Münazara
Zaman, zamansız tek bir yaratıcıyı zorunlu olarak gerektirir
Çekilme ile sonuçlandı
Tutanak
Roundlar
Merhaba 1-Zamanın bir başlangıcı zorunlu olarak vardır. Zira zaman ezeli olsa şimdinin yaşanabilmesi için sonsuz zamanın geçmiş olması gerekir, bu ise mümkün değildir. Öyleyse zaman ezeli olamaz, yani zamanın bir başlangıcı olması zorunludur, öyleyse zaman bir başlangıç noktasında var olmuştur. 2-Hiçbir şey kendi kendine var olamaz (meydana gelemez , oluşamaz ) ya da kendi kendini var edemez. Çünkü olmayan bir şey iş yapamaz, dolayısıyla kendi kendini var etme işini de yapamaz, öyleyse zamanı var eden bir şey zorunlu olarak vardır 3-zamanı yoktan var eden zamanın içinde olamaz zorunlu olarak zamanın dışındadır 4-Zamanın dışında ancak bir şey bulunabilir Zira: I. Eğer zamanın dışında birden fazla şey bulunsa bunların birbirlerine zıt özellikleri değişim geçirmeleri mümkün olmadığından bir paradoks oluşturur II. Bu zamansız varlıklar eğer bilinç sahibi iseler güçlü olan zayıf olanın etkisini azaltır. Bu da değişim geçirmek anlamına gelir ki zamansız bir varlık için mümkün değildir III. Zamanın dışında öncelik, sonralık ve değişim ifade eden hiçbir kelime ve hiçbir kavram tanımlı değildir , dolayısıyla zamansızlıkda sıralama yapmak (1, 2, 3, 4, ………….) mümkün değildir , dolayısıyla birden başka hiçbir sayı tanımlı değildir 5-Öyleyse zamanın dışında tek bir varlık vardır, o da zamanı var edendir. 6-Bu varlık zamanı yoktan var ettiğine göre uzayı da yoktan var eden odur. Zira uzay ve zaman adeta birbirlerine yapışıktırlar tek başlarına bulunmazlar hep birliktedirler, çünkü madde özellikle de atomlar sürekli hareket halindedir , hareketin gerçekleşebilmesi için uzay ve zamanın birlikte bulunmasına ihtiyaç vardır. SONUÇ: Var olan şeyleri I.uzayzaman ve uzay zamanın içindekiler II. Uzay zamanın dışındaki tek varlık Olarak ikiye ayırabiliriz Üçüncü bir seçenek yoktur Birinci kategorideki varlıklar bir yaratıcıya muhtaçtır çünkü hepsinin bir başlangıcı vardır yaratıcı ise ikinci kategoridedir ve tektir
Tanrı, zaman, sonsuzluk, nedensellik gibi kavramların her birinin doğasına ve nasıl işlediğine dair çok farklı yorumlar ve anlayışlar bulunuyor. Argümanınızın çalışması için bu kavramların her biri hakkında üst üste birçok ağır varsayımda bulunmamız gerekiyor. Zamanın sonsuzluğunu anlamak için zamanı şimdiden geçmişe doğru sarıyorsanız, yani zamanı potansiyel sonsuzluk içeren bir süreç olarak ele alıyorsanız, her olay kendisinden önceki bir olayla açıklanabildiği ve bu açıklamalar sonsuza kadar devam edebildiği için bu durumu kendi içinde gayet yeterli bir açıklama olarak ele alabilirsiniz. "Nedensellik zinciri" diye bütünsel bir kavram varsayıp zincirin kendisini ayrıca açıklamak zorunda değiliz. Ancak sonsuzluğu aktüel bir bütün olarak ele alıyorsanız bile bu, böyle bir sonsuzluğu imkânsız kılmaz. Bu durumda zaman, bir sayı veya adım adım ilerleyen bir süreç değil, tamamlanmış bir küme olarak düşünülebilir. Başlangıcı olmayan sonsuz bir yapı için "-sonsuzdan şimdiye adım adım gelmeye çalışmak" gibi bir durum söz konusu değildir. Zamana ilişkin geçmişi, şimdiyi ve geleceği aynı anda gerçek kabul eden blok evren veya Zamanın B Teorisi gibi birçok farklı anlayışı inceleyebilirsiniz. Değişimi ve nedenselliği zamanla özdeşleştiriyorsanız, evrenin ve zamanın yoktan yaratılması da bir durum değişimi olduğundan zamana bağlı bir eylem hâline gelir. Zamanın kendisi bunların dışında bir yapı olduğundan, ezeli ve ebedi bir zaman anlayışı bu açıdan sorun yaratmayacaktır. Öte yandan, Tanrı gibi zaman dışı bir varlığın zamana bağlı bir eylemi nasıl gerçekleştirdiğini ve zamanın dışındayken uzay-zamanla nasıl etkileşime geçtiğini de makul bir biçimde açıklamanız gerekir. Argümanın kendisinin çalışması için zaten son derece ağır ve oldukça spesifik varsayımlar yapmamız gerekiyorken, bu varsayım birikiminin beraberinde getirdiği olağanüstü sorulara olağanüstü derecede güçlü açıklamalar gerekmesi, argümanı kabul etmeyi oldukça zorlaştırıyor.
