Tüm yüzeyi yıllar önce haritalandırılan bir gezegende, 23 kilometreye varan bu küçülme payı nasıl şimdiye kadar gözden kaçtı? Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce kayaç ve asteroitlerin çarpışmasıyla oluşan Merkür, doğduğu günden beri iç ısısını kaybederek soğuyor. Gezegen büzüştükçe kabuğunda yüzlerce kilometre uzanan devasa uçurumlar, yani jeolojide kısalma yapıları denilen sırtlar oluşuyor.
1970'lerin ortalarında NASA'nın Mariner 10 aracı yüzeyin yarısından azını fotoğrafladığında yarıçap kaybının 1 ila 3 kilometre olduğu hesaplandı; 2011'de tüm yüzeyi görüntüleyen MESSENGER verileriyle de bu tahmin 7 kilometreye çıktı. Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan yeni araştırmada ise Alman Havacılık ve Uzay Merkezi'nden Gaku Nishiyama ve ekibi aynı verilerle gezegenin yüzey pürüzlülük haritasını çıkardı.
İncelemede, daha pürüzlü bölgelerde kısalma sırtlarının daha az görüldüğü fark edildi. Çünkü Merkür, çapının neredeyse üçte birine denk gelen 1550 kilometre genişliğindeki Caloris Planitia havzası gibi dev çarpışma izleriyle ve sayısız kraterle dolu. Milyarlarca yıl boyunca asteroit çarpmalarından saçılan enkaz bu sırtları örterek gerçek küçülmeyi gizledi.
Yarıçapının yaklaşık %85'ini kaplayan büyük ve yoğun bir metalik çekirdeğe sahip olan gezegenin daha fazla büzülmüş olması; çekirdeğin daha büyük olduğu, içine silisyum gibi hafif elementlerin daha az karıştığı veya başlangıç sıcaklığının daha yüksek olduğu anlamına gelebilir. Kasım ayında yörüngeye girecek BepiColombo aracı, Nisan 2027'den itibaren aktaracağı yüksek çözünürlüklü verilerle bu hesabın bile eksik kaldığını gösterebilir ve 430 dereceye ulaşan gezegenin kutuplarında neden su buzu bulunduğunu yanıtlayabilir. 🪐
✏️ Çeviren: Yasin Turan · Editör: Damla Şahin Uçar
59 görüntülenme