir şekilde Big Bang tekilliği oluşmuştur ve bundan yola çıkarak,
şimdi, bunu bilimsel olarak söylemek imkansıza yakın çünkü tamamen var olmuş fizik kuralları üzerinden teorik bir yaklaşım dışında seçenek kalmıyor. Kısacası fizik kuralları üzerinden gitmek tek şansımız burada. Eğer o şekilde gidersek, zamanın bir başlangıcı olsaydı big bang'e gerek kalmazdı. Zaten big bang'in en önemli olaylarından birisi evrenin birçok yerine patlama tarzı yayılım sergilediği için zamanı paralel yayması ( benim teorimdir ). Eğer önceden zaman olsaydı zaten tekillik gibi bir enerji birikimi değil, saçılmış bir enerji fırtınası olurdu. Tek bir yerde var olmazlardı ve sanki uzay gibi farklı bir varoluş içerisinde olurduk. Zaten halihazırda bir enerji vardı fakat bu enerjinin nereden geldiğini sadece tanrısal bir şekilde açıklayabiliriz (yani teorik). Bu enerji her zaman sıkışmış bir şekilde miydi, yoksa bir alan içinde yüksek miktarda olduğu için hacimsel bir bükülme olup huni şeklinde tetikleyici bir mekanizma gibi yüksek enerji aşağıda birikip en sonunda barut etkisi gibi bir big bang mi oluşturdu... Kimse net bir cevap veremez çünkü imkansız. Ama, zaman önceden var olsaydı bu enerjiler saçılmaya başlardı (zaten aşırı derecede yüklü tanecikler yerinde duramazlar. Eğer çekim kuvveti olsaydı bu olabilirdi ama bunun için de zamandan önce varolmuş bir madde topluluğu lazım. Zaman önceden var olmuş ve madde sonradan varolmuş ise birbirini çekmeye fırsatları olmadan saçılmaya başlarlar. Kısacası, enerjiden sonra zamanın varolduğunun başka bir hipotezi gibi bir şey bu da)
Şimdi size 1. seçeneğin neden olabileceğini anlatıyım.
Zamanın bir başlangıcının olması zaten big bang ile uyuşan bir durum. Kısacası evrenin başlangıcı ile zamanın başlangıcı birbiri ile uyuşuyor ve bu yüzden ikisinin de birbirine yakın bir zamanda başlamış olduğunu anlıyoruz. Yani bu anlatılanda ne enerji mutlaktır ne de zaman. İkisi de big bang'in yapıtaşıdır fakat benim düşünceme göre ( ki oldukça berbat bir teoridir ) enerji zamandan daha erken oluşmuştur. Aksini kanıtlamak kolaydır. Onun da aksini kanıtlamak kolaydır çünkü bu konuda kimse bir şey bilmiyor. Fakat, zamanın bir başlangıcının olduğu kesindir. Zamanın mı daha erken yoksa enerjinin mi daha erken olduğunu da kimse bilemez. Bana göre zamandan önce enerji vardı ve bu tarz fizik kurallarına aykırı bir enerji birleşimi zaman faktörü devreye girdiğinde patlamaya dönüşmüştür. Kendi aralarında çekim yapmaya başlayıp huni şeklinin ucunda enerji topluluğunun yoğunluğu ölümcül ötesi ( varoluş yokedebilecek ya da yaratabilecek düzeyde ) oluşmuştur ve bu sayede big bang oluşmuştur. Dediğim gibi, big bangin nasıl oluştuğunu felan çözmedim ben. Sadece nasıl oluştuğu benim teorik yaklaşımıma göre böyle. Zaten benden 50 yıl daha fazla fizikle uğraşmış adamlar dururken benim bu doğrudur onlar yanlış demem aptallığın en üst hali olurdu.
Umarım yardımcı olmuşumdur. Eğer çelişen bir kısım gördüyseniz benim profilimden gönderdiğim son soru gönderisine tıklayıp yorum kısmından yorum yaparak, bu sorudaki çelişen ya da mantıksız gelen kısımları copy paste yapıp (ctrl + c ve ardından ctrl + v) çelişme sebeplerini açıklayabilirsiniz. Herhangi bir soru da sorabilirsiniz. Ben hem soru sormayı hem de soru çözmeyi seven bir insanımdır. Konunun ne olması mühim değildir.
Evrenin varsa onun da olmalı!
Çünkü onun uzay dokusuna işlenmiş bir olgu ve ondan bağımsız olamaz.
Ayrıca zaman görelidir. Bu görelilik salt biz insanlara özgü bir görelilik değil, aynı zamanda evrene içkin her maddi varlığa özgü ve karşılıklı bir göreliliktir. Hatta aynı madde için o maddenin devinimine bağlı olarak da gerçekleşen bir görelilik.
Çünkü zamanı var eden şey harekettir. Varlıkların evrensel düzlemde hem görece kendi devinimleri hem de dışındaki varlıklar ile aralarındaki kopmaz (bütünsel) ilişkinin hareketinin kaydıdır zaman…
Dolayısı ile şayet evrenimiz için bir başlangıç ve bir son öngörülüyor ise, ki ön görülüyor, evrene içkin bir olgu olan zaman bundan muaf olamaz.
Nihayetinde evrenin ısıl ölümü olarak öngörülen ve enerjinin artık madde ve dolayısı ile hareket üretemeyecek denli evrenin geneline dağıldığı yerde, devinim (hareket) özelinde, öncesi, esnası ve sonrası bağlamında ölçülecek bir olgu olmadığı için ölçecek araç (zaman) da işlevini ve dolayısı ile varlık sebebini yitirir. Sevgiyle…
Merhaba!
Bu soruya verilebilecek en kısa cevap: EVET, olmalıdır çünkü zaman aslında bir fonksiyondur. Fizik kitaplarında geçen uzay-zaman kavramı aslında bizim kartezyen koordinat sistemlerine benzemektedir yani orjin alacağımız bir noktaya sahip olmalıdır. Bu sebepler dolayısıyla zaman bir fonksiyondur ve bir tanım ve değer kümesine sahip olmalıdır ve bu durumda bir başlangıç orjini vardır.
Bilimsel düzeyde zamanın bir başlangıcı muhtemel görünüyor, çünkü standart kozmolojik modeller geçmişte bir sınır öneriyor "Big Bang Teorisi gibi" ama bu kesin değil, daha çok “şu andaki fizik yasalarımızla anlayabildiğimiz kadarıyla bir sınır var” demektir.
Yani bence de hiçlikten gelen bir varlık mutlaka olmalı...
Sorunuz aklıma Stephen Hawking'in "Yaratıcısı olmayan bir tanrıyı açıklayabildiğiniz zaman, yaratıcısı olmayan bir evreni de açıklayabilirsiniz.” bu sözünü getirdi...
Ve fakat;
Zaman belki de sabit değil, evren-bilinç süreci içinde değişime uğrayan bir boyut olabilir. Dolayısıyla “bir başlangıcı olmak zorunda mı?” sorusuna verilecek cevap, “evet zorunda”dan ziyade “başlangıç kavramımızın yeniden düşünülmesi gerekebilir...” olmalıdır...
Belki de ilk başta sadece; zaman + 0 boyutlu bir evren vardı?
Sonra; zaman + 1 boyutlu evren,
Sonra; zaman + 2 boyutlu evren,
Şimdi de zaman + 3 boyutlu bir evrenin “bizi de arayüz olarak kullandığı ve bizim gerçekliğimizle veri güncelleyerek evrimleştiği” bir boyutun içerisindeyiz…
Bu boyutun sonu Kıyamet’in itici güç olarak doğurduğu yeni bir Big Bang ile yeni bir başlangıçsa, sonraki boyut da; zaman + 4 boyutlu evren demektir.
Size çok uçuk geliyor değil mi? Bana göre ise çok gerçekçi bir ihtimal gibi…
Kosmotelyum 3.0: Zamanın Metaformozu:
https://medium.com/turkiyem/kosmotelyum-3-0-zaman%C4%B1n-metaformozu-320198d3318a
Şu an için “zorunlu” değil fakat hem fiziksel hem de felsefi sebeplerle zamanın bir başlangıcı olması mantıklı bir seçenek. Hangi tarafın doğru olduğu henüz kesin olarak bilinmiyor.
Şöyle ki:
Zamanın bir başlangıcı olmak zorunda değil ama olabilir; bu konuda kesin bir cevap yok. Big Bang’e baktığımızda her şey sanki çok yoğun bir noktadan çıkmış ve zaman orada “başlamış” gibi görünüyor. Ama bazı bilimsel modeller de zamanın aslında geçmişte sonsuza kadar uzayabileceğini söylüyor. Yani zaman hep varmış gibi düşünebileceğimiz ihtimaller de var. Felsefi olarak da iki görüş var: kimisi “başlangıç olmalı” derken kimisi “sonsuz geçmiş gayet mümkün” diyor. Bu yüzden konu hâlâ açık. Şu anki bilgilerle yapabileceğimiz en net şey, zamanın başlangıcı olup olmadığını henüz bilmediğimizi kabul etmek. Bilim geliştikçe daha sağlam bir cevap çıkacak.