Gök gürültüsü veya motor patlaması gibi bariz bir neden olmadan uzaklardan gelen şiddetli bir gürleme sesine birçoğumuz aşinayız. New York'ta Seneca silahları, Belçika'da mistpoeffers, Japonya'da denizden gelen feryatlar olarak bilinen bu olaylar yüzlerce yıllık tarihsel kayıtlara sahip olmalarına rağmen kaynaklarını hala gizli tutuyor.
Gizemi açıklamak için güneş patlamaları, sığ depremler, çöken su altı mağaraları ve çığlar gibi birçok mekanizma öne sürülüyor. Askeri uçakların sonik patlamaları şüpheliler arasında yer alsa da uçakların icadından çok öncesine dayanan kayıtları açıklayamıyor. Üzerinde durulan daha güçlü bir ihtimal, bolit adı verilen bir meteor türüyle ilgili. Atmosfere hızla giren bu uzay kayaları yüzeye ulaşmadan patlıyor. Patlama kalın bir bulut tabakasının üzerinde gerçekleşirse ses geniş bir alana yayılıp şiddetleniyor. Yere hiçbir kanıt ulaşmadığı için de kaynağın tespiti zorlaşıyor.
Alternatif bir açıklama göl tortularından yüzeye kaçan gazlar. Seneca gibi gökyüzü depremlerinin yoğun görüldüğü bazı bölgeler derin göllere çok yakın. Ne var ki bu olaylar su kütlelerinden uzak kurak bölgelerde de rapor ediliyor. Bunu araştırmak için 2020 yılında Kuzey Karolina Üniversitesi araştırmacıları sismograflar ve atmosferik sensörlerden oluşan bir ağın verilerini inceledi. Ekip, seslerin duyulduğu anlarda sismik aktivite tespit edemediği için sarsıntıların yer altından değil doğrudan atmosferden kaynaklandığı sonucuna vardı.
Konumların ve açıklamaların çeşitliliğine bakılırsa farklı bölgelerdeki gökyüzü depremlerinin tamamen farklı nedenlere dayanması oldukça olası. Şimdilik atmosferden gelen bu tuhaf seslerin asıl nedeni, bilimin çözülmeyi bekleyen gizemleri arasında yer almaya devam ediyor. 🌌
✏️ Çeviren: Ferit Görür · Editör: Evrim Ağacı
1 görüntülenme