“Tanrı gibi zaman dışı bir varlığın zamana bağlı bir eylemi nasıl gerçekleştirdiğini ve zamanın dışındayken uzay-zamanla nasıl etkileşime geçtiğini de makul bir biçimde açıklamanız gerekir.” Demişsiniz. Cevap: Madde özellikle atomlar sürekli hareket halindedir hareketin gerçekleşebilmesi için uzay ve zamanın birlikte var olması zorunludur yani uzayzaman maddenin var olabileceği uygun zemindir. Mantığın ve matematiğin ve geometrinin tanımlı olabilmesi için öncelik sonralık nedensellik ve mekan ifade eden kavramların tanımlı olması gerekir zaman varsa öncelik sonralık ve nedensellik vardır uzay varsa mekan ifade eden kavramlar tanımlıdır yani uzayzaman hem maddenin var olabilmesi için uygun zemin hem de matematik geometri ve mantığın tanımlı olabilmesi için gerekli uygun zemin oluşturur. Yaratıcı bu uygun zemin üzerinde mantık ve matematik çerçevesinde maddeye farklı biçimler farklı fonksiyonlar yükleyerek varlığı yaratır Aslında böyle örnekler vermeyi sevmem ama konu anlaşılsın diye hatalı ve eksikli bir örnek vermek istiyorum bir ressam istediği resmi istediği boyalarla ve istediği teknikle çizmek için kullanacağı boyalara ve tekniğe ve yapacağı resme uygun bir tuval yapar kendine İşte uzayzaman o tuvale benzer. Uzay zamanın yapısı değişirse mantığın ve matematiğin kuralları da değişir Soru: peki zaman dışı olan yaratıcı bir şey yarattığında değişmiş olmuyor mu yani zaman dışılı özelliğini kaybetmiş olmuyor mu Cevap: biz zamanın içinden baktığımız için yaratıcı önce şunu yarattı sonra şunu yarattı sonra şunu yarattı diye konuşuyoruz ancak yaratıcı tarafından baktığımızda böyle bir şey söz konusu değil zaman gelmişi ile geçmişiyle şimdisi ile çoktan var edilmiş durumdadır. Mesela: Ömer: Bizim yaptığımız ameller, bitmiş bir iş midir, yoksa yeni başladığımız bir şey midir? Peygamberimiz : Bitmiş bir iştir Ömer: öyleyse niçin amel edip çalışıyoruz ki? Peygamberimiz: amel edin çünkü cennetliklere iyi işler cehennemliklere de kötü işler kolaylaştırılır
Değişimi ve nedenselliği zamana bağlı eylemler olarak ele aldığınız için uzay-zamanı yaratma, yani yokken bir şeyi değiştirip var etme eylemi de zamana bağlı bir eylem olarak tanımlanır. Bir tuvali yaratmak da zamana bağlı bir eylemdir. Dolayısıyla "zamanın dışında olan Tanrı'nın tuvali nasıl yarattığı ve bu değişimle nasıl etkileşime geçtiği" sorusuna henüz bir cevap üretilmiş olmuyor. Zamanın dışında olan bir varlığın zamanın geçmişi, şimdisi ve geleceğiyle birlikte çoktan var edilmiş bir bütün olduğunu savunuyorsanız bu daha önce bahsettiğim blok evren modeline uygundur. Bu durumda temel öncüllerinizden biri olan "Zaman ezeli olsaydı, şimdinin yaşanabilmesi için sonsuz bir zamanın geçmiş olması gerekirdi" itirazı boşa düşer. Burada blok evren teorisinden yola çıkarak "Yaratıcı için zaman kavramı" konusunda mantıksal bir sıçrama yapmaya çalışmışsınız. Ancak zamanın bir yaratıcı tarafından yaratılması gerektiği, zaten sizin kendi varsayımınız. Bu varsayım, zamanın neden yaratılması gerektiğine dair bağımsız bir açıklama üretmiyor. Bu ek varsayımı yapmadan, zamanın kendisini ezeli ve ebedi bir bütün olarak ele almak