Hayır, aşılanmayan veya COVID-19'a yakalanan bir bireyin miyokardi (kalp kası iltihabı) veya perikardi (kalp zarı iltihabı) geçirme ihtimali, mRNA aşısı olan bir bireyin miyokardi geçirme ihtimalinden daha yüksektir.
Kalp krizine sebep olduğu iddiası ise, miyokardi ile kalp krizinin birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. COVID-19 aşıları ile kalp krizi arasında bir ilişki yoktur.
Tam tersine, COVID-19 hastalarının kalp kaslarına yığılan SARS-CoV-2 virüsü, diğer ölümcül virüsler gibi kalpte enflamasyona neden olarak kalıcı hasar verebilirler. Ayrıca COVID-19'u ağır geçiren kişilerde kalp, vücudun alamadığı oksijeni sağlamak için ekstradan çalışarak kalp hasarına neden olabilir.
Aşılanmamış ve COVID-19 hastalığını geçirmemiş, pandemi-öncesi dönemde görülen miyokardi insidansına (görülme sıklığına) arka plan insidansı denmektedir. Bu, 100.000 insanda 15 kişi (%0.015) civarındadır.[1] Ayrıca viral enfeksiyon geçiren insanların %1-5 arasında miyokardi görüldüğü düşünülmektedir. Örneğin COVID-19 hastalarının %2.3'ünde miyokardi teşhis edilmiştir.[2]
ABD'de 23 Haziran 2021 itibariyle 178 milyon kişi aşılanmıştır. Aynı tarihe kadar, Amerikan Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezi'nin COVID-19 aşılarıyla ilgili yan etkileri takip ettiği VAERS sisteminde, aşılananlar arasında yaklaşık 1.000 kişide miyokardi bildirilmiştir.[3] Bu, aşılanan popülasyonun %0.00056'sı demektir. Bir diğer deyişle, COVID-19 aşısı olan birinin miyokardiye yakalanma ihtimali, aşı olmayan ve COVID-19 geçirmeyen birinden 26 kat, COVID-19'a yakalanan birinden 4.107 kat daha düşüktür.
30 Ağustos 2021'de yapılan bir veri güncellemesi de sonucu değiştirmemiştir:[4] Tüm yaş gruplarında 1.903 kişide miyokardi, 671 kişide perikardi bildirilmiştir. En yüksek miyokardi oranı 14.000'de 1 (yani %0.0071) ile 16-17 yaş arası erkeklerdedir (Pfizer 2. dozdan sonra). 12-15 yaş arası erkeklerde bu oran 23.000'de 1 (yani %0.0043), 18-24 yaş arası erkeklerde 27.000'de 1 (yani %0.0037) düzeyindedir. 16-17 yaş arasında ise 32.000'de 1'dir (yani %0.0031). Her yaştan kadında oran 100.000'de 1'in altındadır (yani <%0.001).
Bir başka çalışmada 12-17 yaş arası çocuklarda miyokardi ve perikardi sıklığı 1 milyonda 37 olarak ölçülmüştür (sadece erkeklerde olduğu varsayılırsa 13.500'de 1 veya %0.0074).[5] 6.2 milyon kişiyi kapsayan bir diğer çalışmada 12-39 yaş arası erkeklerde miyokardi oranı 79.000'de 1 olarak ölçülmüştür (yani %0.0012).[6] Ontario'daki bir çalışmada 12-17 yaş arası erkeklerde 11.000'de 1 (yani %0.009), 18-24 yaş arası erkeklerde 6.100'de 1 (yani %0.016) oranında ölçülmüştür.[7] İsrail'deki bir çalışmada, 16 yaş üstü insanlarda 37.000'de 1 (yani %0.0027) olarak ölçülmüştür.
Aynı çalışmalarda virüsün kendisinin miyokardi/perikardi konusunda çok daha problemli olduğu gösterilmektedir: Yapılan bir çalışmada, 16 yaş altı COVID-19 vakalarına 754'te 1 oranında (yani %0.13), 16-24 yaş aralığında 1.024'te 1 (yani %0.098) miyokardi görülmektedir.[8] Bu çalışmaya göre COVID-19'a yakalanan 16 yaş altı çocuklarda miyokardi riski, aşı olanlara göre 37 kat fazla, 16-39 yaş arasındaysa virüsün miyokardiye neden olma riski aşıya göre 7 kat fazladır.[9]
Üstelik miyokardi/perikardi (hele ki aşılanmaya bağlı olarak oluştuğu iddia edilen türleri) son derece tedavi edilebilirdir:
Aşılar ile miyokardi/perikardi ilişki, COVID-19'un kendisiyle miyokardi/perikardi arasındaki ilişkiden çok daha zayıf olmasına rağmen, aşıların katı denetimine ve şeffaflık çabalarına bağlı olarak bu "yan etki" de listeye alınmıştır. Aşıların birçok absürt yan etkisi, bu şekilde absürt nadirliktedir; ancak aşılar halk tarafından bir "ilaç" olarak görüldükleri ve dışlandıkları için, ölümcül hastalığın aynı konuda çok daha yoğun ve bilindik olan yan etkileri görmezden gelinmekte, aşının nadir etkileri algıda seçicilik yoluyla öne çıkarılmaktadır.
Ola ki şanssız azınlıktaysanız, aşı olduktan sonra şu semptomları deneyimlemeniz hâlinde hastaneye başvurunuz:
Unutmamak gerekiyor ki miyokardi ve perikardi gibi kalp iltihapları tespit edildiklerinde kolaylıkla tedavi edilebilen, bir kısmının hastaneye yatmasına gerek bile olmayan, bugüne kadar aşılılar arasında 0 kişiyi öldürmüş olan hastalıklardır. Dolayısıyla miyokardi veya perikardi, aşı kararını etkileyecek bir hastalık değildir. Aşının bilinen faydaları, bilinen zararlarından kat kat yüksektir; bu nedenle mRNA aşısı olmayı tercih eden 12 yaş üstü insanların tam doz aşılarını olmaları önemle tavsiye edilmektedir.