Renksiz, kokusuz, gaz halde bulunan bir kimyasal elementtir. Aynı zamanda evrende en çok bulunan ve en hafif elementtir. Suda ve bütün organik bileşiklerde bulunur. Kimyasal olarak birçok element ile tepkimeye girer. 1776’da Henry Cavendish tarafından keşfedilmiştir.
Renksiz, kokusuz, gaz halde bulunan bir ametal elementtir. Periyodik tabloda 18. gruba aittir. Bütün elementler arasında en düşük kaynama noktasına sahip olup sadece baskı uygulanırsa katılaştırılabilir. Kimyasal olarak atıldır ve bilinen bir bileşiği yoktur. 1868 yılında Lockyer tarafından güneş spektrumunda keşfedilmiştir.
Gümüşümsü bir metaldir. Periyodik tabloda birinci grubun ilk üyesidir. Lityum tuzları psiko-tıpta kullanılır.
Periyodik tabloda ikinci grup üyesi bir gri metal elementtir. Zehirli olup ciddi düzeyde akciğer hastalıklarına ve dermatite yol açabilir. Yüksek derecede kovalent özelliği gösterir. 1828'de F. Wohler ve A.A. Bussy tarafından birbirlerinden bağımsız olarak izole etmiştir.
Periyodik tabloda 13. grupta yer alan bir elementtir. İki allotropa sahiptir. Amorf bor kahverengi toz iken metalik bor siyahtır. Metal hali serttir (Mohs ölçeğinde 9.3) ve oda sıcaklığında kötü bir iletkendir. Doğada asla serbest olarak bulunmaz. Bor-10, nükleer reaktör kontrol çubukları ve zırhlarında kullanılır. 1808'de Sir Humprhy Davy, J.L. Gay-Lussac ve L.J. Thenard tarafından keşfedilmiştir.
Karbon, periyodik tabloda 14. grupta yer alan elementtir. Elmas, grafit ve fulerit olmak üzere üç allotropu vardır. Karbon-14 yaygın olarak radyoaktif tarihlendirmede kullanılır. Karbon, organik hayatın tümünde bulunur ve organik kimyanın temelidir. Kendisiyle ve başka birçok element ile bağlanma gibi ilginç bir kimyasal özelliği bulunmaktadır.
Periyodik tabloda 15. grupta bulunan renksiz ve gaz halde bulunan bir elementtir. Atmosferin yaklaşık %78'ini oluşturur ve ekosistemin önemli bir parçasıdır. Endüstriyel amaçlarla kullanılan azot, sıvı havanın ayrımsal damıtılmasıyla elde edilir. Kimyasal olarak etkisiz olup sadece yüksek sıcaklıkta veya elektriksel boşalma sırasında tepkimeye girer. 1772'de D. Rutherford tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tabloda 16. grupta yer alan renksiz ve kokusuz olup gaz halde bulunan bir elementtir. Yerkabuğunda en çok bulunan element de olmasının yanında aynı zamanda atmosferin %20.8’ini oluşturur. Endüstriyel amaçlar için kullanıldığında, ayrımsal damıtma ile sıvı havadan ayrılır. Yüksek sıcaklık kaynaklamasında ve nefeslendirmede kullanılır. Yaygın halinde oksijen şeklindedir, ancak atmosferin üst tabakasında ozon olarak bulunur. 1774’te Priestley tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tabloda 17. gruba (halojenler) dahil olan zehirli, soluk sarı renkte ve gaz halde bulunan bir elementtir. Kimyasal olarak en reaktif ve elektronegatif elementtir. Oldukça tehlikeli olup ciltle temas ettiği takdirde ciddi kimyasal yanıklara sebep olur. Flor, 1771’de Scheele tarafından bulunmuş ve ilk kez 1886’da Moissan tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tabloda 18. grupta (soy gazlar) bulunan renksiz gaz şeklinde bir elementtir. Neon, atmosferde bulunur ve atmosfer hacminin %0.0018’ini oluşturur. Neon bazlı lambalarda ve deşarj tüplerinde kullanıldığında belirgin bir kırmızımsı parıltı saçar. Hemen hemen hiçbir bileşik oluşturmaz. Neon, 1898 yılında Sir William Ramsey ve M.W. Travers tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tabloda birinci gruba mensup (alkali metaller) yumuşak gümüşümsü bir elementtir. Havada oksitlenip, suyla da şiddetli olarak tepkimeye giren bu element oldukça reaktiftir. Bu yüzden yağ altında tutulması gerekir. İlk kez 1807’de Humphrey Davy tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tablonun ikinci grubuna (toprak alkali metaller) ait gümüşümsü metal elementtir. Canlı organizmalar için çok önemlidir ve birçok hafif alaşımda kullanılır. Kimyasal olarak oldukça reaktif olup havaya maruz kaldığında ve yoğun bir beyaz alevle yandığında dış yüzeyinde koruyucu bir oksit kaplama oluşur. Aynı zamanda kükürt, azot ve halojenlerle tepkimeye girer. İlk kez 1828’de Bussy tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tablonun üçüncü grubunda bulunan gümüşümsü beyaz, parlak, metal bir elementtir. Oldukça reaktiftir fakat tepkimeye girdiğinde havada hızlı bir şekilde oluşan saydam ve ince bir oksit katmanı ile korunur. Alüminyumun birçok endüstriyel kullanımının yanı sıra pek çok alaşımı mevcuttur. Ağırlık olarak Dünya'nın yer kabuğunun %8.1’ini oluşturur. 1825’de H.C. Oersted tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tablonun 14. grubuna ait yarı metal bir elementtir. Ağırlık olarak %25.7’sini oluşturduğu yer kabuğunda en çok bulunan ikinci elementtir. Kimyasal olarak karbondan daha az reaktiftir. İlk kez 1787’de Lavoisier tarafından bulunmuş ve 1823’te Berzelius tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tabloda 15. grupta bulunan ametal bir elementtir. Birçok allotrop formu mevcuttur. Canlı organizmalar için önemli bir elementtir. 1669’da Brandt tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tabloda 16. gruba ait sarı ve ametal bir elementtir. Aminoasit sisteininde ve metionininde, dolayısıyla birçok proteinde gerekli olduğu için canlı organizmalar için önemli bir elementtir. Bitkiler tarafından topraktan sülfat iyonu olarak emilir.
