Öncelikle şehirde park gezip doğayı masal sananların diline dolanan şu ezberi bozalım, çam ağaçları gayet de yaprak döker. Sadece geniş yapraklılar gibi sonbahar gelince don gömlek soyunmazlar. İğne yapraklar türüne göre iki ila beş yıl dalda kalır, vakti dolan sararır düşer, alttan yenisi sürer. Ağaç hiçbir mevsim cascavlak kalmadığı için dışarıdan bakan biri onu hiç yaprak dökmüyor zanneder.
Bu durumun evrimsel kökeni milyonlarca yıl öncesine, kuraklığın ve soğuğun kol gezdiği, toprağın besin açısından fakirleştiği jeolojik dönemlere dayanır. Çorak toprakta her bahar sıfırdan binlerce yaprak üretmek bitki için muazzam bir enerji ve besin maliyetidir. Azot ve fosfor gibi topraktan bin bir güçlükle çekilen elementleri her sonbahar döküp ziyan etmek yerine, yaprağı birkaç yıl dalında tutmak ağacın sermayesini korumasını sağlar.
Diğer temel sebep su ve don stresidir. Çamın yaprağı laf olsun diye iğne şeklinde değildir. Yüzey alanı dardır, üzeri kalın reçineli bir mumsu tabakayla kaplıdır ve gözenekleri derine gömülmüştür. Kışın toprak donduğunda kökler su çekemez ve bitki fizyolojik kuraklığa girer. Geniş yapraklı bir ağaç o donda yaprağını dökmezse terlemeyle bünyesindeki bütün suyu kaybedip kurur. Çam ise bu zırhlı iğneleri sayesinde hem ayazı hem de yaz kuraklığını firesiz atlatır.
Üstelik bu yapı ağaca ciddi bir zaman avantajı sağlar. Soğuk ve yüksek rakımlı yörelerde büyüme mevsimi çok kısadır. Ağaç yaprak açacağım diye haftalarca oyalanırsa fotosentez yapacak vakit bulamaz. Çam ağacı yaprağını hazır tuttuğu için kış ortasında güneşi gördüğü, sıcaklığın azıcık elverdiği ilk ılık günde anında fotosenteze başlar. Kısacası ortada romantik bir yeşillik değil, çetin doğa koşullarında hayatta kalmak için kurulmuş çok ince bir enerji ve besin hesabı vardır.
Kaynaklar
- Thomas J. Givnish. Adaptive Significance Of Evergreen Vs. Deciduous Leaves: Solving The Triple Paradox. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Brian F. Chabot, David J. Hicks. The Ecology Of Leaf Life Spans. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı