Bir canlı neden çiftleştikten hemen sonra hamile kalmak yerine spermi aylarca veya yıllarca vücudunda bekletiyor? Batı elmas sırtlı çıngıraklı yılanlarında altı yıla çıkan bu "sperm depolama" yöntemi; pek çok böcek, balık, kuş ve memelide görülüyor. Dişi köpekler spermi yaklaşık bir hafta, tavuklar yaklaşık bir ay, küçük kahverengi yarasalar altı ay, insanlar ise beş güne kadar saklayabiliyor.
Bazı böcekler spermi "spermateka" denen keselerde, kuş ve sürüngenler "sperm depolama tübülü", insanlar ise rahim ağzı zarındaki "servikal kript" adlı ceplerde tutuyor. Buradaki epitel hücreleri, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisizleştiren antioksidan proteinler üreterek spermin ömrünü uzatıyor. Yerel bağışıklık sistemi de işgalci mikroorganizmaları yok etmeye devam ederken spermleri görmezden geliyor.
Bu stratejinin evrimsel nedeni, çiftleşmeyi üremeden ayırmak. Küçük kahverengi yarasalar sonbaharda çiftleşiyor ama kış uykusuna yatıp hamileliği ilkbahara erteliyor. Kışın soğukta ve besin yokluğunda yavru büyütmek çok zor olduğu için doğum en uygun koşulların oluştuğu bahara denk getiriliyor. İnsanlarda ise bu özelliğin döllenme aralığını genişlettiği ve yumurtlama öncesindeki ilişkilerin de hamilelikle sonuçlanmasını sağladığı düşünülüyor.
İşin içinde yavrunun cinsiyetini ve babasını seçmek de var. Batı bal arısı kraliçeleri birden fazla erkekle çiftleşip spermleri depoluyor ve genellikle bir daha çiftleşmiyor; döllenmemiş yumurtalar erkek, döllenmiş olanlar dişi oluyor. Sarı gübre sineklerinde ise dişiler, soğuk havalarda genetik yapısı buna uygun erkeğin spermini depodan aktif olarak seçerek yavruların hayatta kalma şansını artırıyor. Ancak dişinin genetik kaliteye göre spermleri nasıl ayırt edip seçtiğini henüz tam olarak bilmiyoruz. 🐍
✏️ Çeviren: Cihan Ayhan · Editör: Damla Şahin Uçar
12 görüntülenme