Halojen elementidir. Yeşilimsi sarı renkte, zehirli ve gaz haldedir. Deniz suyunda sodyum klorür olarak doğada bolca bulunur. Birçok element ve bileşik ile doğrudan tepkimeye giren güçlü bir oksitleyici maddedir. 1774 yılında Karl Scheele tarafından keşfedilmiştir. 1810’da da Humphrey David bir element olduğunu doğrulamıştır.
Tek atomlu bir soygazdır. Havanın %0.93’ünü oluşturur. Renksiz ve kokusuzdur. Atıldır ve gerçek bileşiği yoktur. Lord Rayleigh ve Sir William Ramsey, 1894’te bulmuştur
Periyodik tabloda birinci gruba (alkali metaller) ait yumuşak gümüşümsü metal bir elementtir. Deniz suyu ve birçok mineralde doğal olarak bulunur. Kimyasal olarak oldukça reaktif olmakla birlikte davranış ve bileşiklerinde sodyuma benzer. 1807’de Sir Humphry Davy tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tablonun ikinci grubuna ait yumuşak gri bir metal elementtir. Toryum, zirkonyum ve uranyumun özütlemesinde indirgeyici madde olarak kullanılır. Canlı organizmalar için önemlidir.
Periyodik tabloda üçüncü gruba ait olan ve nadir bulunan yumuşak gümüşümsü metal elementtir. Dokuzunun radyoaktif ve kısa yarı ömüre sahip olmasıyla birlikte on izotopu vardır. 1869’da Mendeleyev tarafından öngörülmüş, 1879’da da Nilson tarafından izole edilmiştir.
Beyaz renkte geçiş metalidir. Birçok mineralde rastlanır. Aşınmaya dayanıklı, güçlü ve hafif alaşımlarda kullanılır. Havaya maruz kaldığında dış yüzünde pasif bir oksit kaplama oluşturur. İlk kez Gregor tarafından 1789’da keşfedilmiştir.
Yumuşak ve sünek parlak beyaz bir metaldir. Alkali, sülfirik ve hidroklorik asit aşınmasına karşı iyi bir dirence sahiptir. 933K gibi bir sıcaklıkta hemen oksitlenir. Vanadyumun iki tane doğal olarak bulunan izotopu ve beş radyoizotopu vardır. Bunlar arasında V-49, 337 gün ile en uzun yarı ömre sahiptir. Vanadyum nükleer alanda yaygın olarak kullanılır. Folyosu çeliğe titanyum giydirirken, vanadyum-galyum bant da süper iletken mıknatıs üretiminde kullanılır. Asıl olarak 1801’de Meksikolu Andres Manuel del Rio tarafından keşfedilmiştir. Ancak, bu keşfi yeterince göze çarpmamış ve 1820’de İsveçli Nils Gabriel Sefstron vanadyumu yeniden keşfetmiştir. Metalik vanadyum 1867’de Henry Enfield Roscoe tarafından izole edilmiştir. Elementin adı, bir İskandinav tanrıçası olan Vanadis’ten gelir. Gümüşümsü-beyaz geçiş elementidir. Vanadyum, askidyalar için oldukça gereklidir. Sıçan ve tavukların da ihtiyaç duydukları bilinir. Metal tozu bir yangın tehlikesi oluşturmaktadır. Bunan yanında, vanadyum bileşiklerinin son derece zehirli oldukları unutulmamalıdır. Element, solunduğu takdirde akciğer kanserine sebep olabilir.
Sert gümüşümsü bir geçiş elementidir. Dekor amaçlı yapılan elektro-kaplamada kullanılır. 1797’de Vauquelin tarafından keşfedilmiştir.
Gri ve gevrek bir geçiş metalidir. Son derece elektropozitif olup ısıtıldığında ametallerle birleşebilir. 1774’te Scheele tarafından keşfedilmiştir.
Dövülebilir, sünek ve gümüşümsü bir geçiş metalidir. Dokuz izotopu vardır ve yer kabuğunda en çok bulunan dördüncü elementtir. Eser element olarak canlı organizmalarca (insanlarda hemoglobinde bulunur) ihtiyaç duyulur. Oldukça reaktiftir, nemli havada oksitlenir, seyreltik asitlerde hidrojeni ortadan kaldırır ve ametal elementlerle birleşir.
Açık gri bir geçiş elementidir. Bazı göktaşları eser miktarda kobalt içerir. Kullanımı için genellikle alaşımlanır. Memeliler az miktarda kobalt tuzuna ihtiyaç duyar. Kobaltın yapay olarak üretilen radyoaktif izotopu Kobalt-60 önemli bir radyoaktif izleyici ve kanser tedavisi maddesidir. 1737’de Brandt tarafından keşfedilmiştir.
Dövülebilir, sünek ve gümüşümsü bir geçiş elementidir. 1751’de A.F. Cronstedt tarafından keşfedilmiştir.
Kırmızı-kahverengi bir geçiş elementidir. Romalılar tarafından "cuprum" olarak adlandırılmıştır. Binlerce yıldır özütlenip kullanılmaktadır. Dövülebilir ve sünek olmasının yanı sıra harika bir elektrik iletkenidir. Nemli koşullarda, dışında yeşilimsi bir tabaka oluşur.
Mavi-beyaz renkte metal bir elementtir. Birçok bileşikte doğal olarak bulunur. Beş kararlı izotopu ve altı radyoaktif izotopu bulunmuştur. Kimyasal olarak reaktif bir metaldir, oksijen ve diğer ametallerle birleşir. Seyreltik asitlerle tepkimeye girip oksijen salınımı yapar.
Yumuşak, gümüşümsü bir metal elementtir. Periyodik tablonun 13. grubuna aittir. İki kararlı izotopu Ga-69 ve Ga-71'dir. Bilinen sekiz radyoaktif izotopu vardır ve hepsi kısa yarı ömre sahiptir. Galyum arsenit bir yarı iletken olarak kullanılır. Diğer birçok metali örgülerine yayılarak aşındırır. İlk kez Francois Lecoq de Boisbaudran tarafından 1875'de bulunmuştur.
