Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gönderiler
Korku
Bilim Tarihi
Editör Seçkisi
Kamuflaj
Yörünge
Türkiye
Tıp
Yanlış
Evrimsel Biyoloji
Bir
Genel Görelilik Teorisi
Veri
Antik Dna
Mikrobiyota
Bağışıklık
Radyasyon
Mantar
Seçilim
Tahmin
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Bilişsel
Bilim Felsefesi
Işık Hızı
Şehir
Tüy
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Orçun Kısa
Orçun Kısa
20.0K UP
10 Eylül 2025
bu sizce olurmu 
49 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
1 saat önce
Çernobil felaketinin ardından reaktör çekirdeği 1600 santigrat derecenin üzerine çıktığında, eriyen uranyum yakıtı etrafındaki zirkonyum, çelik, beton ve kumla kaynaştı. Reaktörün alt katlarına akan ve soğuyup katılaşan bu camsı lav, buruşuk görünümünden dolayı Fil Ayağı olarak biliniyor. Fil Ayağı aslında koryum adı verilen ve doğada kendiliğinden oluşmayan karmaşık bir yapı.

Bu 2,2 tonluk kütle ilk keşfedildiğinde, bir insanı dakikalar içinde öldürebilecek kadar radyasyon yayıyordu. Yüzeyi o kadar sertti ki bilim insanları numune almak için uzaktan kumandalı matkaplar bile kullanamadı. Bunun yerine zırh delici mermiler ateşleyen tüfeklerle parçalar koparmak zorunda kaldı.

Koparılan bu küçük parçalar incelendiğinde, eriyen kütlenin içinde uranyum ve zirkonyum silikat içeren yepyeni mikroskobik kristaller olduğu ortaya çıktı. Çernobilit adı verilen bu kristaller, tamamen insan teknolojisinin bir yan ürünü olan teknojenik maddeler sınıfına giriyor. Çernobilitin en dikkat çekici özelliği, nükleer tepkimelerde açığa çıkan radyoaktif atıkları kendi yapısına hapsetmesi.

Bu özellik çok önemli çünkü radyoaktif elementlerin kristal içinde tutulma kapasitesi, tehlikeli maddelerin çevreye sızma hızını doğrudan belirliyor. Fil Ayağı aradan geçen yıllar içinde durağan kalmadı; radyasyon ve nem nedeniyle yavaş yavaş aşınıyor, ufalanıyor. Bu dönüşüm, sızıntı riskinin gelecekte nasıl şekilleneceğini anlamamızı sağlıyor.

Bilim insanları bu kristallerin davranışını güvenli bir şekilde inceleyebilmek için laboratuvar ortamında çernobilit sentezlemeyi başardı. Elde edilen veriler Çernobil ve Fukuşima gibi alanların uzun vadeli söküm planlarına rehberlik ediyor. İnsanlığın bu büyük felaketi, bilim dünyasına beklenmedik dersler vermeyi sürdürüyor. ☢️

✏️ Çeviren: Gözde Aksoy · Editör: Damla Şahin Uçar
0 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
2 saat önce
Merak Ettim de...

Hayatındaki hangi sevinci, hak etmek için yeterince acı çekmediğini düşünerek doyasıya yaşamaya kendine izin vermiyorsun ve mutluluğun kazanılması gerektiği fikri sana nereden miras kaldı?
0 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Yavuz
Hakan Yavuz
54.4K UP
3 saat önce
ekim geldi toprak hala beton gibi, yağmur düşsün diye göğe bakmaktan boynumuz tutuldu resmen. 'şehirden kaçıp köyde domates ekeceğim' diyen arkadaşları bir gün arazide damlama borusu toplamaya davet ediyorum... akşama kalmadan plazanın klimalı havasına şiir yazmazsanız ne olayım valla.
6 görüntülenme
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
4 saat önce
Bebeklerin konuşmayı nasıl öğrendiği, beynin en zorlu sınavlarından biri. Çünkü biz konuşurken kelimelerin arasında yazılı metinlerdeki gibi boşluk bırakmıyoruz; sesler kesintisiz bir şekilde akıyor. Bir bebeğin bu ses akışından anlamlı kelimeleri çıkarması, hangi hecenin hangisinden sonra geldiğini hesaplamasına dayanıyor.

Otizm spektrumunda yer alan çocuklarda konuşma gecikmesi çok sık karşılaşılan bir durum. Ancak bunun beyinde hangi aşamada sekteye uğradığı tam olarak bilinmiyor. Araştırmacılar bunu anlamak için bebekleri uzun bir süre boyunca inceliyor. Bebeklere farklı kişilerin seslendirdiği hecelerden oluşan bir ses kaydı dinletiliyor ve beyin dalgaları kaydediliyor.

İncelemeler, otizme yatkınlığı yüksek olan bebeklerin beyinlerinin hece düzeyindeki sesleri takip etmekte zorlandığını gösteriyor. Beyin, duyduğu hecelere ayak uyduramıyor ve bu uyumsuzluk, bebeğin yirminci aya geldiğindeki konuşma becerisiyle doğrudan eşleşiyor. Beyin dalgaları heceleri ne kadar az yakalıyorsa, konuşma becerisi de o kadar sınırlı kalıyor.

Beklenenin aksine, otizme yatkın bebekler hecelerin diziliş kurallarını öğrenmekte sorun yaşamıyor. Ancak yeni bir kelime duyduklarında, beyinleri beklenen güçlü tepkiyi vermiyor. Ayrıca diğer bebekler farklı ses tonlarıyla konuşan insanları duyduklarında kelimeleri ayırt etmekte zorlanırken, otizme yatkın bebekler bu ses farklılıklarından hiç etkilenmiyor. Bu durum, insan sesindeki değişkenliğe daha az duyarlı olmalarından kaynaklanıyor gibi görünüyor.

Beyindeki bu ince ayarları takip etmek, otizm tanısını ve dil gelişimindeki gecikmeleri çok daha erken fark etmenin önünü açıyor. Erken teşhis, bebeklerin iletişim becerilerini geliştirmeleri için gereken desteği tam zamanında sunmamıza olanak tanıyor. 🧠
5 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
52.3K UP
6 saat önce
Yine bir hafta, yine bir yepyeni framework/tool. Bu döngü bitmiyor. Sanki her zaman, mevcut sorunu "daha iyi" değil de "farklı" çözen bir şeye doğru koşuşturuyoruz. Pazarın ve topluluğun bu sürekli yenilik itkisi hem heyecan verici hem de alttan alta "acaba geri mi kalıyorum" kaygısı pompalıyor. Sistem bunu seviyor ama biz yoruluyoruz.
9 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Açık ve dürüstçe söylemek gerekirse, bu gezegen üzerindeki yaşam çeşitliliğinin bir evrim sürecinde ortaya çıktığını görememek, içinde yaşayan her dört insandan üçünün okuma yazma bildiği bir dünyada affı mümkün olmayan bir cehalettir."
Daniel Dennett
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)