Sucul ekosistemlerde standart sensörler genellikle yüzeye veya orta derinliklere yerleştiriliyor. Bu yüzden…

Filtrele
Evrim Ağacı
Aklımdan Geçen
Feed image
Sucul ekosistemlerde standart sensörler genellikle yüzeye veya orta derinliklere yerleştiriliyor. Bu yüzden üst katmanlarda şartlar elverişli görünse bile, suyun dip tortusuyla buluştuğu dar sınırda yaşanan keskin oksijen düşüşü gözden kaçıyor. Florida Teknoloji Enstitüsünden Dr. Austin Fox ve ekibinin Frontiers in Marine Science dergisinde yayımlanan çalışması, Banana Nehri'nin tabanındaki 80 noktadan veri toplayarak bu gizli düşüşü haritalandırdı.

Sığ bir haliç olan nehirdeki bu kapsamlı ölçümler, dip sınırındaki oksijen seviyesinin orta derinliklere göre %10 ila %15 daha düşük olduğunu gösteriyor. Çözünmüş oksijenin yaşamı tehdit eden düzeye inmesi, yani hipoksi, kısa süreli olsa da sık tekrarlanıyor ve zamanın %90'ında sensörlerden en az biri hipoksi kaydediyor. Üstelik tabandaki ince taneli ve yapışkan organik çamur, 500 metre uzaktaki su kütlelerinde bile hipoksiye katkıda bulunuyor.

Dr. Fox'a göre dibin hemen üzerinde yüzen balıklar sorunu fark etmiyor bile; çünkü oksijen kaybı en dipteki katmanla sınırlı kalıyor. Ancak tortuyu kazan istiridyeler, karidesler, solucanlar ve faydalı bakteriler için durum ölümcül. Normalde tortuyu oksijenli tutan bu canlılar, alttaki fosforun suya karışmasını önleyen bir bariyer oluşturuyor. Organik çamur oksijeni tüketip bu canlıları yok ettiğinde ise bariyer çöküyor ve suya karışan fosfor, ilk etapta hipoksiye yol açan zararlı alg patlamalarını besliyor.

İçsel besin yüklenmesi denen bu döngünün haliçte yaşandığını ilk kez kanıtlayan ekip, kısa süreli hipoksiyle ne kadar besin salındığını anlamaya çalışıyor ve süreci Indian River Lagünü genelinde modellemeyi hedefliyor. Bulgular, su havzalarını korurken nehir tabanındaki dinamikleri de izlememiz gerektiğini gösteriyor. 🌊

✏️ Çeviren: Pelin Çoban · Editör: Damla Şahin Uçar
64 görüntülenme
1
Paylaş
Yorumlar yükleniyor...