Parlak, sert ve yarı metal bir elementtir. Periyodik tablonun 14. grubunda bulunur. Pek çok sayıda organometalik bileşik oluşturur. 1871'de Mendeleyev tarafından öngörülmüş, 1866'da da Winkler tarafından bulunmuştur.
15. grupta bulunan bir yarı metal elementtir. Sarı, siyah ve gri olmak üzere üç allotropu vardır. Halojenlerle, yoğunlaştırılmış yükseltgen asitlerle ve sıcak alkalilerle tepkimeye girer. Albertus Magnus'un 1250 yılında elementi ilk izole eden kişi olduğu düşünülmektedir.
Periyodik tablonun 16. grubunda bulunan bir yarı metal elementtir. Birden fazla allotrop hali mevcuttur. Kimyasal olarak sülfüre benzer. 1817'de Jons J. Berzelius tarafından bulunmuştur.
Halojen bir elementtir. Kırmızı renktedir ve oda sıcaklığında uçucu sıvı haldedir. Reaktifliği klor ve iyot arasındadır. Sıvı halde insan dokusuna zararlıdır, gaz halde de gözlerde ve boğazda tahriş yapar. 1823'de Antoine Balard tarafından keşfedilmiştir.
Renksiz ve gaz halde bir elementtir. Soygazlar sınıfının bir üyesidir. %0.0001 hacimle havada bulunur. Ayrımsal damıtma yardımı ile sıvı havadan özütlenebilir. Genel olarak izole edilmez ancak floresan lambalarda diğer atıl gazlarla beraber kullanılır. Beş doğal ve beş radyoaktif izotopu bulunur. En kararlı radyoaktif izotopu olan Kr-85, 10.76 yıl yarı ömre sahiptir ve fizyon reaktörlerinde elde edilir. Her ne kadar flor ile bileşikler oluşturduğu bilinse de pratikte atıldır.
Yumuşak, gümüşümsü, metal bir elementtir. Periyodik tablonun birinci grubunda bulunur. Doğal olarak bulunan Rb-97 izotopu radyoaktiftir. Birinci gruptaki diğer elementlerin havada kendiliğinden ateş almak gibi benzer özelliklerine sahip olup son derece radyoaktiftir. 1861'de W. Bunsen ve G.R. Kirchoff tarafından spektroskopik olarak keşfedilmiştir.
Yumuşak, sarımtrak metal bir elementtir. Periyodik tablonun ikinci grubuna aittir. Kimyasal olarak oldukça reaktiftir. Sr-90 radyoaktif serpintide bulunur ve 28 yıl yarı ömrü vardır. 1798'de Klaproth ve Hope tarafından keşfedilmiş, 1808'de de Humprhy Davy tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tablonun üçüncü grubundan bulunan gümüşümsü-gri bir elementtir. Uranyum cevherlerinde bulunur. Tek doğal izotopu Y-89'dur. 14 tane de yapay izotopu vardır. Kimyasal olarak lantanitlere benzer. 400 derece sıcaklığın altındaki havada kararlıdır. 1828'de Friedrich Wohler tarafından keşfedilmiştir.
Gri-beyaz bir geçiş metalidir. Bilinen beş doğal ve altı radyoaktif izotopu vardır. Nükleer reaktörlerde nötron soğurucusu olarak kullanılır. 1789'da Martin Klaproth tarafından keşfedilmiş, 1824'te de Berzelius tarafından izole edilmiştir.
Yumuşak, sünek, gri-mavi bir geçiş metalidir. Mukavemeti arttırmak için kaynaklı bağlantılarda ve özel çeliklerde kullanılır. Halojenlerle birleşir ve 200 derece sıcaklıkta havada oksitlenir. 1801 yılında Charles Hatchett tarafından keşfedilmiş, 1864'te de Blomstrand tarafından izole edilmiştir. Asıl adı kolombiyumdu.
Gümüşümsü-beyaz, sert, bir geçiş metalidir. Kimyasal olarak reaktif değildir ve birçok asitten etkilenmez. Yüksek sıcaklıklarda oksitlenir. Yedi doğal izotopu ve dört radyoizotopu vardır. Bu dördü içinde Mo-93, 3500 yıl yarı ömürle en kararlı olanıdır. Molibden hemen hemen bütün yüksek mukavemetli çeliklerde kullanılır. Nükleer alanda kullanılır ve petrol rafinesinde bir katalizör görevi görür. 1778'de İsveçli Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfelilmiştir. Katışıklı metal hali 1782'de Peter Jacob Hjelm tarafından elde edilmiştir. İsmi, Yunanca'da kurşun anlamına "molybdos" sözcüğünden gelir. Eser miktarda molibden bilinen bütün yaşam formları için gereklidir. Molibden bileşiklerinin tamamının yüksek derece zehirli olduğu göz önünde bulundurulmalır. Ayrıca bu bileşikler ciddi düzeyde doğum kusurlarına yol açabilir.
Radyoaktif bir geçiş metalidir. Bazı yıldızlarda ve uranyumun fisyon ürünlerinde bulunabilir. İlk olarak Perrier ve Segre'nin molibdeni dötronlarla bombardıman etmesi sonucu Tc-97'nin ortaya çıkmasıyla elde edilmiştir. Tc-99 2.6*10^6 yıllık yarı ömür ile en kararlı izotopudur. Bilinen 16 izotopu vardır. Organik teknetyum bileşikleri kemik görüntülemede kullanılır. Renyum ve manganez arasında kimyasal özelliklere sahiptir.
Sert, beyaz bir geçiş metalidir. Platinle birlikte bulunur. Bazı platin alaşımlarında bir katalizör olarak kullanılır. Erimiş alkalilerde çözünür ve asitler tarafından saldırıya uğramaz. Halojenlerle ve oksijenle yüksek sıcaklıklarda tepkimeye girer. 1844 yılında K.K. Klaus tarafından izole edilmiştir.
Gümüşümsü beyaz bir geçiş metalidir. Platinle beraber bulunur ve bazı platin alaşımlarında kullanılır. Asitler tarafından saldırıya uğramaz, sadece kral suyunda çözülür. 1803'te W.H. Wollaston tarafından keşfedilmiştir.
