Firmalar ve devletler mantıklı davranarak bir anlaşma gereğince (Montreal Protokolü) ozon tabakasına zarar veren kimyasalları kullanmayı ve üretmeyi aşamalı olarak bıraktılar bu sayede ozon tabakası kendisini bir yere kadar onarabildi. Artık deliğin insan sağlığını tehdit etmediğini söylemek doğru olacaktır galiba.
Ozon tabakasının delinmesi tabi ki de korkunç bir olaydı ama bence kurşunlu benzinin kullanımının bıraktırılması gibi bize harika bir örnek verdi insanlar bir hedefe kolektif bir şekilde ulaşmayı denediklerinde o hedefe ulaşabiliyorlar. Ozon tabakasının delinmesi gibi bir felaketi bu şekilde atlatmamız bence gerçekten harika bir olaydı.
Bence buradaki en yanlış şey ozon tabakasının harika bir kümülatif çaba ve doğru hareketle onarılmasının elaborate edilmemiş olmasıdır. Bunun hakkında kaliteli ve izlenebilir belgeseller çekilmeliydi ve vizyona sokulmalıydı çevreciler bunu büyük bir zafere çevirmeliydiler ama zar zor konudan bahsediliyor. Dünyanın en fazla izlenen belgeselleri keşke bu çevresel zaferler hakkında olsaydı Kaplan Kral gibisinden saçmalıklar (izlemesi zevkliydi yine de ama olay tam bir saçmalıktı bence belgeseli yapan o kadar iyi yapmamış olsaydı izlenmezdi) yerine.
Bilime kulak verilmesi sayesinde yanlış yoldan dönüldü ve gerçekten de bilim insanlarının öngördüğü üzere, 1987 yılında imzalanan Montreal Protokolü ile kloroflorokarbonlar gibi tehlikeli kimyasalların üretim zincirlerinden çıkarılması sonucu ozon tabakasındaki delinme tersine döndü. Şu anda Antarktika üzerinde halen bir delik var, ama her yıl ortalamada giderek küçülüyor:[1]
Ozon deliğinin 1979 yılından beri gelişimi...
Maalesef gezegene zarar vermek çok kolay ama o zararı tersine çevirmek çok zor: Yapılan hesaplara göre antlaşma şartlarına uyulmaya devam edilirse, bu yüzyılın ortalarında delik tamamen yok olmuş olacak. Ama bu, her türlü muhteşem bir başarı olacak!
Bu, bilimin ürkütücü gücünü ve maalesef halk ile bilim arasındaki kopukluğu da gösteriyor: Bilimin söyledikleri dinlendiğinde, bilimin öngördüğü dehşet senaryoları gerçekleşmiyor ve halk sanıyor ki zaten onların hiçbiri gerçek değildi. Bilimin başarısı, sanki bilim başarılı değilmiş gibi bir algı yaratıyor.
Tüm Reklamları Kapat
Bunun bir benzerini COVID'de gördük: Dünya genelinde en az 6, muhtemelen 15-20 milyon insanı öldüren bir salgın, gezegenin yarısının aşılanması sayesinde ve maalesef yüz milyonlarca insanın bilimi dinlemeyip göz göre göre hastalığa yakalanmayı seçmesi (ve hem ölmesi hem de Uzun COVID nedeniyle halen yatakta vakit geçirmeleri) nedeniyle durdu. Şimdi sosyal medya, aşının boşuna yapıldığıyla ilgili yalanlarla dolup taşıyor. Keza kızamık aşıları gibi çocukluk hastalıkları için de bu böyle: Aşılar bize kızamığın berbatlığını unutturduğu için, şimdi kendini bilmez densizler kızamık aşılarının aslında gerekli olmadığını söylüyorlar. Çünkü bilimin başarısı, dehşeti ortadan kaldırdığı için, o dehşetin aslında gerçek olmadığına yönelik yayınlar yapan şarlatanlara ister istemez alan açıyor. Bu, insan denen türün aptallığının müthiş bir göstergesi...
Kaynaklar
J. Diaz. The Ozone Layer Is On Track To Recover In The Coming Decades, The United Nations Says. (10 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 9 Temmuz 2023. Alındığı Yer: NPR
| Arşiv Bağlantısı
174 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
76
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverlerin ortak çabası ve öz denetimiyle yürüyen özgür bir ortam. Evrim Ağacı'nın yayınladığı makalelerin aksine, bu platformdaki soru ve cevapların içeriğini veya doğruluğunu Evrim Ağacı yönetimi denetlemiyor. Evrim Ağacı, burada yayınlanan cevapları desteklemez ve doğruluklarını garanti etmez. Doğru olmadığını düşündüğün cevapları denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru cevapları kaynaklarıyla yazabilir ve oylarınla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsin.