Üstelik sorun sadece termal fiziğin taslaktan çıkarılması da değil. Yeni Zelanda hükümeti yapay zeka, uzay ve enerji gibi alanlarda atılım için 2030'a kadar ileri teknoloji araştırmalarına ayrılan fonu her yıl 120 milyon dolar artırmayı planlıyor. Diğer yandan ise bu teknolojileri üretecek gençlerin yetiştiği 12 ve 13. sınıf fizik müfredatında konuların mantıksal sırasını altüst ediyor.
Fizik birikimli ilerleyen bir bilim dalı; yani alttaki matematiksel ve fiziksel modeli kavramadan üstteki konuyu anlamak mümkün değil. Ancak mayısta sunulan taslakta duran dalgalar 12. sınıfta yer alırken, basit harmonik hareket ve zorlanmış salınımlar 13. sınıfa bırakılıyor. Oysa duran dalgaları ve rezonansı anlamak için önce titreşen sistemleri kavramak gerekiyor. Taslakta kuantum fiziği, görelilik ve kozmolojiye geniş yer veriliyor ama temel kavramlara ayrılacak zamandan çalınıyor.
Yeni Zelanda Fizik Enstitüsü, zorunlu konu yükünün yabancı programlarla benzer olduğunu ancak işleniş sırası ve ders saatleri için net bir rehber sunulmadığını vurguluyor. Uzun konu listesinin tamamı sınavlarda zorunlu tutulurken, sıralama yükü öğretmenlere bırakılıyor. Üstelik 2022 verilerine göre ülkedeki lise fizik öğretmenlerinin yaklaşık üçte biri uzmanlık alanı dışında ders veriyor. Bu durumda öğretmenler pratik uygulamalar yerine sadece konuları yetiştirmeye odaklanıyor.
Gerçek kavrayış, kilometrelerce genişlikte ama birkaç santimetre derinliğinde bir müfredatla değil; temel fikirlerin derinleştirilmesiyle inşa ediliyor. Bu yüzden uzmanlar iki yıllık net bir plan sunulmasını ve termal fiziğin müfredata geri kazandırılmasını istiyor. Çünkü yüksek teknoloji geleceği sadece fonlarla değil; gençlere fiziği sorgulayacak, modelleyecek ve icat yapacak derinlikte öğrenme zamanı tanımakla mümkün.
✏️ Çeviren: Ceren Aydın · Editör: Damla Şahin Uçar
4 görüntülenme