Yumuşak, beyaz ve sünek bir geçiş elementidir. Bazı bakır ve nikel cevherlerinde bulunur. Normal sıcaklıklarda oksijenle tepkimeye girmez. Sadece hidroklorik asitte çözünür. 1803'te W.H. Wollaston tarafından keşfedilmiştir.
Beyaz, parlak, yumuşak bir geçiş metalidir. Hem kendi element şeklinde hem de minerallerde bulunur. Mücevheratta, yemek takımları gibi birçok üründe bulunur.
Periyodik tabloda 12. gruba ait yumuşak, mavimsi bir metaldir. Düşük yoğunluklarda dahi son derece zehirlidir. Kimyasal olarak çinkoya benzer ama daha kompleks bileşiklere elverişlidir. 1817'de F. Stromeyer tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tablonun 13. grubunda bulunan yumuşak, gümüşümsü bir elementtir. En yaygın olan doğal izotopu, 6*10^4 yıllık yarı ömüre sahip olan In-115'dir. Başka beş izotopu daha vardır. 1863'te Reich ve Richter tarafından keşfedilmiştir.
Gümüşümsü, dövülebilir, periyodik tablonun 14. grubuna ait metal bir elementtir. Beş tanesi radyoaktif olmakla birlikte bilinen 26 adeti izotopu vardır. Kimyasal olarak reaktiftir. Doğrudan klor ve oksijenle tepkimeye girer ve seyreltik asitlerde hidrojeni ortadan kaldırır.
15. gruba mensup bir elementtir. Birden fazla allotropik oluşumu vardır. Antimonun kararlı hali mavi-beyaz bir metaldir. Sarı ve siyah antimon kararsız ametallerdir. Alev dayanıklılığında, seramiklerde, emayelerde ve kauçukta kullanılır. Oksitlenen asit ve halojenlerden etkilenir. İlk kez 1450'de Tholde tarafından rapor edilmiştir.
Gümüşümsü, 16. grup üyesi yarı-metal bir elementtir. Sekiz doğal, dokuz radyoaktif izotopu vardır.
Koyu mor, ametal, 17. gruba ait bir elementtir. Suda çözünmez. Canlı organizmalar eser element olarak ihtiyaç duyar. 14 radyoaktif izotopa ek olarak, I-127 olarak tek kararlı izotopu vardır. Kimyasal olarak halojenlerin en az reaktifi ve en elektropozitif halojendir. 1812'de Courtois tarafından keşfedilmiştir.
Periyodik tablonun 18. grubunda (soygazlar) bulunan renksiz ve kokusuz bir gazdır. Bilinen dokuz doğal izotopu ve yedi radyoaktif izotopu vardır. Ksenon, sentezlenen ilk soygaz bileşiğinin bir parçasıydı. O zamandan beri ksenonun yer aldığı başka birçoğu da bulundu. 1898'de Ramsey ve Travers tarafından keşfedildi.
Yumuşak, gümüşümsü-beyaz, birinci gruba mensup metal bir elementtir. Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan üç metalden biridir. Cs-133 doğal ve tek kararlı izotopudur. 15 radyoizotopu daha vardır. Sezyum, soğuk su ve buzla 157K sıcaklığın üzerinde patlayarak tepkimeye girer. Sezyum hidroksit bilinen en güçlü bazdır. Sezyum en elektropositif, en alkali olan ve bütün elementler arasında en az iyonlaşma potansiyeline sahip elementtir. Bilinen kullanımları arasında atom saatlerinin temel bileşenliği, bazı organik bileşiklerin hidrojenleşmesini sağlayan katalizör olması ve fotoelektrik hücreler vardır. Sezyum, 1860 yılında spektroskopik olarak Gustav Kirchoff ve Robert Bunsen tarafından keşfedilmiştir. Bulunması, spektrumundaki parlak mavi çizgiler sayesinde olmuştur. Elementin ismi Latince'de gök mavisi anlamına gelen caesius kelimesinden gelir. Sezyumun son derece zehirli olduğu unutulmamalıdır. Bazı radyoizotopları daha da zehirlidir.
Gümüşümsü-beyaz, reaktif ve periyodik tabloda ikinci gruba mensup elementtir. Çözünebilir baryum bileşikleri son derece zehirlidir. 1774'te Karl Scheele tarafından keşfedilmiş ve 1808'de Humphry Davy tarafından özütlenmiştir.
(Yunanca "saklı olmak" anlamında lathanein kelimesinden) Gümüşümsü, üçüncü gruba ait metal elementtir ve genellikle lantanitlerden bir tanesi olarak görülür. Bazı nadir toprak minerallerinde bulunur. 25 doğal izotopu vardır. La-139 kararlıdır, La-138'in de 10^10'dan 10^15 yıla kadar yarı ömrü vardır. Diğer 23 izotopu radyoaktiftir. Kimyasal olarak lantanitlere benzer. Lantan, düşükten orta seviyeye kadar zehirlidir ve dikkatli kullanılmalıdır. 1839'da C.G. Mosander tarafından keşfedilmiştir.
Gümüşümsü, metal ve lantanitler arasında bulunan elementtir. Dört doğal izotopu ve 15 radyoaktif izotopu bulunmuştur. Bazı nadir toprak alaşımlarında bulunur. Oksitlenmiş hali cam sanayiinde kullanılır. 1803'te Martin H. Klaproth tarafınfan keşfedilmiştir.
Yumuşak, gümüşümsü ve lantanitler arasında bulunan metal bir elementtir. Tek doğal izotopu Pr-141'dir ve radyoaktif değildir. 14 radyoaktif izotopu yapay olarak elde edilmiştir. Nadir toprak alaşımlarında kullanılır. 1885'te C.A. von Welsbach tarafından keşfedilmiştir.
