İki ayak üzerinde dik yürümeye başlamak, atalarımızın ağaçlardan hemen indiği anlamına gelmiyor.
Kemik yapısı sabit kalmıyor, yaşam boyunca maruz kaldığı mekanik yüklere göre kendi kendini şekillendiriyor. Kol ve bacak kemiklerinin birbirine oranla ne kadar güçlü olduğuna bakarak, soyu tükenmiş bir canlının vaktini daha çok yerde yürüyerek mi yoksa ağaçlara tırmanarak mı geçirdiğini anlayabiliyoruz.
Australopithecus türüne ait bireylerin kemikleri detaylıca incelendiğinde, kol ve bacak gücü oranlarının günümüz Afrika maymunlarına şaşırtıcı derecede benzediği görülüyor. Özellikle 3.67 milyon yıl öncesine tarihlenen fosiller, atalarımızın o dönemde hala ağaçlarda sıkça vakit geçirdiğini gösteriyor. Yaklaşık 1.8 milyon yıl önce yaşayan erken Homo türlerinde ise bu yoğun tırmanma alışkanlığı yerini nihayet tam anlamıyla karasal bir hayata bırakıyor.
Elbette kemik üzerinden yapılan bu evrimsel çıkarımlar, şimdilik sadece günümüze ulaşacak kadar şanslı olan fosillerin gövde oranlarına dayanıyor.
Ağaçlardan karaya inişimizin o çok eski tarihi, 3.67 milyon yıllık bir kol kemiğinin kalınlaşan gövdesinde okunuyor.
0 görüntülenme