Dolayısıyla her insanın bir hilekâr olduğunu varsayma ilkesi siyasette adilânedir; ancak bir ilkenin siyasette geçerli iken hakikatte yanlış olması kulağa tuhaf geliyor.
Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor?
Öyleyse o güçsüzdür.
Yoksa gücü yetiyor da kötülüğü önlemek mi istemiyor?
Öyleyse o iyi niyetli değildir.
Hem güçlü, hem de iyi ise, bu kadar kötülük nasıl oldu da var oldu?
David Hume