Yumuşak, parlak, gümüşümsü metal bir elementtir. Lantanitler arasında bulunur. Yedi doğal izotopu vardır. Nd-144, 10^10-10^15 yıllık yarı ömürle bunlardan tek radyoaktif olanıdır. Altı yapay radyoizotopu üretilmiştir. Cam eşyalarda çift renkli yapmak üzere cama menekşe moru tonunda bir renk vermek için kullanılır. En reaktif nadir toprak metalleri arasındadır, havayla hızlı tepkimeye girer. Bazı nadir toprak alaşımlarında kullanılır. Neodimyum kaynakçı gözlüğünün renklendirilmesinde kullanılır. Ayrıca çok güçlü sürekli mıknatısların (Nd2Fe14B) yapımında da kullanılır. 1885'te Carl F. Auer von Welsbach tarafından didimiyumun, praseodimiyum ve neodiyum elementlerine ayrılması sayesinde keşfedilmiştir. Elementin adı Yunanca'da "yeni ikiz" anlamında "neos didymos" sözcüğünden gelir. Neodimyumun son derece toksik olduğu unutulmamalıdır, ancak bulgular sadece cilt ve göz tahrişi yapabileceğine işaret etmektedir. Lakin, toz halinde yangın ve patlama riski taşımaktadır.
Yumuşak, gümüşümsü, metal bir elementtir. Lantanitler arasında yer alır. Tek doğal izotopu olan Pm-147 radyoaktif olup 252 yıllık yarı ömre sahiptir. 18 radyoizotopu üretilmiştir ancak hepsinin kısa yarı ömrü vardır. Sadece nükleer bozunma atıklarında bulundur. Pm-147 bir beta bozunma kaynağı olarak ilgi çekmektedir, ancak gama radyasyonu yaydıkları için üzerinden Pm-146 ve Pm-148 ayrılmalıdır. 1947'de J.A. Marinsky, L.E. Glendenin ve C.D. Coryell tarafından keşfedilmiştir.
Yumuşak, gümüşümsü metal bir elementtir. Lantanitler arasında yer alır. Yedi doğal izotopu vardır. Sm-147 tek radyoizotoptur ve 2.5*10^11 yıllık yarı ömrü vardır. Nükleer reaktör üretiminde gerekli olan özel alaşımların yapımında kullanılır. Nötron soğurucu olarak da kullanılır. Samaryum oksidin eser miktarları özel optik gözlüklerde kullanılır. Elementin en kapsamlı kullanımı, diğer malzemelerden üretilen mıknatıslardan beş kat daha güçlü olan sürekli mıknatısların üretiminde kullanılan ferromanyetik alaşımlarıdır. 1879'da Francois Lecoq de Boisbaudran tarafından keşfedilmiştir.
Lantanitler grubunda bulunan yumuşak, gümüşümsü metal bir elementtir. Her ikisi de nötron soğurucusu olan Eu-151 ve Eu-153 tek kararlı izotoplarıdır. 1889'da Sir William Crookes taafından keşfedilmiştir.
Yumuşak, gümüşümsü, lantanitler arasında bulunan metal elementtir. 11 yapay izotopa ek olarak bilinen yedi doğal ve kararlı izotopu vardır. Gd-155 ve Gd-157 bütün elementler arasında en iyi nötron soğuruculardır. Gadolinyum bileşikleri elektronikte kullanılır. 1880'de J.C.G Marignac tarafından keşfedilmiştir.
Gümüşümsü, lantanitler arasında bulunan metal elementtir. Tb-159 tek kararlı izotopudur. 17 tane de yapay izotopu vardır. G.G. Mosander tarafından 1843'te keşfedilmiştir.
Gümüşümsü-beyaz bir parlaklığa sahip metal bir elementtir. Disprozyum lantanitler arasındadır. Oda sıcaklıklarındaki havada nispeten kararlıdır. Ancak, hidrojeni dönüştürerek mineral asitlerde çözünür. Nadir toprak minerallerinde bulunur. Yedi doğal izotopu ve sekiz radyoizotopu vardır. Bunlar arasında 3*10^6 yıllık yarı ömür ile Dy-154 en kararlı olanıdır. Disprozyum, CD üretiminde ve nükleer fizyon reaktörlerinde nötron soğurucu olarak kullanılır. 1886'da Paul Emile Lecoq de Boisbaudran tarafından Fransa'da keşfedilmiştir. Adı, Yunanca'da "elde edilmesi zor" anlamına gelen dysprositos kelimesinden gelir.
Nispeten yumuşak ve dövülebilir bir gümüşümsü-beyaz metaldir. Oda sıcaklığındaki kuru havada kararlıdır. Nemli havada ve yüksek sıcaklıklarda oksitlenir. Lantanit serisindedir. Nadir toprak metallerinden olup monazitte ve gadolinit minerallerinde bulunur. Sıradışı manyetik özellikleri vardır. Bir doğal izotopa (Ho-165) ek olarak altı radyoizotopu vardır. Bunlar arasında Ho-163, 4570 yıllık yarı ömür ile en kararlı olanıdır. Holmiyum metal alaşımlarda kullanılır, aynı zamanda metabolizmayı harekete geçirdiği bilinir. 1879'da Per Theodor Cleve ve J.L. Soret tarafından İsviçre'de bulunmuştur. Holmiyum adı, Yunanca'da İsveç anlamına gelen Holmia kelimesinden gelir. Bütün holmiyum bileşiklerinin son derece zehirli olduğu bilinmeliyken, ilk bulgular fazla tehlike arz etmiyor olabileceklerine de işaret etmektedir. Ancak toz halde yangın riski taşır.
Lantanitler serisine ait olan yumuşak gümüşümsü metal bir elementtir. Kararlı olan altı doğal izotopu ve bilinen 12 yapay izotopu vardır. Nükleer teknolojide nötron soğurucu olarak kullanılır. Başka kullanım alanları da araştırılmaktadır. 1843'te Carl G. Mosander tarafından keşfedilmiştir.
Lantanitler arasında bulunan yumuşak gri metal bir elementtir. Bir doğal izotopu (Tm-169) vardır ve 16 yapay izotopu üretilmiştir. Bilinen bir kullanımı yoktur. 1879'da Per Theodor Cleve tarafından keşfedilmiştir.
Gümüşümsü, lantanit metal bir elementtir. Bilinen yedi doğal ve on yapay izotopu vardır. Bazı çeliklerde kullanılır. 1878'de J.D.G. Marignac tarafından bulunmuştur.
