Evet, biyolojik açıklamaları var, ama ortada "mutlu ölüm" diye bir şey yok. Ölümde görülen gülümseme büyük ihtimalle yüz kaslarının ölüm anındaki veya sonrasındaki fiziksel durumundan kaynaklanıyor, kişinin o an bir şey hissettiğini göstermiyor.
Başlıca mekanizmalar şunlar:
- Kas gevşemesi ve gerilmesi: Ölümle birlikte yüz kasları önce gevşer, çene düşebilir. Sonra kaslar sertleşir (rigor mortis), bu da genellikle ölümden birkaç saat sonra başlar ve yüzde dahil bütün vücutta gelişir. Bu süreçte dudak kenarları yukarı çekilmiş gibi görünebilir. Yüzün son hali, kasların hangi konumda kaldığına göre belirir.
- Sinir sisteminin kontrolü kaybetmesi: Beyin hasarı veya oksijen yetersizliği sırasında beyin sapı ve omurilik düzeyindeki devreler kontrolsüz ateşlenebilir. Bu, istemsiz kas kasılmalarına yol açabilir. Gülme benzeri yüz ifadeleri bu tür refleks hareketleriyle oluşabilir.
- Risus sardonicus: Tetanoz gibi durumlarda yüz kasları sürekli kasılır ve kişi gülümsüyormuş gibi görünür. Bu ifade tamamen kas spazmına bağlıdır, duyguyla ilgisi yoktur.
- Bakış açısı etkisi: Yakınlarını kaybeden insanlar yüzde huzur arayabilir. Tesadüfen yukarı kıvrılmış bir dudak, olduğundan daha anlamlı algılanabilir. İnsan beyni yüzlerde duygu görmeye çok yatkındır (pareidolia ve duygu atfı).
Trafik kazası veya enkaz gibi durumlarda da benzer şeyler geçerli. Ağır travma, oksijen kesilmesi, kan basıncı çöküşü ve kas tonusunun değişmesi yüzün şeklini belirler. Ayrıca bu tür anlatılar çoğunlukla sonradan, yakınların hatırasından aktarılır. Gülümseyen yüzler akılda daha çok kalır, nötr veya acılı olanlar ise daha az anlatılır, bu da seçici bir hatırlamaya yol açabilir.
Özetle gülümseme, kişinin o anki duygusunu göstermez. Bilimsel olarak bilinen tek şey, ölüm sürecinde yüz kaslarının istemsiz davranabileceği ve sonuçta bazen gülümsemeye benzeyen bir ifade çıkabileceğidir. Bu ifade hem teselli verici hem de tamamen biyolojik olarak açıklanabilir bir olgudur.