Tüm Reklamları Kapat

KARA DELİKLER SİMÜLASYON HATASI OLABİLİR Mİ?

Kara delikler hakkında fark ettiğim simülasyon benzerliği.

2dk
KARA DELİKLER SİMÜLASYON HATASI OLABİLİR Mİ?
  • Blog Yazısı

Ben 3D Generalistim ve kısaca uzun süredir üzerinde düşündüğüm benzerlikleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle kontrol etmek isteyenler için "Blender" programı üzerinden anlatacağım. Programı bilmeseniz de anlayabilmeniz için çok kısa anlatımlar yaparak herkesin anlayabileceği şekilde düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım.

Kara delikler gerçek hayatta çok yüksek kütlelere sahip olduğu için, çok yüksek çekim kuvvetine sahip olan, belirsiz deliklerdir. 3D programda ise genel olarak matematik 0-1 arasında oluşur. Bir objenin materyal değerlerini 0-1 arası sayılarla tanımlarsınız ve vereceğiniz değerler ile "tahta, çelik vb..." materyaller elde edebilirsiniz. Bu değerleri objeye verirken bazı kollarda 0-1 arası değer aşılmamalıdır. Örneğin Roughness değeri, bu aslında bir yansıma değeridir ve eğer ki 1.3 gibi 1'i aşan bir değer alırsa, aşım yapan her nokta siyah sonsuzluğa dönüşür. 

Tüm Reklamları Kapat

Bu yırtıklar aslında NaN, yani hesaplanamayan değerler olduğu için programın sınırlarını aşar ve tamamen hesaplanamayan siyah boşluklar oluşturur. Bu oluşan NaN yırtıklar aslında tamamen simülasyon hatasıdır. Kara deliklerin de evrende oluşan simülasyon hataları olduğunu düşünürsek, aslında bu roughness yırtıklarını her açıdan kara deliklere benzetiyorum.

Eğer ki simülasyona bir yerçekimi kanunu ekleyip, her maddenin kütlesi ne kadar büyük ise çekim kuvveti o kadar fazla olsun kuralı eklerseniz, bu siyah yırtıklar çevresindeki her şeyi merkezine çekmeye başlayacaktır. Çünkü bu siyah yırtıklar hesaplanamadığında, 0 değerini almazlar, NaN değerini alırlar ve bu da sınırları aşan tanımsız değerde bir sayıdır. Fizik motorunun kütleçekim denklemine kütle olarak 'tanımsız/geçersiz' (NaN) bir veri girdiğinde, formüldeki matematik patlar ve motor bunu 'sonsuz kütle/sonsuz yerçekimi' gibi yorumlayarak çöker. İçine çekilen çevre objeler de, bu siyah yırtığın merkezine ulaştığında ise onlar da pozisyon olarak NaN değeri alacağından belirsiz konuma ulaşacaktır. İçine çekilen objelerin merkezde NaN olması, fizikteki Tekillik (Singularity) kavramıyla birebir örtüşüyor.

Bilim insanlarının teorilerine göre kara deliklerin içinde ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz, çünkü kara delikler de 3D programda oluşan bu simsiyah simülasyon hatalarına benziyor.

SİMÜLASYON NODELARI VE KUANTUM FİZİĞİ BENZERLİKLERİ

Tüm Reklamları Kapat

Eğer ki bir rüzgar fiziği ya da herhangi bir simülasyon yapacaksanız Blender içinde geonodes kullanabilirsiniz. Bu alanda yapacağınız her işlem için bir NODE kullanmanız gerekecektir. Node'lar basitçe bir işlemdir. Her node'un bir görevi vardır: "toplama, çıkarma, çarpma, karekök ve sayısız efekt". Node'ları birbirine bağlayarak bir örüntü kurarsınız ve sırayla bu bağlı node'lar birbirleriyle iletişim halinde ilerleyerek bir çıktı verir.

Fakat bu node'lar, render tuşuna basana kadar belirsiz halde dururlar. Çarpma node'unu ele alırsak, iki girişinden birine bir önceki node'un girişini bağlayıp, altına 25 yazdığınızda, bir önceki node'lardan gelen sonucu 25 ile çarparsınız; fakat render tuşuna basana kadar o node aslında tüm değerleri matematiksel olarak içinde tutar ve bir sonuç vermez. Render tuşunu bu durumda ölçüm cihazındaki fotona, node'ları da süperpozisyon (belirsizlik) halinde duran atom altı parçacıklara benzetirsek, foton gönderildiğinde her node mevcut durumuna göre gözlem sonucu tek bir çıktı değerine ulaşmış hale gelir ve o an süperpozisyon bozulur (dalga fonksiyonu çöker); hangi sayılara ayarlı ise kendi işlemini yapar ve o sayı ile çarpılır ve sonucunda bir görsel üretilir. Bu oluşan görsel, node'ların gözlem sonucu tek bir çıktı değerine ulaşması ile üretilmiştir. Kuantum parçacıklarının tek görevi olmadığını varsayarsak, Node'un fonksiyonu belli olsa da, içinden geçen veri ve üreteceği nihai sonuç render tuşuna basılana (gözlem yapılana) kadar sadece bir olasılık dalgası (hesaplanmamış bir potansiyel) olarak bellekte bekler.

Birbirine bağlı kuantum parçacıklarının mesafe ne kadar fazla olursa olsun ışık hızından fazla bir hızda birbirleriyle etkileşim halinde olmasını da node'ların birbirine bağlanmasına benzetiyorum. Fiziksel olarak düşünürseniz 1. node 2. node'a bağlanır ve sıra bu bağa göredir. Fakat fiziksel konumunu, 2. node'un çok uzağa fırlatırsanız ve 673. node'un olduğu sıraya koyarsanız, yine de 1. node'dan sonra sıra anlık olarak 673. sıraya yerleştirilen 2. node'da olacaktır ve oradan sıra 3. node'a geçecektir. Çünkü bu fiziksel bir pozisyon taşıma işlemidir fakat node'lar pozisyondan ziyade bağlarına göre hareket eder. Bilgisayarın başındaki uzmana göre her şey çok normaldir çünkü onu bilgisayarda 3. boyuttan izliyoruzdur. Fakat Geonodes içinde 2. boyuttan bir yerden çevremizdeki node'lara bakıyor olsaydık, 1. node ile 2. node arasında sonsuz uzaklık olmasına rağmen birbirleriyle bağımlı ve etkileşimli hareketlerini gözlemleyebilirdik.

Yani eğer bir simülasyondaysak, bu simülasyonun fizik hatalarının gerçekten şu anki teknolojimizdeki simülasyon programlarıyla bile aşırı benzer olduğunu düşünüyorum. 3D program kullanan, okuyanlar olursa bu tarz benzerlikleri sizin de fark edip etmediğinizi ya da sadece benim kafamdan uydurduğum benzerlikler olup olmadığı hakkında fikirlerinizi duymak isterim...

Rastgele Yazıya Git
1
Alt Başlıklar
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 03.11.2026 13:52:48 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/24066

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Hemen Paylaş
Bu blog yazısını sevdin mi?
Paylaşarak başkalarına da ilham ol.
Keşfetmeye Devam Et