Havada nispeten kararlı olan gümüşümsü-beyaz bir nadir toprak metalidir. En pahalı nadir toprak metali olup hemen hemen hepsiyle birlikte bulunur, ancak öbür elementlerden izole edilmesi zordur. Bütün doğal elementler arasında en az bulunanıdır. Metal alaşımlarda ve çeşitli işlemlerde katalizör olarak kullanılır. İki kararlı doğal ve yedi radyoizotopu vardır. En kararlısı 3.3 yıl yarı ömürle Lu-174'tür. 1907 yılında, Georges Urbain lutesyumun terbiyumdan izole edilme işlemini açıklayıp yayınlamıştır. Hemen hemen aynı zamanda Carl Auer von Welsbach tarafından bulunmuştur. Adı, Yunanca'da Paris anlamına gelen lutetia'dan gelir.
Gümüşümsü ve parlak bir geçiş metalidir. Filamentlerde ve elektrotlarda bulunan tungsten alaşımlarında kullanılır. Nötron soğurucusu da olarak da işlev görür. İlk kez 1911 yılında Urbain bu elementi bulduğunu iddia etmişse de varlığı 1923'te D.Coster ve G.C. de Hevesy tarafından keşfedilmesiyle doğrulanmıştır.
Ağır, mavi-gri bir geçiş metalidir. Ta-181 kararlı ve Ta-180, 10^7 yıldan fazla yarı ömürle radyoaktif bir izotopudur. Tepkimeye girmediği için cerrahi alanda kullanılır. Havada pasif bir oksit tabakası oluşturur. 1802'de Ekeberg tarafından bulunmuş ve 1820'de Jons J. Berzelius tarafından da izole edilmiştir.
Eskiden volfram olarak bilinen, beyaz veya gri olabilen bir geçiş metalidir. Havada koruyucu bir oksit tabakası oluşturur ve yüksek sıcaklıkta oksitlenir. Jose ve Fausto de Elhuyer tarafından 1783'te izole edilmiştir.
Gümüşümsü-beyaz bir geçiş metalidir. Molibdenin rafine edilmesi işleminin yan ürünü olarak elde edilir. Renyum-molibden alaşımları süper iletkendir.
Sert, mavi-beyaz bir geçiş metalidir. Platinle beraber bulunur. Platin ve iridyumun ile bazı alaşımlarda kullanılır.
Oldukça sert ve gevrek olan gümüşümsü bir geçiş metalidir. Sarımtrak tonda bir rengi vardır. İridyum tuzları son derece renklidir. Herhangi bir asit tarafından saldırıya uğramayıp aşınmaya en dayanıklı olduğu bilinen metaldir, ancak erimiş tuzlardan etkilenir. İridyumun iki doğal izotopu ve en kararlısının 73.83 günlük yarı ömürle Ir-192 olduğu dört radyoizotopu vardır. Diğer radyoizotoplar ozmiyuma bozunurken, Ir-192 platine bozunur. İridyum elektrik kontaklarında, yüksek sıcaklık aygıtlarında ve platünyumu sertleştirme maddesi olarak kullanılır. 1803'te Smithson Tennant tarafından İngiltere'de bulunmuştur. Adı, Yunanca'da gökkuşağı anlamına gelen iris sözcüğünden gelir. İridyum nispeten tepkimesiz olduğu için genellikle zehirli değildir, ancak iridyum bileşiklerinin son derece zehirli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Alımlı, grimsi beyaz bir metaldir. Saf haldeyken sünektir ve dövülebilir. Havada oksitlenmez, hidroklorik ve nitrik asitte çözünmez. Halojenler, siyanürler ve alkalilerin aşınmasına uğrar. Hidrojen ve oksijen platünyumun olduğu ortamda patlayarak tepkime gösterir. Altı kararlı izotopu ve üç radyoizotopu vardır. Bunlardan en kararlısı 60 yıllık yarı ömürle Pt-193'tür. Platin mücevheratta, laboratuvar ekipmanında, elektrik kontaklarında, dişçilikte ve arabalarda kirlilik önleyici aygıtların yapımında kullanılır. PtCI2(NH3)2 bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılır. Ayrıca, standart hidrojen elektrotunun tanımında da mevcuttur. 1735 yılında Antonio de Ulloa tarafından Güney Amerika'da keşfedilmiştir. Adı, İspanyolca'da gümüş anlamına gelen platina kelimesinden gelmektedir. Platin metali, reaktif olmamasından dolayı genellikle bir sağlık sorunu oluşturmaz. Ancak, platin bileşiklerinin son derece zehirli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Bilinen en sünek ve dövülebilir metaldir. Altının sadece bir tane kararlı izotopu ve altı radyoizotopu vardır. Au-195, 186 günlük yarı ömürle en kararlı olanıdır. Mücevheratta, dişçilikte, elektronikte ve parasal standart olarak kullanılır. Au-198, kanser ve diğer bazı sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır. Altının MÖ 2600'den beri var olduğu bilinmektedir. Sembolü olan Au, Latince'de altın anlamındaki aurum kelimesinden gelir. Altın tek başına zehirli değildir, ancak belirli ölçülerde karaciğer ve böbreklere zarar verdiği bilinmektedir.
Çinko grubuna dahil olan ağır, gümüşümsü ve sıvı halde bulunan bir metaldir. Termometrelerde, barometrelerde ve diğer bilimsel araçlarda kullanılır. Çinko ve kadmiyumdan daha reaktif olup asitlerde hidrojeni ortadan kaldırmaz. Birçok organik cıva bileşiği ve kompleks oluşturur.
Tepkimeye uğramamış, saf talyum gümüşümsü-beyaz renkte metalik bir parlaklık gösterir. Havayla tepkimeye girdiğinde, mavimsi-gri bir renk alır ve kurşun gibi görünür. Son derece dövülebilir bir yapısı vardır ve bıçakla kesilebilir. İki kararlı izotopu ve dört radyoizotopu vardır. TI-204, 3.78 yıllık yarı ömürle en kararlısıdır. Talyum sülfat, kemirgen öldürücü olarak kullanılmıştır. Talyum sülfinin iletkenliği kızılötesi ışığa maruz kalmasıyla değişiklik gösterir. Bu yüzden kızılötesi detektörlerde kullanılır. Sir William Crookes tarafından, spektroskopi yardımıyla bulunmuştur. Adı, Yunanca'da "yeşil dal" anlamındaki thallos sözcüğünden gelir. Talyum ve bileşikleri zehirlidir, kansere yol açabilir.