gayet mümkündür. Uzay-zamanı yaratıcıya tabi kılarken seçici olarak Zamanın A Teorisi'ni, yaratıcıyı zamandan ve değişimden kurtarmak için ise seçici olarak Zamanın B Teorisi'ni kullanıyorsanız buradan bir zorunluluk sonucu çıkaramazsınız. Bu teori ve anlayışların kendi argümanınız dışında desteklediği başka olasılıkları da kabul etmeniz gerekiyor. Öte yandan bu olasılık yığınında neden spesifik bir Tanrı anlayışını kurtarmak için aşırı seçici davrandığınız senaryonuzu kabul edelim, buna yönelik makul bir açıklama sunmuyorsunuz. Ayrıca, istediğiniz kadar zaman ve mekânın içinden zaman dışına çıkarım yapmaya çalışın. Zamanın ve mekânın dışında mantığın tanımlı olmadığını söylediğiniz anda yapmaya çalıştığınız tüm çıkarımlar boşa düşer. Mantık tanımlı değilse, uzay-zaman dışının sizin mantıksal çerçevenize uyum sağlama zorunluluğu da yoktur.
Sonsuz geçmiş imkansızdır çünkü sonsuz zamanın yaşanıp tüketilmesi mümkün değildir öyleyse 1-zamanın bir başlangıcı olması zorunludur Zaman yokluktan varlığa kendi kendine çıkamaz çünkü olmayan bir şey iş yapamaz dolayısıyla yokluktan varlığa çıkma işini de yapamaz öyleyse 2– zamanı yokluktan varlığa çıkartan bir şey zorunlu olarak vardır Bu şey zamanı yoktan var ettiğine göre zamanın içinde değildir bu şey zorunlu olarak zamanın dışındadır 3-zamanı var eden şey zorunlu olarak zamansızdır Bütün varlık I. ya zamanın içindedir, ya zamana yapışıktır, ya zamanın kendisidir, II. ya da zamanın dışındadır. Bunların dışında üçüncü bir ihtimal yoktur zamanın zorunlu olarak bir başlangıcı olduğuna göre zamana yapışık olan şeyin de zamanın içinde olan şeyin de bir başlangıcı olması zorunludur. Başlangıcı olan her şey yaratılmaya muhtaçtır. Öyleyse birinci kategoride saydığımız bütün varlıklar yaratılmışlardır ikinci kategoride ise zamansız yaratıcı vardır zamansız yaratıcıların sayısı birden fazla olsa ontolojik paradoksa sebep olur. bu paradoks birinci kategorideki bütün varlıkları etkiler ve ikinci kategori zamansız olduğundan ve değişim geçirmediğinden bu paradoks tüm zamana yayılır. Böyle bir şey olmadığına göre zamansız varlık yani yaratıcı zorunlu olarak tektir. 4-zamanı var eden yaratıcı zorunlu olarak tektir 5-zamanı var eden yaratıcı dışında her şey, ( mantık, matematik, geometri vs. ) zamanı var eden yaratıcı tarafından yaratılmıştır. 6- koyduğu kurallar yarattığı kanunlar yaratıcıyı bağlamaz Soru: peki yaratmak zamansızlıkla çelişmiyor mu? Cevap: biz uzay zamanın içinde olduğumuz için “önce ben tövbe ettim yüce yaratıcı beni sonra affetti”, “yaratıcı evreni altı günde yarattı” gibi ifadeler kullanıyoruz oysa yaratıcının tarafından olaya baktığımızda öncelik sonralık yoktur zaman geçmişi ile geleceği ile çoktan var edilmiştir yaratılmıştır
Tartışmayı kabul etme nedenim, sizin bu konuyu tartışmak konusundaki ısrarlı tutumunuza eleştirel düşünsel olarak keyifli bir karşılık verebilmekti. Ancak karşı argümanlarıma cevap vermiyor, eleştirilerimi tamamen görmezden geliyor ve beni dinlemiyorsunuz. Tartışma, sorgulamaksızın ezbere kurgulanmış bir şablon üzerinden kendini tekrar ettiğinden tartışmadan çekiliyorum. İyi günler dilerim.