Kusma öncelikle doğuştan (kalıtsal) bir reflekstir, doğduktan sonra geliştirdiğimiz veya öğrendiğimiz bir yetenek değildir. Kusma refleksi yabancı veya zararlı materyalin farinks, larinks ya da trakeye girmesini önleyen, normal yutkunma sırasında gerçekleşmeyen koruyucu bir reflekstir.[2][1]
Peki hayvanlar, doğuştan gelen davranışları nereden biliyorlar? Davranışlar nasıl evrimleşir? Sormak istediğiniz bu ise karşımıza Baldwin Etkisi çıkar. Evrim, bu davranışların ortaya çıkmasının nihai nedenidir. Evrim Teorisi dahilinde, davranışsal özelliklerin genler ve evrim bazındaki değişimlerini inceleyen teoriye Baldwin Etkisi ya da Baldwinci Evrim Teorisi adı verilir. Baldwin Etkisi özünde, etolojide (hayvan davranışları biliminde) "sabit hareket desenleri" olarak bilinen kalıp davranışların ve benzeri hayvan davranışlarının da evrimsel süreçle şekillendiğini ileri sürer.
Aslında Baldwin Etkisi'nin temelinde de genler yatmaktadır. Ancak bu genler, fiziksel özellikleri belirlemek yerine davranışsal özellikleri etkileyen ve belli davranışların aktif hale gelmesi konusunda yatkınlıkları belirleyen genlerdir. Eğer ki bir birey, evrimsel süreçte çok kısıtlı sayıda davranışa sahip olabilecek şekilde özelleştiyse, çevrenin hızlı değişimine adapte olamayarak elenecektir. Bu, fiziksel yetersizlikten değil, davranış yelpazesinin kısıtlı olmasından kaynaklanır. Yani elenmesine neden olan şey, doğrudan fiziksel bir eksiklik ya da zayıflık değildir. Evrimsel süreçte, geniş bir davranış yelpazesine sahip olmanın avantajlı olacağını öngörür. Bu konuyla ilgili yazıyı kaynakçada bulabilirsiniz:[3]