Ağır, sünek ve kurşuni renkte 14. gruba ait olan bir elementtir. İnşaatlarda, kurşunlu akülerde, mermi ve saçmalarda kullanılır. Lehim, kurşun-kalay alaşımı, rulman ve hurufat metalleri ve kolay eriyen alaşımlarında kullanılır.
15. gruba ait, hafif pembe tonlu beyaz kristalli metaldir. Bütün metallerin en diyamanyetik olanı ve cıva sayılmadığında en düşük ısı iletkenliğine sahip elementtir. Kurşunsuz bizmut bileşikleri kozmetikte ve tıp işlemlerinde kullanılır. Havada yanar ve mavi bir alev oluşturur. 1753'te C.G. Junine ilk kez kurşundan farklı bir element olduğunu göstermiştir.
Periyodik tablonun 16. grubunda, nadir bulunan radyoaktif metal bir elementtir. Otuzdan fazla bilinen izotopu vardır ve bu bütün elementler arasında en yüksek olan izotop sayısıdır. Po-209'un 103 yıllık yarı ömrü vardır. Uzay aracı ısıtmasında kullanılabilir. 1898'de Marie Curie tarafından bir uraninit örneği içinde keşfedilmiştir.
Radyoaktif ve halojen bir elementtir. Uranyum ve toryum bozunması sonucu doğal olarak oluşur. Bilinen en az 20 izotopu vardır. En kararlısı olan At-210, 8.3 saatlik yarı ömre sahiptir. 1940'ta D.R. Corson, K.R. MacKenzie ve E. Segre tarafından Kaliforniya Üniversitesi'nde nükleer bombardıman ile sentezlenmiştir.
Renksiz, radyoaktif, gaz şeklinde ve soygaz sınıfındadır. Bilinen 20 izotopu arasında en kararlısı 3.8 günlük yarı ömür ile Rn-222'dir. Radyum-226'nın radyoaktif bozunmasıyla oluşur. Radonun kendisi polonyuma bozunur. Radyoterapide kullanılır. Her ne kadar kendisi ile radon flörür bileşiği sentezlenmiş olsa da soygaz olarak atıldır. İlk kez 1908 yılında Ramsey ve Gray tarafından izole edilmiştir.
Periyodik tablonun birinci grubunda bulunan radyoaktif bir elementtir. Uranyum ve toryum cevherlerinde bulunur. Bilinen 22 izotopun hepsi radyoaktif olup, en kararlısı Fr-223'tür. 1939'da Marguerite Perey tarafından keşfedilerek varlığı doğrulanmıştır.
İkinci grupta bulunan transuranik radyoaktif metal bir elementtir. Radona bozunan en kararlı izotopu olan Ra-226'nın 1602 yıllık yarı ömrü vardır. 1898'te Marie ve Pierre Curie tarafından uraninitten izole edilmiştir.
Periyodik tablonun üçüncü grubunda bulunan gümüşümsü, radyoaktif metal bir elementtir. En kararlı izotopu Ac-227'nin 217 yıllık bir yarı ömrü vardır. Ac-228 de (6.13 saatlik yarı ömür ile) doğada bulunur. Her birinin radyoaktif ve kısa yarı ömre sahip olduğu 22 tane de yapay izotopu vardır. Kimyası lantana benzer. Alfa parçacıkları olarak kullanılır. 1899'da A. Debierne tarafından bulunmuştur.
Gri, radyoaktif metal bir elementtir. Aknititler sınıfındadır. Brezilya, Hindistan ve ABD'de monazit kumunda bulunur. Toryum-232'nin 1.39x10^10 yıl radyo ömrü vardır. Üretken reaktörler için nükleer yakıt olarak kullanılabilir. Toryum-232 yavaş nötronları yakalar ve uranyum-233'ü üretir. 1829'da Jons J. Berzelius tarafından keşfedilmiştir.
Aktinitler sınıfında bulunan radyoaktif metal element. En kararlı izotopu Pa-231'in 2.43*10^4 yıllık yarı ömrü vardır. Bilinen en az on izotopu daha vardır. Bilinen herhangi bir kullanımı yoktur. 1917'de Lisa Meitner ve Otto Hahn tarafından keşfedilmiştir.
Aktinitler arasında bulunan beyaz radyoaktif metal bir elementtir. U-238, U-235 ve U-234 olmak üzere üç doğal izotopu vardır. Uranium-235 nükleer silah ve reaktörler için yakıt olarak kullanılır. Martin H. Klaproth tarafından 1789'da keşfedilmiştir.
Aktinitler sınıfında bulunan bir transuranik radyoaktif elementtir. En kararlı izotopu olan Np-237, 2.2*10^6 yıllık bir yarı ömre sahip olup nükleer reaktörlerin yan ürünüdür. Bilinen diğer izotopların 229-236 ve 238-241 arasında kütle numaraları vardır. Np-236'nın, 5*10^3 yıllık yarıömrü vardır. İlk kez 1940'da Edwin M. McMillan ve P.H. Abelson tarafından elde edilmiştir.
Aktinitler arasında bulunan yoğun, gümüşümsü, radyoaktif metal bir elementtir. Pu-244, 7.6*10^7 yıllık yarı ömür ile en kararlı izotopudur. Bilinen 13 izotopu vardır. En önemlisi Pu-239'dur, yavaş nötronlarla fizyona girebildiği için nükleer silahlar ve reaktörler için önem arz eder. Plütonyum üretimi, askeri alanda hatalı kullanımı önlemek için gram hesabıyla denetlenir. İlk kez 1940 yılında Gleen T. Seaborg, Edwin M. McMillan, J.W. Kennedy ve A.C. Wahl tarafından elde edilmiştir.
Aktinitler sınıfına ait transuranik, radyoaktif metal element. Bilinen on izotopu vardır. Am-243, 7.95*10^3 yıl yarı ömür ile en kararlı izotoptur. 1945'te Glenn T. Seaborg ve meslektaşları tarafından keşfedilen bu element, Uranyum-238'in alfa parçacıklarıyla bombardıman edilmesiyle elde edilmiştir.
