Bir insana güvenip güvenmeyeceğimize karar verirken geçmişte bize nasıl davrandığını açıkça hatırlamamız gerektiğini sanıyoruz. Yaşadığımız olayları kaydettiğimiz epizodik hafıza, yani anısal belleğimiz, sosyal karşılaşmalarda kime güveneceğimizi seçmemize doğrudan destek oluyor. Ancak bir yüzü tanımak ile bu kişinin geçmişte ne yaptığını hatırlamak aynı şey değil; üstelik uyku bu süreci kararlarımız lehine şekillendiriyor.
Araştırmacılar bu etkiyi test etmek için katılımcılara önce bazıları iş birliği yapan, bazıları ise hileye başvuran partnerlerin fotoğraflarını gösterdi. Ardından hafızayı iki boyutta ölçtüler: Önce yüzün tanıdık mı yoksa yeni mi olduğunu sorarak nesne hafızasına, sonra da bu kişinin iş birliği mi yoksa hile mi yaptığını sorarak kaynak hafızasına baktılar. Sonrasında katılımcılardan tanıdık ve yeni kişilerle iş birliği yapıp yapmayacaklarını seçmelerini istediler.
İlk deneyde ölçümlerin günün saatlerinden etkilenmediği doğrulandı. İkinci deneyde fotoğrafları görme aşaması ile hafıza ve tercih aşaması arasına yaklaşık 12 saatlik bir ara konuldu; bu sürede bir grup gece uyudu, diğer grup günü uyanık geçirdi. Üçüncü deneyde aynı düzenek tekrarlandı ve güvenin yeni bir bağlama taşınıp taşınmadığını görmek için katılımcıların her bir partneri komşuları olarak ne ölçüde kabul edeceği ölçüldü.
Deneylerin ortak analizi, uykunun nedeninden emin olamadığımızda bile doğru sosyal kararlar almamıza destek olduğunu ortaya koyuyor. Yani bir yüzün tanıdık geldiği ama geçmişte nasıl davrandığının kaynak hafızasında netleşmediği durumlarda bile uyku, güvenilir kişilere yönelmemizi sağlıyor. Elbette bu bulgular şimdilik fotoğraflarla yürütülen deneylere dayanıyor; ancak uykunun sosyal deneyimlerimizi arka planda işleyerek kararlarımızı koruduğunu gösteriyor. 😊
5 görüntülenme