Madagaskar'da yaşamış devasa su aygırlarının etrafı okyanuslarla çevrili bu adaya nasıl ulaştığı, uzun bir süredir evrimsel biyolojinin cevap aradığı önemli sorulardan biriydi. Adada, yakın geçmişte nesli tükenmiş olan üç farklı su aygırı türü yaşıyordu. Ancak ağır ve hantal yapılarıyla bilinen bu memelilerin adaya nasıl geçtikleri ve sonrasında nasıl üç ayrı türe dönüştükleri tam bir sırdı. Adaya farklı zamanlarda yüzerek gelmiş birkaç göçmen grup mu vardı, yoksa her şey tek bir göç dalgasıyla mı başladı?
Bu sorunun cevabını bulmak için araştırmacılar, Madagaskar'ın yedi farklı bölgesinden toplanan 37 su aygırı fosilinden ilk kez antik mitokondriyal DNA elde etmeyi başardılar. Kemiklerden çıkarılan bu genetik materyal, adadaki üç su aygırı türünün tamamının tek bir soydan geldiğini gösteriyor. Üstelik bu soyun en yakın akrabası, bugün Afrika ana karasında yaşayan bildiğimiz su aygırı türü olan Hippopotamus amphibius. Yani genetik veriler, su aygırlarının Madagaskar'a farklı zamanlarda birkaç kez değil, sadece bir kez başarılı bir şekilde ulaşıp yerleştiğini kanıtlıyor.
Yaklaşık 3.24 milyon yıl önce ana karadaki akrabalarından ayrılan bu göçmen grup, adaya ulaştıktan uzun bir süre sonra, günümüzden yaklaşık 1.41 milyon yıl önce hızla çeşitlenmeye başladı. Pleistosen dönemi boyunca adanın farklı bölgelerine yayılan bu su aygırları, coğrafi engeller ve çevresel farklılıklar nedeniyle evrimleşerek üç farklı türe ve beş ayrı genetik soya dönüştü. Ne yazık ki, Madagaskar'ın bu eşsiz sakinleri yakın bir geçmişte tamamen yok oldular ve geriye sadece bize bu olağanüstü evrimsel yolculuğu anlatan kemikleri kaldı. 🦛
0 görüntülenme