Transuranik, radyoaktif metal bir elementtir. Aktinitler sınıfında bulunur. Bilinen dokuz izotopu vardır. Cm-247'nin 1.64*10^7 yıllık yarı ömrü bulunmaktadır. İlk kez Glenn T. Seaborg ve meslektaşları tarafından 1944'te bulunmuş, 1947'de de L.B. Werner ve I. Perlman tarafından amerikum-241'in nötronlarla bombardıman edilmesi sonucu elde edilmiştir. Marie Curie'nin adı verilmiştir.
Transuranik, radyoaktif metal bir elementtir. Aktinitler sınıfındadır. 1.4*10^3 yıllık yarı ömrü olan en yaygın Bk-247 ile birlikte bilinen sekiz izotopu vardır. İlk kez 1949'da amerikum-241'in Glenn T. Seaborg ve meslektaşları tarafından alfa parçacıkları ile bombardıman edilmesi sonucu elde edilmiştir.
Transuranik, radyoaktif metal bir elementtir. Aktinitler sıfında bulunur. Cf-251'in 700 yıl civarında yarı ömrü vardır. Bilinen dokuz izotopu vardır. Cf-252, yoğun bir nötron kaynağıdır. Bu sayede nötron aktivasyon analizinde ve tıpta bir radyasyon kaynağı olarak kullanılabilmektedir. İlk kez Glenn T. Seaborg ve meslektaşları tarafından 1950'de elde edilmiştir.
Görünüşü bilinmemektedir ancak büyük olasılıkla gümüş veya gri renkte ve metaldir. Aktinitler sınıfına ait olan transuranik radyoaktif bir elementtir. Es-254 bilinen 11 izotop arasında en uzun yarı ömre sahiptir. İlk kez Albert Ghiorso ve meslektaşları tarafından 1952'te patlatılan ilk hidrojen bombasının enkazında bulunmuştur. 1961'de, Es-232'nin mikrogram düzeyindeki ilk miktarları izole edildi. Aynştaynyum doğal olarak bulunmazken, yeterli miktarda bir araya getirildiği takdirde radyasyon riski taşıyabilir.
Transurani ve radyoaktif metal bir elementtir. Aktinitler sınıfının bir üyesidir. Bilinen on izotopu vardır. 10 günlük yarı ömre sahip Fm-257 en kararlı olanıdır. 1952'de Albert Ghiorso ve meslektaşları tarafından patlatılan ilk hidrojen bombasının enkazında bulunmuştur.
Transurani ve radyoaktif metal bir elementtir. Aktinit serisindedir. Bilinen tek izotopu Md-256'nın 1.3 saat yarı ömrü vardır. İlk olarak Gleen T. Seaborg, Albert Ghiorso ve meslektaşları tarafından 1955'te bulunmuştur. Alternatif olarak Unniluniyum adı önerilmiştir. Periyodik tablonun "mucidi" Dmitri Mendeleyev'in adı verilmiştir.
Transurani ve radyoaktif metal bir elementtir. Bilinen yedi izotopu vardır, en kararlısı 255 saniye yarı ömürle No-254'tür. İlk olarak 1966'ta Albert Ghiorso ve Glenn T. Seaborg tarafından keşfedilmiştir. Alternatif olarak, unnilbiyum adı önerilmiştir.
Görünüşü bilinmemektedir ancak büyük olasılıkla gümüşümsü-beyaz veya gri renkte ve metaldir. Lavrensiyum sentetik bir nadir toprak metalidir. Bilinen sekiz radyoizotopu vardır. Lr-262, 3.6 saatlik yarı ömür ile en kararlı olanıdır. Lavrensiyumun kısa yarı ömründen ve radyoaktifliğinden dolayı, bilinen bir kullanımı yoktur. Albert Ghiorso tarafından 1961 tarafından Berkeley'de bulunmuştur. Kaliforniyumun bor iyonları ile bombordıman edilmesi sonucu elde edilmiştir. Element adı, Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği'nin verdiği geçici bir terimdir. Kökeni, siklotronun mucidi Ernest O. Lawrence'dan gelmektedir. Yeterli miktarlarda elde edildiği takdirde, radyasyon riski oluşturur.
Radyoaktif ve transaktinit bir elementtir. Hafniyum ile benzer kimyasal özelliklere sahip olduğu düşünülür. Rf-260, Dubna'daki (SSCB) Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü'nde 1964 yılında keşfedilmiştir. Berkeley'de bulunan araştırmacılar 1964'te Unq-257 ve Unq-258 izotoplarını keşfetmiştir.
Hahniyum (Ha) olarak da bilinir. 1.6 saniyelik yarı ömrü vardır. 1970'de Berkeley'deki araştırmacılar tarafından keşfedilmiştir. Şu ana kadar, yedi izotopu bulunmuştur.
0.9+/-0.2 saniyelik yarı ömrü vardır. Haziran 1974'te, SSCB'nin Dubna şehrinde yer alan Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü'nde keşfedilmiştir. Varlığı Eylül 1974'te Lawrence Berkeley ve Livermore Ulusal Laboratuvarı tarafından doğrulanmıştır.
Radyoaktif bir geçiş metalidir. Yaklaşık 1/500 saniyelik yarı ömrü vardır. Dubna'daki (SSCB) Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü tarafından 1976'ta keşfedilmiştir. Darmstadt'taki Ağır İyon Araştırmaları Merkezi'nde çalışan Batı Almanyalı fizikçiler tarafından doğrulanmıştır.
İlk kez Darmstadt'ta bulunan Ağır İyon Araştırmaları Merkezi'nde Peter Armbruster ve Gottfried Muenzenberg'in öncülüğündeki Alman bir araştırma ekibi tarafından sentezlenen radyoaktif geçiş metalidir.
Yaklaşık beş milisaniyelik yarı ömrü vardır. Bu elementin elde edilişi füzyon tekniklerinin gerçekten yeni ağır çekirdekler yapmakta kullanılabileceğini göstermiştir. Batı Almanya'nın Darmstadt şehrinde bulunan Ağır İyon Araştırmaları Merkezi'nde bulunup elde edilmiştir. Avusturyalı fizikçi, Lise Meitner'ın adı verilmiştir.
Periodum, okurlarımızın desteğiyle yayında. Destekçi ol

