Şöyle etrafıma bir bakıyorum da, sanki bu ülkenin geçmişi, tarihi, nüfusu birilerinin babasının tapulu mülküymüş gibi davranılmasına acayip uyuz oluyorum. Yıllardır bize öyle bir hikaye yutturmuşlar ki; sanırsın devletin arşivindeki bir belgeye ulaşmak Everest’e tırmanmak kadar zor. Birileri gidip o tozu toprağı yutmuş, belgeyi bulmuş ve sanki kendi laboratuvarında sentezlemiş gibi önümüze atıyor. Sonra da arkasına yaslanıp "Bakın ben ne büyük bir keşif yaptım, bana secde edeceksin, alt alta üst üste atıf yapacaksın" diye havaya giriyor. Hangi emekten bahsediyorsunuz?
Frankfurt Kitap Fuarı bittiğinde geriye yalnızca sökülen stantlar, toplanan afişler ve yeniden kutulara giren kitaplar kalmaz. Bir süre daha havada asılı duran başka şeyler vardır: yarım kalmış sohbetler, bir editörün not defterindeki başlıklar, bir çevirmenin zihninde dolanan cümleler, bir ajanın yapacağı telefon görüşmesi, bir okurun çantasına koyduğu kitap ve henüz adı bile konmamış yeni bir fikir.
Bu nedenle Frankfurt’u yalnızca büyük bir fuar olarak hatırlamak eksik kalır. Frankfurt, kitabın bir yerde yazılıp başka bir yerde okunan; bir dilde doğup başka bir dilde yeniden hayat bulan; tek bir kişinin emeği gibi görünen ama birçok insanın kararıyla dolaşıma giren yolculuğunu görünür kılar.
Ben 3D Generalistim ve kısaca uzun süredir üzerinde düşündüğüm benzerlikleri sizinle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle kontrol etmek isteyenler için "Blender" programı üzerinden anlatacağım. Programı bilmeseniz de anlayabilmeniz için çok kısa anlatımlar yaparak herkesin anlayabileceği şekilde düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım.
Bir Halloween kostümünü fotoğraftan seçmek kolaydır: keskin dişler, soluk ten, kocaman bir şapka. Fakat aynı görünüm görüntülü konuşmada bazen beklenmedik biçimde bozulur. Başınızı çevirdiğinizde yüzün bir kısmı kaybolur, gülümsediğinizde karakterin ifadesi okunmaz. Sorun her zaman efektin “kötü” olması değildir; durağan bir görüntü için iyi hazırlanmış tasarım, hareketli kamera için iyi bir seçim olmayabilir.
Gerçek zamanlı yüz değiştirmede kamera görüntüsü art arda işlenir. Yüzün görünürlüğü, ışık ve hareket bu yüzden önemlidir. Burada amaç bir yazılımı laboratuvarda test ettiğimizi iddia etmek değil, evde uygulanabilecek gözlemsel bir Halloween karakter seçme yöntemi önermektir.
Geceleyin gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz her şey, yani yıldızlar, gezegenler, galaksiler, aslında evrenin küçük bir parçası. Hesaplar, evrendeki maddenin yaklaşık beşte dördünün bizim bildiğimiz türden olmadığını söylüyor. Buna karanlık madde diyoruz, ama dürüst olmak gerekirse bu isim biraz da "ne olduğunu bilmiyoruz" demenin kibar bir yolu.