Elinizde zaten bir başparmak var. İkincisini eklemek ilk bakışta gereksiz görünebilir, üstelik bu fazladan parmağı elinizle değil, ayak parmaklarınızla yönetmeniz gerekiyor. Buna rağmen insanların bu tuhaf düzeneğe alışması beklenenden çok daha kolay oldu.
Bedenimizi teknolojiyle desteklemek aslında yeni bir fikir değil. Gözlüklerle görme kusurlarımızı düzeltiyor, işitme cihazlarıyla duyma kayıplarını hafifletiyoruz. Ama bu araçların amacı, bedeni olması gereken haline döndürmek. University College London'daki araştırmacıların geliştirdiği üçüncü başparmak ise başka bir şey deniyor: Bedene, hiç sahip olmadığı bir uzuv eklemek.
Cihaz, ele eldiven gibi geçirilen robotik bir parmaktan oluşuyor. Parmağın nasıl hareket edeceğini ise kullanıcının ayak parmaklarının altına yerleştirilen algılayıcılar belirliyor. Yani ayağınızla verdiğiniz komutlar, elinizdeki fazladan parmağın hareketine dönüşüyor. Deneyler, bu ek kıvraklığın normalde iki el gerektiren bazı işleri tek elle yapmayı mümkün kıldığını gösteriyor.
Burada asıl dikkat çekici olan, uyumun hızı. Üçüncü bir başparmak doğal anatomimizin bir parçası değil ve hiçbirimiz onu kullanarak büyümedik. Buna rağmen testlere katılan insanların büyük çoğunluğu cihaza kısa sürede alıştı.
Teknolojinin henüz önemli bir eksiği var: Cihaz dokunsal geri bildirim vermiyor, yani robotik parmağın neye dokunduğunu ya da ne kadar sıkı tuttuğunu hissedemiyorsunuz. Bu yüzden şimdilik yumurta gibi kırılgan nesneleri taşımak için uygun değil. Yine de çalışma, bedeni onarmanın ötesine geçip ona yeni beceriler ekleyen teknolojilerin artık bilim kurgudan ibaret olmadığını gösteriyor.
✏️ Çeviren: Tolga Güler · Editör: Damla Şahin Uçar
14 görüntülenme