Bir canlıya "yaşayan fosil" demek için bugün yaşıyor olması gerekmiyor. Brezilya'da bulunan Tanyka amnicola, 275 milyon yıl önce, daha dinozorlar ortaya çıkmadan, kendi çağının evrimsel bir kalıntısıydı.
Tetrapodlar, yani dört üyeli omurgalılar, bugün amfibileri, sürüngenleri, kuşları ve memelileri içeren büyük bir grup. Permiyen döneminde bu grup çeşitlenirken "kök tetrapod" denen en eski soyların çoğu çoktan yok olmuştu. Tanyka ise bu soylardan birinin geç kalmış bir üyesiydi. Çalışmanın başyazarı Jason Pardo, bu yüzden onu ornitorenke benzetiyor.
Türü tanımlamak için elde sadece dokuz alt çene kemiği var. Her biri 15 santimetre kadar ve kuzeydoğu Brezilya'da kurumuş bir nehir yatağından çıktı. Vücudun geri kalanı bulunmadığı için hayvanın görünüşü kesin değil; akrabalarına bakılırsa burnu biraz uzun, 90 santimetre civarında bir semendere benziyor olabilir. Kayaçlar ise göllerde, suda yaşadığını gösteriyor.
Asıl tuhaflık çenede. Kemikler bükülmüş ve dişler, diğer bütün tetrapodlardaki gibi yukarıya değil, yanlara bakıyor. Ekip yıllarca bunun fosilleşme sırasında oluşmuş bir deformasyon olup olmadığını tartıştı; ama en iyi korunmuşlar dahil dokuz çenenin hepsinde aynı bükülme var. Üstelik çenenin, bizde dile bakan iç yüzeyi yukarı dönük ve "dişçik" denen küçük diş benzeri yapılarla kaplı; bunlar bir öğütme yüzeyi oluşturuyor.
Araştırmacılar bu yüzden Tanyka'nın küçük omurgasızlarla, belki biraz da bitkiyle beslendiğinden şüpheleniyor. Etçil olduğu düşünülen diğer kök tetrapodlarda bitki yediğine dair hiçbir kanıt olmadığı için, bu doğrulanırsa alışılmadık bir durum olacak. O dönemde Brezilya, Gondvana süper kıtasının bir parçasıydı; dolayısıyla bu dokuz çene, kıtadaki hayvan topluluğunda kimin ne yediğini anlamak için de nadir bir ipucu.
✏️ Çeviren: Ferit Görür · Editör: Çağrı Mert Bakırcı
11 görüntülenme