Tıp dünyasında erken teşhisin hayat kurtardığını sık sık vurguluyoruz; ancak erken teşhisi mümkün kılacak teknolojilerin hem hızlı hem de her klinikte erişilebilir olması gerekiyor. Nature Photonics dergisinde yayımlanan dikkat çekici bir çalışma, bu yönde atılmış dev bir adımı belgeliyor.
Araştırmacılar, devasa laboratuvar aygıtlarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldıran taşınabilir bir optik biyosensör geliştirdi. Sistem, ışığı olağanüstü bir hassasiyetle kontrol eden üç boyutlu meta-yüzeylerden yararlanıyor. Hedeflenen biyolojik moleküller çip yüzeyine tutunduğunda, ışığın sızıntı dinamiklerinde mikroskobik düzeyde bir değişim meydana geliyor ve bu etkileşim doğrudan elektrik sinyaline çevriliyor. Kırılma indisindeki milyonda birlik optik sapmaları bile yakalayabilen bu mekanizma, standart klinik testlerden yaklaşık 10.000 kat daha yüksek bir duyarlılık sunuyor.
Platform, özellikle erken evrede yakalanması hayati önem taşıyan akciğer kanseri üzerinde denendi. Kanda dolaşan nano boyutlu hücre dışı kesecikler, kanserin varlığına dair en erken moleküler kanıtlar arasındadır. Yeni biyosensör, bu kesecikleri rekor düzeyde düşük yoğunluklarda dahi yalnızca 15 dakika içerisinde saptamayı başardı.
Böylesi bir hassasiyetin taşınabilir bir çipe sığdırılabilmesi, gelecekte kanser taramalarının uzak sağlık ocaklarında ya da sıradan bir muayene masasında dakikalar içinde tamamlanabileceği anlamına geliyor.
17 görüntülenme