Kadınların erkeklere kıyasla daha düşük bir özgüvene sahip olduğu iddiası, hem popüler kültürde hem de sosyal psikoloji tartışmalarında uzun yıllardır yinelenen bir ezberdir. Ancak Journal of Political Economy dergisinde yayımlanan kapsamlı bir davranışsal iktisat araştırması, bu kabulün arkasındaki gerçek mekanizmayı aydınlatarak yerleşik kalıpyargıları sarsıyor.
Araştırmacılar, katılımcıların yalnızca bilgi seviyesini değil, kararlarının arkasında durma biçimlerini test etmek amacıyla standart zekâ sorularını para ödüllü bahis mekanizmalarıyla birleştirdiler. Katılımcılara, verdikleri yanıtların doğruluğuna güvendikleri ölçüde jeton yatırma serbestisi tanındı.
Deneyin sonuçları son derece çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi: Herhangi bir bahis veya maddi risk bulunmadığında kadınlar daha mütevazı ve çekingen bir görünüm sunarken, bahis imkânı verildiğinde kadınların genel başarı grafiği erkekleri belirgin bir farkla geride bıraktı. Çünkü kadınlar jetonlarını rastgele dağıtmak yerine, yalnızca cevaptan tam anlamıyla emin oldukları durumlarda tereddüt etmeksizin masaya sürdüler.
Buna karşılık erkeklerin sergilediği görünüşte sarsılmaz duruş, veriler derinlemesine incelendiğinde büyük ölçüde bir yanılsamadan ibaretti. Erkek katılımcılar, yanıtları hatalı olduğunda bile yüksek özgüven sergilemeye ve bahis oynamaya devam ettiler. Yani toplumun sıklıkla cesaret olarak yorumladığı bu durum, gerçekte temelsiz bir aşırı özgüvenden kaynaklanıyordu.
Elde edilen bulgular bize şunu gösteriyor: Kadınlar özgüvenden yoksun değil; güven duygusunu gerçek bilgiyle son derece rasyonel biçimde kalibre ediyorlar. Bilmedikleri ya da emin olmadıkları konularda temkini elden bırakmıyor, doğru bildiklerinde ise tam ve sarsılmaz bir güvenle hareket ediyorlar.
Bu çalışma, gerek gündelik hayatta gerekse profesyonel karar alma süreçlerinde içi boş bir iddiacılık yerine, bilgiyle kalibre edilmiş bir özgüvenin neden çok daha hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
7 görüntülenme